Anahtar kelimeler: Pandemi Bayi Çan Yüklediği Acentelik Riayet Bayilik Edimleri Münhasır İlçesinde

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024 (Ek Karar) - █████/2023 (Gerekçeli Karar)
NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ Karar
DAVA
: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Kesin karara ilişkin istinaf başvurusunun reddine yönelik █████/2024 tarihli ek kararın ve davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; Davacı müvekkili ile davalı şirket ile şirketin bölge bayi olan ... Arasında 05.09.2020 tarihinde Çan ilçesinde geçerli olmak üzere münhasır bayilik sözleşmesi imzalandığını,sözleşme süresince müvekkili pandemi koşullarında dahi sözleşme şartlarına riayet ederek sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirdiğini, 24.03.2021 tarihinde davalı tarafından kendisine davalı ... tarafından tebliğ edilen yazılı bildirimle sözleşmenin davalı şirket tarafından feshedildiğinin müvekkiline bildirildiğini, imzalanan sözleşme 1 yıllık olup sözleşmenin imzasından yaklaşık 6 ay sonra feshedildiğini, ... ürünlerinin farklı yerlerde satıldığı belirtilmesine rağmen bu konuda davalıların gerekli önlemleri almayarak kendisine yüklenen sorumlulukları ihlal ettiğini, müvekkili tarafından imzalanan 50.000-TL'lik bayilik yetki/alım garantisi olmasına rağmen sözleşmenin feshi müvekkilin kar kaybına neden olduğunu, sözleşme ile birlikte müvekkil 50.000-TL bayilik yetki/mal alımı garantisinde bulunduğu, bu alım garantisi üzerinden hesaplanacak kar kaybının iş bu dava ile istendiğini, kar kaybının taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığı, belirlenmesinden sonra harcı tamamlamak üzere, davanın HMKnın 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açtıklarını,alacağın belirlenmesi sonrası belirlenen tutara arttırmak üzere şimdilik 10.000-TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... vekili; müvekkilinin diğer davalı şirketin Çanakkale İl bayisi olduğunu, davacı ile █████/2020 tarihinde Çan İlçesinde faaliyet göstermek üzere ... Boya'ya ait alt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı tarafından müvekkile gönderilen █████/2021 tarihli yazı ile; davacı ile yapılan █████/2020 tarihli sözleşmenin haklı sebepler nedeni ile feshini talep etmiş, müvekkili tarafından üretici tarafından verilen talimat doğrultusunda sözleşmenin feshedildiğini, bayilik sözleşmelerinde bayinin ana amaçlarından birisi üretici firmanın mallarının sürümünün arttırılması olduğunu,sözleşmeden, üretici şirketin beklediği menfaatın sağlanamadığını,sözleşmenin sürdürülmesinin üretici firmadan beklenemez hale geldiğini ve sözleşme haklı nedenlerle feshedildiğinden davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Ltd Şti. Vekili; iş bu davanın alacak belirlenebilir olduğu halde belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının bayilik sözleşmesini imzaladıktan sonra sadece █████/2020 tarihinde KDV dahil 483,37 -TL've █████/2020 tarihinde KDV dahil 3.115- TL bedelde mal alındığını, başkaca bir mal alımı yapılmadığını,Çan ilçesinin Çanakkale'nin en büyük ilçelerinden biri olduğunu ve diğer ilçelere yapılan satışların yükselirken davacının satışlarının düşük olması davacının işini layıkıyla yapmadığının bir gösterdiğini, pandemi sürecinde iştigal alanı nedeniyle iş alanında düşüş olmasının aksine yükseliş olduğunu ileri sürerek haksız davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davalılar fesih bildiriminde ir sebep olarak, davacının mal alımı yapmadığını, sözleşme sonrası sadece 3.115-TL mal alımı yaptığını, taahhütlerine uymadığını, pandemi döneminde iddia edilenin aksine satışların arttığını bu sebeple sözleşmeyi fesih ettiklerini beyan ettikleri, öncelikle davacı yönünden yazılan talimatın davacı tarafın ticari defter ve belgeleri sunmadığından bila ikmal iade edildiğini, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin ispat yükü davacıda olup HMK 219-222 maddeleri uyarınca yapılan ihtara rağmen ticari defter ve belgelerini sunmadığını,sözleşmenin 14.1 maddesine göre davalı tarafça tek taraflı olarak sözleşmenin feshedilebileceği, bu haliyle davacı tarafça sözleşmenin haksız fesh olunduğunun, fesih hakkının kötüye kullanıldığının kanıtlanamadığı bu durumda ispat yükü kendisinde olmayan davalı ticari defterleri incelemenin feshin haksız yapılıp yapılmadığına ilişkin bir konu olmayıp, feshin sonucuna ilişkin olacağını, feshin haksızlığı ispat edilmeden, davalı ticari defterlerinin incelenmesine gerek olmadığından sözleşmenin feshinin haksız olmadığı,fesih hakkının kötüye kullanıldığı kanıtlanamadığından, davacının maddi tazminat talebine yönelik davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; müvekkili ile davalı ..Ltd. Şti arasında, diğer davalı olan ... aracılığı ile 05.09.2020 tarihli münhasır bayilik sözleşmesi akdedilip Çan ilçesinde bayilik yetkisi verildiğini,davalı firma tarafından 24.03.2021 tarihinde yazılı fesih bildirimi yapıldığını, sözleşmenin ekonomik olarak ülkenin zorlandığı bir süreç olan pandemi dönemine denk geldiğini, müvekkili bu süreçte dahi sözleşme hükümlerini yerine getirebilmek için gereken tüm özeni gösterdiğini, ...'nın tanıtım ve görsel materyalleri çanta ve önlükleri gönderme,eğitim ve sertifika hizmetlerini verme edimlerini üstlenmiş ise de davalının, ilgili materyalleri göndermediği, gerekli eğitim ve hizmetleri sağlamadığını, müvekkili bir esnaf işletmesi olup kural olarak ticari defter tutma zorunluluğu olmadığını, ispatı gerçekleştirmek amacıyla davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini mahkemece incelenmeden davanın reddine karar verildiğini, feshin haksız olduğunu, müvekkilin uğradığı zararı ve mahrum kalınan karı gidermekle yükümlü olduğunu; 05.09.2020 tarihli protokole ek olarak gösterilen "Çalışma Alanı ve Satış Bölgesi Formu" içerisinde, müvekkil yıllık 50.000-TL bayilik yetki/alım garantisinde bulunmuş, ilgili evrak taraflarca imzalandığını ,müvekkil bayilik sözleşmesinin 1 yıl süreceğine güvenerek 50.000-TL bayilik yetki/alım garantisinde bulunduğunu, müvekkilinin meydana gelen kar kaybının işbu yıllık mal alım garantisi üzerinden geri kalan 6 aylık süreç için bilirkişilerce hesaplanarak giderilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
EK KARAR
: Mahkemece 12.12.2024 tarihli ek karar ile; davada talep olunan 10.000-TL nin 2023 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 17.830-TL'nin altında kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, eldeki davanın, belirsiz alacak davası olup alacağın tamamının tarafınca belirlenebilmesi mümkün olmadığından belirlenebilir miktar üzerinden dava açıldığını, mahkemece belirtilen miktarın istinaf sınırının altında kaldığından bahisle, kesin olarak reddine karar verilmesinin belirsiz alacak davasının niteliği ile bağdaşmaz nitelikte olduğunu ileri sürerek karar esasının incelenmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava; HMK nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.Dava dilekçesinde ; davacının 1 yıllık sözleşme süresinde 50.000-TL alım garantisi verildiği, sözleşmenin imzasından itibaren 6 ay sonra fesih edildiği bildirilerek, kalan 6 aylık süre için kar kaybı talebinde bulunulmuş, belirsiz alacak davası olarak açtığı davada 10.000-TL dava değeri gösterilmiş ise de; 50.000-TL alım garantisinin yarı zamanın kullanıldığının belirtilmesine göre tamamı kar olarak düşünüldüğünde alacağın toplam miktarın 17.830-TL'nin üstünde olacağından miktar itibariyle kesinlik nedeniyle istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek karar kaldırılarak kararın esası bakımından istinaf incelemesi yapılmıştır. Taraflar arasında; davalı şirketin ürettiği boya malzemelerini Çan ilçesinde satmak üzere bayilik ilişkisi bulunduğu hususunda ihtilaf yoktur. Davacı üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini feshin haksız olduğunu ileri sürmekte; davalılar da davacının alım taahhüdünü hiç yerine getirmediğini, sözleşmenin imzasıyla 483,37-TL ve █████/2020 tarihli fatura ile 3.115-TL bedelli ürün aldığını ileri sürerek sözleşmenin feshinin haklı olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece; öncelikle davacının ticari defterlerinin incelenmesi için mahalline talimat yazılmış, davacı ticari defterlerini incelemeye ibraz etmemiş, esnaf olduğundan ticari defter tutmadığını davalının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, davacının ticari defterlerini ibraz etmediğinden davanın reddedilmeyeceğini ileri sürmüştür. Ne var ki; davacının yaptığı alım miktarına bir itirazı da yoktur. Davalı bölge bayii tarafından düzenlenen iki adet alım faturası dosyaya ibraz edilmiştir. Sözleşmenin imza tarihinde tüm dünyayı etkileyen pandemi yaşandığı doğrudur. Bu nedenle satışlarda bir miktar düşüş olması öngörülebilir bir durumdur. Ayrıca sözleşme de pandeminin doruk zamanı olan 05.09.2020 tarihinde imzalanmış olup, pandemi yaşandığı bilinerek sözleşme imzalanmıştır.Davacı vekilinin dava ve istinaf dilekçelerinde atıf yaptığı Yargıtay kararlarında da yazılı olduğu üzere davacı bayiinin temel borcu davalı üreticiden mal satın almaktır. 6 aylık süreçte sadece sözleşmenin 1. ayında toplamda 3.500-TL civarında ürün almış, başkaca almamıştır. Bu halde;davalı üreticinin malları bölgede satılamamıştır. Bu nedenle davacı bayinin edimlerini yerine getirdiği iddiası dinlenebilir değildir.Ayrıca,bölgede ... satışlarının yetkisiz kişilerce yapıldığı hususunda davalının uyarıldığı hususunda belge sunulmamıştır.Bildirim hususu tanık ile ispatlanamaz. Mal alımı yapılmadığından davalıdan tanıtım malzemesi gönderilmesi de beklenemez.Sözleşmenin davalı tarafça feshi haklıdır. Bu nedenle davacının kar kaybı istemi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; sözleşmenin haksız fesih edildiği iddiası kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından; davacı vekilinin karara yönelik ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; 6 aylık sürede ürünlerden azami kar kaybına uğradığı kabul edilse dahi temyiz sınırının altında kaldığından talep edebileceği miktar 2025 yılı temyiz sınırının altında olduğundan kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne; HMK 346/2 maddesi gereğince istinaf talebinin reddine ilişkin █████/2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına; Davacı vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı ... Ltd. Şti tarafından yapılan 26-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ... Ltd. Şti'ye ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!