Anahtar kelimeler: Ölçümlü Kemer Zeytinli Milas Vasıflı Aşkın Muğla Mevkiinde Bodrum Tarla

İLK DERECE MAHKEMESİ: Milas Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescile yönelik açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldüK A R A RDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Muğla ili Bodrum ilçesi Kemer köyü ... mevkiinde bulunan yaklaşık 8000 m2 yüz ölçümlü tarla vasıflı taşınmazın önceki malikinin 553 parselin de maliki olan ... olduğunu, taşınmazın müvekkili tarafından eski malikinden satın alındığını ve zilyetliğinde olduğunu, 30 yılı aşkın süreden beri zeytinli tarla olarak kullanıldığını, taşınmazın müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.Bodrum 4.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Milas mahkemelerinin kesin yetkili olması nedeni ile mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli Milas Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılamada; iş bu davanın tapu iptali ve tescil davası olduğu, dava konusu taşınmazın Milas ilçe sınırlarında bulunması halinde davanın ... ve... Müdürlüğü aleyhine açılmasının gerektiği, bu haliyle davalı tarafın HMK'nin 124 üncü madde kapsamında değiştirilmesinin de mümkün olmadığı gözetilerek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.02.2016 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile HMK'nin 124 üncü maddesi gereği taraf teşkili sağlanmasına yönelik davacıya süre verilmesi gerektiği hususunda karar bozulmuş, dosya Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi esasına kaydedilmiştir.Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanun'u (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi kapsamında çalışma yapıldığı, bu yerler hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşıldığından Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya işbu esasa kaydedilmiştir.Birleşen ████████ Esas sayılı dosyasının Muğla Kadastro Müdürlüğünün 20.01.2021 tarihli yazılarıyla Muğla ili Milas ilçesi ... Mahallesi 437 ada 17 ve 19 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili kadastro çalışmaları yapılarak kadastro tutanağı tanzim edildiği, bu taşınmazlar hakkında davalı olduğundan bahisle tutanak asılları mahkemeye gönderilmiş, dosyanın eldeki dosya ile birleştirmesine karar verilerek işbu dosya arasına alınmıştır.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada; yörede 1965 yılında yapılan ilk tesis kadastrosunda taşınmazların boşluk olarak tescil harici bırakıldığı, dava konusu 437 ada 17 ve 19 parsellerin ... tarafından çok eski bir tarihte açıldığı, 1980'li yıllarda ...'ya, 2014 yılında da davacıya satıldığının yerel bilirkişiler ile keşifte dinlenen davacı tanığı ... tarafından beyan edildiği, ... tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2008 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamında dava konusu yere ilişkin açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve 19.01.2012 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle davacının 20 yıllık nizasız fasılasız eklemeli zilyetliğinin kesildiği, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 nci maddeleri ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinde aranan süre şartının gerçekleşmediği, kaldı ki bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 437 ada 17 ve 19 parselin 6831 sayılı Orman Kanun'u (6831 sayılı Kanun) 1 ve 1/j maddeleri gereği %12'den fazla eğimli olması nedeniyle toprak ve su rejimi açısından korunması gereken yerlerden olduğu, toprak muhafaza karakteri taşıdığı ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı anlaşıldığından bu parseller yönünden davanın reddine, çoğun içinde az da vardır kuralı gereği içerisindeki zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğunun beyanlar hanesine yazılmasına, (C) harfiyle gösterilen kısım yönünden dosyanın tefriki ile yeni esasa kaydına, davalı ... Belediyesi yönünden ise pasif husumet ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Verilen karar davacı vekili tarafından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi kararının usul ve yasaya aykırı olması husunda, davalı ... vekili tarafından ise; davacı lehine muhdesat şerhi verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle temyiz edilmiş.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.