Anahtar kelimeler: Zammının Fazladan Yasadan Zammı İstirdadı Gecikme Yasalar Borcunun Prim Aslı
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    No
    :852-850
    Dava, fazladan ödenen prim ve gecikme zammının istirdadı istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davacı, prim borçlarının, 4958, 5458 ve 5510 sayılı Yasalar ile getirilen yapılandırmalardan yararlanılarak ödendiğini; 5458 sayılı Yasadan yararlanırken, prim aslı borcu 1011,77 TL olarak belirtildiği ve asıl ve gecikme zammı için ödemeler yapıldığı halde, 5510 sayılı Yasanın geçici 24. maddesindeki yapılandırmadan yararlandırılırken, aynı dönemlere ilişkin prim aslı borcunun 1181 TL, gecikme zammı borcunun 2251,94 TL olmak üzere toplam 3433,47 TL (peşin ödenen) borç çıkarılmasının hatalı olduğunu belirterek, gecikme zamları da gözetildiğinde, fazladan ödediği 4000,00 TL’nin istirdadını istemiş; Mahkemece, davacının, 5510 sayılı Yasa gereğince peşin ödeme durumunda asıl, ve gecikme zammı borcunun 2018,97 TL olması gerektiği belirtilmiş, ancak, davanın reddine karar verilmiştir.
    Taraflar arsındaki uyuşmazlığın, Kurum’un, önce ████████ sayılı takibe konu edilip, 20.04.2001 tarihli yazı ile silindiği ve takip dışı bırakıldığı belirtilen 485,76 TL prim aslı borcu ile, bunun gecikme zammının, sonradan, davacının 5510 sayılı Yasa gereğince yapılandırmadan yararlanırken, yeniden borç çıkarılıp, tahsile konu yapılmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, yukarıda belirtilen ████████ sayılı takibe konu borcun dayanağı, Kurum işlemlerinin nedeni araştırılarak, davacının, böyle bir borcunun bulunup-bulunmadığı üzerinde durulmalı; sonrasında, davacının, gecikme zamları ile birlikte borçları ve yaptığı ödemeler gözetilip, fazla ödemenin bulunup-bulunmadığı Kurum’dan sorulmalı, tarafların itiraz etmesi durumunda, gerekirse, yapılacak hesaplama ile uyuşmazlık konusu husus, kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; kendi içinde de çelişki oluşturularak yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesien, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!