Anahtar kelimeler: Kod İlanı Ettirmek Bulunacak İbareli Sinaî Fikri Yazildiği İhtimali Karıştırma

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLLERİ
: Av. ... -...
Av. ... - ...
DAVALILAR
: 1- ... -... ...
2- ... ...
Av. ...- ... ...
DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
TALEP
:
Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkili şirketin ..., ... sayılı "...", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin “...” markası ile davalı yanın “...” markası arasında işitsel olarak güçlü bir benzerlik bulunduğunu, iki kelime arasında tek bir harften dolayı farklılık bulunmakta olup vurgunun "..." kelimesi üzerinde olduğu dikkate alındığında "..." ibaresi ile "..." ibaresi arasında ayırt edici bir unsur bulunmadığının kabulü gerekeceğini, her iki kelimenin de Türkçe'de bir anlama gelmemesi ve tescil edildiği sınıf yönünden de bir anlamlarının olmadığı dikkate alındığında ilgili ürün piyasasında karıştırılmaya müsait olacağını, yine markalar arasında görsel anlamda da benzerlik olduğunu, Kurum’un daha evvel ... sayılı kararında “...” ve “...” markaları arasında 01. Sınıf emtialar yönünden karıştırılma ihtimalini kabul ettiğini, davalının markasındaki esas unsurun ... kelimesi olduğu, ... ve ... ... ibaresinin ise tanımlayıcı nitelikte olup markanın yan unsurları olduğunu ileri sürerek ... sayılı ... kararının iptalini ve ... tescil numaralı markasının 31. sınıf emtialar bakımından tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ettiği görülmektedir.
CEVAP
:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs, usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, █████/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ... sayılı "...", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi markallar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır.
....
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. ... █████/2012 tarih, ... sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir.
Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddine karar verilmiştir.
KARAR
:
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında şu şekildedir:
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
"... ... ..." "...", "...",
(...) (..., ...)
31. sınıf 31. sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup özetle;
"Dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve davaya konu edilen 31. Sınıf malların tamamının, davacı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında birebir yer aldığı,
- Dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında, rapor kapsamında açıklanan gerekçelerle, ilgili tüketici kitlesi nezdinde, işaretler yönünden karıştırılma ihtimaline yol açabilecek bir benzerlik halinin mevcut olduğu," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞHUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
6769 Sayılı SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "... ... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 31'inci sınıftaki:
"31.sınıf
: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davacı markalarının ... sayılı "...", "..." ibareli markalarının kapsamında 31'inci Sınıftaki;
"31.sınıf
: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). buzağı yemi, besi yemi, özel düve yemi, düve yemi, süt yemi, kuru dönem yemi" şeklindeki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır." şeklindeki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu başvuru/tescil kapsamında yer alan 31. sınıftaki mal ve hizmetler ile davacı markalarının itiraza mesnet ve dava dayanağı olarak gösterdiği markalardan ... sayılı “...” ibareli, ... sayılı “...” ibareli markalarının kapsamı ile aynı veya ayniyet derecesinde benzer olduğu anlaşılmıştır
Dava konusu başvuru kapsamında yer alan 31. Sınıf mallar yönünden aynı, aynı tür ya da yüksek düzeyde benzerlik ilişkisi içerisinde olan malları kapsamakta olup taraf markalarının kapsamları itibariyle ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulmaksızın, benzer tüketici kitlelerine yönelik, benzer ihtiyaçları karşılayan, birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde olan, birbirleri yerine tercih edilebilir, satış ve sunum biçimleri benzer mahiyetteki emtiaları kapsadıkları değerlendirmesi yapılması mümkündür.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda daya konusu marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet gösterilen markaların mal ve hizmet kapsamının aynı/aynı tür ya da benzer olduğu anlaşılmış, taraf markalarının iltibas değerlendirmesinde emtia ayniyeti şartının sağlandığı görülmüştür.
Hitap Eden Tüketici Kitlesi Yönünden Değerlendirme
İlgili tüketici, söz konusu markalar arasındaki belirli farkları algılamaya muktedir olsa bile, yukarıda anılanlar ışığında ve markaların kapsamındaki malların ayniyeti/benzerliği karşısında, markalar arasında ciddi bir bağlantı kurma olasılığı bulunmaktadır. Özellikle dava konusu her iki ibarenin de günlük dilde yaygın kullanımı olmaması, hatta yaratım sözcükler oluşu gözetildiğinde de her iki kelimenin de başlangıç ve bitiş seslerindeki güçlü benzerliğin işaretler arasında yoğun bir benzerlik oluşumuna neden olacağı söylenebilir. Üstelik taraf markalarının kapsamındaki mallar da birebir aynı olup tüketicinin bu markalar ile aynı satış noktalarında yanyana karşılaşma olasılıkları da bulunmaktadır. Bu durum ise tüketicileri satın almayı düşündükleri markayı taşıyan mal yerine bir başka markalı ürünü satın almak durumunda bırakması sonucuna yol açabilecektir.
B) Marka İşaretlerinin Görsel, İşitsel ve Anlamsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu başvurunun "... ... ...+ ..." şeklinde olduğu, markanın koyu renk bir fon üzerine mat sarı kullanımı ile tasarlanmış bir logo ile “...” hakim sözcük unsurundan oluştuğu, logoda keçi/koyun benzeri bir küçükbaş hayvan ile birlikte “... ...” şeklindeki sözcük grubuna dairesel bir form ile birlikte yer verildiği, logonun hemen alt kısmında ise markada ön plana çıkan sözcük unsuru olarak “...” ibaresinin kullanıldığı, anılan ibarenin bütün olarak bir anlamı bulunmadığı “...” şeklinde telaffuz edilecek olduğu, uyuşmazlık konusu emtialar yönünden ayırt edici bir kelime olarak değerlendirilmesi gerektiği mütalaa olunmaktadır.
Davacı yanın dayanak markaları ise ... şeklindeki düz sözcük markası ve bu sözcüğün dalgalı bir şerit görsel ile kullanımı ile oluşturulmuş ... markası olup ... unsurunun markanın bütününe doğrudan bir katkısı olmadığı, süsleme/dekorasyon niteliğinde bir katkı sağladığı, “...” ibaresinin bütün olarak bir anlama sahip olmadığı, yazımına uygun şekilde “...-...” olarak telaffuz edilecek olduğu, uyuşmazlık konusu emtialar yönünden ayırt edici bir kelime olarak değerlendirilmesi gerektiği mütalaa olunmaktadır.
Bu durumda tespiti gereken husus taraf markalarının öncelikli olarak markaları meydana getiren asli sözcük unsurları olan “...- ...” ibareleri ve yine markaların bütünsel algıları itibariyle bir benzerlik taşıyıp taşımadıkları ve bu benzerliğe bağlı olarak tüketicinin işaretler arasında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik kurup kurmayacaklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Taraf markaları yalnızca şekli unsurlar itibariyle kıyaslandıklarında, dava konusu markanın "... ... ...+ ..." şeklinde bütüne hakim bir ... unsuruna sahip oluşu, kullanılan renk kombinasyonu ve genel mizanpajında, salt şekli açıdan davacı yana ait ... ve ... markaları ile bir benzerlik ilişkisi içerisinde olmadığı değerlendirilebilir. Bununla birlikte markalarda görsel unsurların, tüketicilerin markalara yönelik tecrübelerini 3. Kişilere aktarımında ikincil planda olacağı, başka bir ifadeyle sözcük ve ... unsurlarından oluşan markalarda tüketici algısında sözcük unsuru daha ön planda olacak olup tüketicinin, mal veya hizmet ile marka arasındaki ilişkiyi tanımlarken figüratif unsurları açıklamak yerine doğrudan sözcük unsuru ile markayı ifade edeceği değerlendirilmektedir. Bu durum doktrinde söz görünümden yüksek sesle konuşur ilkesi9 olarak da kabul edilmiş bir ilkedir. Bu bağlamda her ne kadar karşılaştırılan markalar arasında şekli unsurlar itibariyle doğrudan bir benzerlik yok ise de dava konusu markanın esas unsurunun “...” kelimesinden oluştuğu davacı markalarının ise esas unsurunun “...” kelimesinden oluştuğu, her iki kelimenin de beş harften meydana geldiği, ikinci sıralarındaki “s” ve “k” harfleri dışında aralarında harf dizilimsel bir farklılığın bulunmadığı, bu nedenle markalar yalnızca esas sözcük unsurları itibariyle karşılaştırıldıklarında görsel anlamda aralarında güçlü bir dizilim benzerliğinin bulunduğu, markaları oluşturan kelimelerin bu harf dizilimsel benzerliğinin kelimeler arasında işitsel yönden de güçlü bir benzerlik kurulmasını sağladığı, kavramsal olarak ise tüketicilerin taraf markalarını bütün olarak algılayacakları, bu halde sözcüklerin karşılaştırılabilir anlamlara sahip olmadığı değerlendirilmiştir. Tüketicinin bir şekilde davacı yana ait “...” markalarını deneyimlediği varsayılan bir durumda, aynı pazarda, aynı tür ürünler üzerinde “...” şeklinde bir başka marka ile sonraki bir zamanda karşı karşıya kalması halinde, karşı karşıya kaldığı bu marka ile önceki deneyimlediği marka arasında hangi markanın daha evvel tercih ettiği marka olduğu yönünde ilk anda bir tereddüt yaşayabileceği, her ne kadar markaların görsel unsurları farklılaşmış ise de mallar üzerindeki logo ve ambalajların dönem dönem değişkenlik gösterebilmesinden ötürü, tüketicinin sonraki markada karşılaştığı logoyu da bu minvalde değişikliğe uğramış bir logo olarak yorumlayabileceği, taraf markalarının esas unsurlarını oluşturan sözcükler arasında gerek harf dizilimsel gerekse de fonetik olarak son derece yüksek bir benzerlik mevcut olmasından ötürü ilgili tüketicinin iki marka arasındaki bu tek harf farkını, markaların aynı ya da benzer ürünler üzerinde kullanılma ihtimalinin mevcudiyeti karşısında, algılayamayabileceği, kelimeler arasındaki bu yakınlığın karıştırılma ihtimalini ortaya çıkarabileceği değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak taraf markalarının, dava konusu edilen 31. Sınıf malların tamamı bakımından birebir aynı, aynı tür emtiaları kapsadıkları bir durumda, işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin önüne geçilmesi için karşılaştırılan markaların somut ve belirgin olarak birbirlerinden uzaklaşmaları gerektiği, somut olayda ise kriterin sağlanamadığının açık olduğu, karşılaştırılan işaretlerin esas unsurları bakımından tek bir harf farkından ibaret farklılıklarının, markaların birbirlerinden ayrıştırılmaları için yeterli olmadığı, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul orandaki ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında bir sebeple bir bağlantı kurmasının yer aldığı, taraf markaları arasındaki benzerliğin tüketicinin bu bağlantıyı kurmasına neden olacak düzeyde oluşu nedeniyle somut uyuşmazlıkta iltibas ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu ... kararının yerinde olmadığına kanaat getirilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın KABULÜNE,
2-... sayılı kararının taleple bağlı kalınarak 31. Sınıf mal hizmetler yönünden iptaline,
3-Dava konusu ... sayılı markanın yine taleple bağlı kalınarak 31. Sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
4-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 4.141,90 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü
:
İlk Masraf 385,40.-TL
Posta Masrafı 456,50.-TL
Bilirkişi Ücreti 3.300,00.-TL
Toplam 4.141,90-TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!