Anahtar kelimeler: Akdine Feri İdareye Dairece Müdahil Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak Sürelerin

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI
: 2023/3 E., ███████ K.Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı idareye ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığı sürelerin tespitini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.MAHKEME KARARIMahkemece; "Davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairece özetle, “... davacının çalışmalarının kesintiye uğradığı tarihten önceki dönem yönünden, kesintinin gerçekleştiği yıl sonu itibariyle dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarında çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu belirtilmiş olup, çalışmaya dair herhangi bir kayıt bulunmayan dönemler yönünden çalışmanın ispatlanamadığı hususu gözetilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar aykırı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Diğer taraftan, davacının çalıştığı kabul edilen sürelerin hangi ayda kaç gün olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri açıkça belirlenerek, hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsizdir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-Davanın kısmen kabulüne,2- Davacının davalı ... Müdürlüğüne ait iş yerinde;-01.04.2010-10.04.2010 tarihleri arasında 10 gün,-01.05.2010-08.05.2010 tarihleri arasında 8 gün, olmak üzere toplam 18 gün hizmet akdine tabi olarak 11.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda yer alan tabloda belirtilen ücretlerle çalıştığının ve bu günlere ilişkin sigortalı hizmet süresinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 11.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun kararın eki sayılmasına," dair karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi için kararın bozulmasını talep etmiştir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesi.3. Değerlendirme1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre aşağıda belirtilen husus dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir. Eldeki davada, bilirkişi raporuna hükümde atıf yapılması ve bilirkişi raporunun kararın eki sayılması, yukarıda anılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine aykırılık teşkil etmekte olup, bozma nedenidir.Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince Mahkeme kararı düzeltilerek onanmalıdır.VI. KARARAçıklanan sebeple;Hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "...11.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda yer alan tabloda belirtilen ücretlerle çalıştığının ve bu günlere ilişkin sigortalı hizmet süresinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 11.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun kararın eki sayılmasına," ibarelerin silinerek yerine, "... asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.