Anahtar kelimeler: Hükümkarar Önalım Mersin Ret Adana Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Özetle
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    HÜKÜM/KARAR
    : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Mersin 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin ili, Akdeniz ilçesi, ... Mah. 197 ada 1 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazda diğer paydaş olan dava dışı ... 'nun 10.03.2022 tarihinde taşınmazda bulunan ██████ hissesini davalıya tapuda trampa işlemi olarak göstermek suretiyle devrettiğini, trampa işlemine konu olan taşınmazın Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... Mah. ... ada 19 No.lu imar parseli üzerinde kurulu bulunan kat irtifakına göre 1/29 arsa paylı A Blok 2. Kat 2 bağımsız 2. Kat 2 bağımsız bölüm numaralı mesken olduğunu, tarafların iradesinin trampa olmayıp diğer paydaşların ön alım hakkını engellemek olduğunu, trampa işlemine konu olan taşınmazların gerçek bedelleri arasındaki bedel farkı olduğunu ve bunun muvazaanın göstergesi olduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmazda ██████ hissenin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazda fiilen yer kullanan hiçbir hissedarın şufa hakkının zaten olmadığını, müvekkilinin de bu durumu iyi bilmesi nedeniyle tapudaki devir işleminde muvazaa yapılmasını gerektirecek bir hususun olmadığını, bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...tanıkların önalım hakkının engellenmesi için tapuda trampa gösterildiğine dair somut beyanları ve başkaca delil olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri hakkında ayrı ayrı değerlendirme yapılmadığını, tanık Abdulkerim'in dinlenilmesinden açıkça vazgeçilmediği halde mahkemece tanığın dinlenilmediğini, muvazaa iddiasının ispatı için gösterdiklerin delillerin toplanmadığını, trampa edilen taşınmazların değeri arasında fazlaca fark bulunduğunu, üstelik dava dışı taşınmaz üzerinde toplam 2.385.911 TL ipotek bulunduğunu, trampa edilen dava dışı taşınmazdaki zilyetliğin tespit edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    1. 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun;
    - "İspatın konusu" kenar başlıklı 187. maddesinin birinci fıkrasında, "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir."
    -"Tanık gösterme şekli" kenar başlıklı 240. maddesinde, " (1) Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir.
    (2) Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.
    (3) Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır."
    -"Tanıklardan bir kısmının dinlenilmesiyle yetinilmesi" kenar başlıklı 241. maddesinde, " (1) Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir."
    -"Tanığın davet edilmesi" kenar başlıklı 243. maddesinde, " (1) Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir."
    -"Çağrıya uyma zorunluluğu" kenar başlıklı 245. maddesinde, "(1) Kanunda gösterilen hükümler saklı kalmak üzere, tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Zorla getirtilen tanık, evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse, aleyhine hükmedilen giderler ve disiplin para cezası kaldırılır."
    hükümlerine yer verilmiştir.
    2.Mahkemece, davacı tanığı ... adına davetiye çıkarılmış ve usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de, tanık belirlenen gün ve saatte duruşmaya gelmemesine rağmen mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 245. maddesi uyarınca işlem yapılmamıştır. Mahkemece HMK'nın 241. maddesi uyarınca bir ara karar da kurulmamıştır. Davacının, tanığın dinlenilmesinden vazgeçtiğine ilişkin bir beyanı dosyada bulunmamaktadır.
    3. Hal böyle olunca, işin esasına etki edecek tüm deliller toplanmadan, eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!