Anahtar kelimeler: Sbm Eksper Aracında Fiilden Hasarlı Çarpması Hasarın Araca Kazanın Plakalı

T.C.

İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
:Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağından, eksper raporundan ve SBM kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatinde olduklarını, █████/2022 tarihli kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti için dosyanın eksper... teslim edilmiş olduğunu ve hasar ekspertiz raporunda araç hasar bedelinin KDV dahil 37,773.65-TL olduğunun tespit edildiğini, ilgili aracın kaza tarihini kapsar şekilde ... poliçe numarası ile...Sigorta A.Ş'nin teminatı kapsamında olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigortacının, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğunu zorunlu sigorta limitlerine göre temin edeceğini, Yine Türk Ticaret Kanunu madde 1409 gereğince;"(1)Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur." denildiğini, açıklanan sebeplerden dolayı davalı olarak ikame etmiş oldukları sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı sigortalısının 3. kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, buna göre müvekkilinin aracında kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybının da müvekkilinin aracında ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, yine aynı yasanın 1429. maddesine göre, Sigortacının, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğunu, müvekkiline ait araçta kaza sonrası hasar meydana gelmiş olduğunu, hasar bedelinin tazmininin gerektiğini, aleyhine başvuru gerçekleştirilen sigorta şirketinin, müvekkiline ait mağdur araca ait hasar tazmin yükümlülüğünü yerine getirirken orijinal yedek parça bedelleri üzerinden KDV de eklenmek suretiyle ödemede bulunması gerektiğini, yedek parça maliyeti üzerinden iskonto uygulanması gerektiğini,... Sigorta A.Ş'ye yapılan yazılı başvuruya istinaden müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesine yönelik ilgili sigorta şirketince herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, işbu davalarında alacağın taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle değer kaybı ve hasar bedeli taleplerinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile hasar bedeli taleplerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda taleplerini HMK m. 107 uyarınca arttırmak üzere şimdilik 5.828,41-TL hasar bedeli taleplerinin bulunduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin uğramış olduğu hasar bedelinin tazmini için mahkemeye başvuru zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalarında şimdilik 5.828,41-TL hasar bedelinin davalı ...Sigorta A.Ş'den (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile arabuluculuk yolunda da vekil olarak bulunduklarından arabuluculuk vekalet ücretinin kabulüne ve davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde... nolu ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olan... plakalı araç ile davacıya ait...plakalı aracın karışmış olduğu 20.09.2022 tarihli kazada davacının aracında hasar meydana geldiğini, zararın eksik karşılandığı gerekçesiyle şimdilik 5.828,41-TL bakiye hasar bedelinin ödenmesi talebiyle dava ikame edildiğini, dava dilekçesinde de bahsedildiği üzere davacıya 850049 nolu hasar dosyası kapmasında 27.10.2022 tarihinde başvuru sahibine işçilik bedeli olarak 6.900,00-TL, tedarikçi firmalardan...Oto Yedek Parça Ve Servis Hiz. Dan. Dış. Tic. Ltd. Şti.’ne 5.950,74-TL ve ... Otomotiv Yedek Parça San. Ve Tic. Ltd. Şti’ne 8.190,58 TL hasar ödemesi yapıldığını, davacı tarafından eksik ödeme yapıldığı iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde █████/2023 tarih ...yılı başvuru yapıldığını, ... sayılı karar ile başvurunun reddine karar verilmiş olsa da İtiraz Hakem Heyetine yapıla... sayılı █████/2024 tarih ... sayılı karar ile 5.928,41.-TL olduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak 100,00.-TL hasar bedeli tazminatının sigorta kuruluşundan tahsiline karar verildiğini, davacı tarafından İzmir ... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasından icraya konulduğunu... nolu poliçe teminatı kapsamında talep edilen 5.828,41-TL yönünden davayı kabul ettiklerini davanın ön inceleme aşaması tamamlanmadan kabul edilmiş olması nedeniyle AAÜT 6. Maddesi gereğince vekalet ücretine karar verilmesini her ne kadar davacı tarafından avans faiz talebinde bulunulmuş ise de davacı ile müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığı gibi tazminat talebinin de ticari bir işten kaynaklanmadığını, Trafik Sigortasından kaynaklı olan tazminat talepleri Borçlar Kanunu haksız fiil hükümlerinden kaynaklanmakta olup ancak yasal faizin talep edilebileceğini, bu nedenle avans faizi talebinin de reddine karar verilmesini, ayrıca davacı tarafından şimdilik 5.828,41 TL yönünden talepte bulunulduğunu ve bilirkişi incelmesi talep edilmiş ise de ... sayılı █████/2024 tarih ... sayılı kararın kesin hüküm ihtiva etmekte olduğunu ve tarafları bağlayıcı olduğundan davayı kabulleri üzerinden karar verilmesini, davayı kabul beyanları doğrultusunda karar verilmesini, ön inceleme aşaması tamamlanmadan dava kabul edildiğinden AAÜT 6. Maddesi gereğince yarı oranında vekalet ücretine hükmedilmesini, fazlaya ilişkin talepte bulunulması halinde taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "█████/2022 Tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeni ile davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, bakiye hasar bedeline ilişkin alacağının bulunup bulunmadığı hususunda olduğu görüldü." şeklinde belirlenmiştir.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Özel hukuk, taraflara kendi hakları üzerinde tasarruf yetkisi ve imkânı vermiştir. Özel hukuktan kaynaklanan tasarruf yetkisi, uyuşmazlıktan önce başlayıp uyuşmazlığın yargı organına intikal ettiği ve onun önünde görüldüğü anda da devam eder. Hak sahibi, uyuşmazlık konusu hakkını dava edip etmemekte, dava ettikten sonra davalı ile yargılama içinde ya da dışında uzlaşmakta, arabulucuya gitmekte, sulh olmakta veya açtığı davadan feragat etmekte serbesttir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davayı kabul; davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir (HMK m. 308/1). Davayı kabul eden davalı, bu şekilde, davacının talep sonucu bölümünde istemiş olduğu hakkı kısmen veya tamamen kabul eder. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur (HMK m. 308/2).
Davayı kabul; tek taraflı usul işlemidir. Bu nedenle karşı tarafın izni ve mahkemenin onayına gerek kalmaksızın hüküm ifade eder. Sulh ise; bir sözleşme olup, iki taraflıdır ve yapılabilmesi için her iki tarafın iradesinin birbiri ile uyuşmasını gerektirir.
Feragat ve kabul; dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır (HMK m. 309/1). Kısmen feragat veya kısmen kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede veya tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Davayı kabulün kanunun öngördüğü bu şekillerden biri ile yapılması gerekmekte olup, davalı mahkemeye vereceği bir dilekçe ile davayı kabul edebileceği gibi duruşmada sözlü olarak da kabul beyanında bulunabilir. Kabul beyanının mahkeme huzurunda sözlü olarak açıklanması durumunda, beyanın duruşma tutanağına yazılması ve tutanağın kabule ilişkin kısmının davalı ya da beyanda bulunan kişi vekili ise vekil tarafından imzalanması gerekmektedir. Yukarıda değinildiği üzere davanın kabulü, davalının tek taraflı beyanı ile yapılıp tamamlandığından, kabulün geçerliliği karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın sonuç doğurmaktadır. (Yargıtay HGK 2020/1-464 E, █████████ K)
Eldeki davada; davalının cevap dilekçesinde açılan davayı kabul ettiği, iş bu nedenle davanın HMK 308 ve müteakip maddelerince kabulünün gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 6/1.maddesi uyarınca ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın kabulü nedeniyle uyuşmazlığın sona ermesi halinde hüküm altına alınacak vekalet ücretinin tarifede belirlenen ücretin yarısı miktarında olacağı düzenlenmiş olup, aynı tarifenin 13/2. maddesi uyarınca dava değerinin 1/2'si oranında hesaplanan vekalet ücretinin 2.914,20-TL olacağı gözetilerek bu miktar üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
5.828,41-TL Bakiye Hasar Bedeli Tazminatının davalı sigorta şirketinden bakiye poliçe limiti olan (100.000 - 21.041,32 =) 78.958,68-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından Davalının KABUL BEYANINI İLK DURUŞMADAN ÖNCE gerçekleştirmesi nedeniyle Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre alınması gereken 1/3'üne tekabül eden 142,53-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 285,07-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
3-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı ile Vekalet Harcından oluşan 488,40-TL tutarındaki harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 ve 6/1. maddeleri uyarınca 2.914,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından tebligat ve posta ücreti olmak üzere yapılan 201,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!