Anahtar kelimeler: Ünvan Sektöründe İflasın Esaskarar Gelişme Ünvanını Giderek Yılına Samsun Başkan

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████
T.C.SAMSUNASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████BAŞKAN
: ...ÜYE
: ...ÜYE
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: ...MÜDAHİL
:...DAVA
: İflasın ErtelenmesiDAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2018KAR. YAZIM TARİHİ
: █████/2018Mahkememizde görülmekte olan İflasın Ertelenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili █████/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1995 yılında 3 ortaklı olarak ...adı altında kurulduğunu ve sağlık sektöründe faaliyete başladığını, müvekkilinin Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicilinde kayıtlı olduğunu, ... yılında müvekkili şirketin ünvan değişikliğine giderek ... ünvanını alarak faaliyetine devam ettiğini, 2005 yılına kadar sürekli gelişme göstererek faaliyetlerine devam ettiğini, 2005 yılında ... İle ortaklık payı kurarak ... ilçesinde ... kuruluşunu faaliyete geçirdiğini, müvekkilinin kaliteli hizmet verdiğini, müvekkilinin █████/2011 tarihinde ...'nin %33,5 hissesini satın aldığını, yine Samsun da kurulu bulunan ... de aynı oranda ortağı olduğunu, Sağlık Bakanlığı'nın yasal düzenlemesi sonucu cerrahi dal merkezi ve tıp merkezlerinin hastaneye dönüşmesi zorunluluğundan ötürü Samsun da kurulu bulunan ... ünvanlı cerrahi dal merkezi ile birleşerek İlkadım ilçesinde ... ünvanlı özel hastaneyi kurduklarını, sağlık alanında maliyetin arttığını, karlılığını azaldığını, bu nedenle müvekkili şirketin küçülme yoluna giderek 2015 yılnda hisselerini ...ünvanlı işletmeye devrettiğini ve hastanecilik alanında çekildiğini, bu yaşananların müvekkili şirketi finansal açıdan yıprattığını, şirketinin bugün itibariyle ...isimli işletmesiyle radyoloji alanında görüntüleme hizmeti verdiğini, şirketin tek ortağının ... olduğunu, müvekkilinin hizmet kalitesini sürekli geliştirdiğini, Samsun ili ve çevresinde bu şekilde hizmet verecek başka şirket bulunmadığını, müvekkili şirketin geçici bir nitelik arz eden nakit darboğaz içerisinde olduğunu, bu nedenle iflas erteleme kurumunun koruma ve şemsiyesi altına girme koşul ve niteliklerine haiz olduğunu, şirketin öz varlıklarının - olup borca batık olduğunu, iyileştirme projesinde açıklanan tedbirlerin alınması halinde borca batıklıktan kurtulabileceğini beyanla İİK 179 maddesindeki şirketin mal varlığının korunması için gerekli muhafaza tedbirlerinin ihtiyati tedbir mahiyetinde alınmasını, şirketin borca batıklığının tespiti ile İİK 179 maddesi uyarınca şimdilik 1 yıl süreyle iflasın ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Müdahil ... vekili █████/2016 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili banka arasında düzenlenen █████/2013 tarihli kredi sözleşmesine istinaden müvekkili bankanın davacı şirketten alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu, müdahillik kararının verildiği görülmüştür.Müdahil ... vekili █████/2016 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesine istinaden müvekkili bankanın davacı şirketten alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu, müdahillik kararının verildiği görülmüştür.Müdahil ... vekili █████/2016 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili bankanın ... Şubesi arasında düzenlenen kredi sözleşmelerine istinaden müvekkili bankanın davacı şirketten alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu, müdahillik kararının verildiği görülmüştür.Müdahil ... vekili █████/2016 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ekipman kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre toplam 48.125,86 Euro alacaklı olduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu, müdahillik kararının verildiği görülmüştür.Müdahil ...vekili █████/2016 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili banka arasında düzenlenen kredi sözleşmelerine istinaden müvekkili bankanın davacı şirketten alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu, müdahillik kararının verildiği görülmüştür.Müdahil ... vekili █████/2016 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili ile davqacı şirket arasında █████/2014-█████/2019 ve █████/2015 ve █████/2020 tarihleri kapsayan servis bakım sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye istinaden müvekkilinin davacı şirketten alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu, müdahillik kararının verildiği görülmüştür.Müdahil ...vekili █████/2016 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacı şirketten alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu, müdahillik kararının verildiği görülmüştür.Müdahil...vekili █████/2016 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili banka arasında düzenlenen kredi sözleşmelerine istinaden müvekkili bankanın davacı şirketten alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu, müdahillik kararının verildiği görülmüştür.Müdahil ...vekili █████/2016 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacı şirketten alacağı bulunduğundan davaya müdahale talebinde bulunduğu, müdahillik kararının verildiği görülmüştür.Toplanan deliller, dellilerin tartışılması ve değerlendirilmesi:Dava dilekçesi ekinde iyileştirme projesi, kaydi ve rayiç bilançoları, iflas erteleme talebinde bulunmaya ilişkin özel vekaletnameyi, iflas erteleme başvurusu hususunda alınan ortaklar kurulu kararını, şirkete ait tüm kayıt ve belgeleri ve şirketin tanıtım broşürlerini ibraz etmiştir.Davacı tarafın dilekçesi ekinde sunduğu iyileştirme projesinin uygulanabilir, samimi olup olmadığı, davacı şirketin borca batıklık durumunun tespiti ile tedbir kararlarının verilebilmesi için Mali Müşavir bilirkişi ... █████/2016 tarihli rapor alınmış, raporda; mevcut iyileştirme projesinin uygulanabileceği, mali durumun kurtarılabileceği ve iyileştirme umudunun olmadığı yönünde rapor verildiği görülmüş, bu rapor üzerine mahkememizin 18//███████ tarihli ara kararı ve tedbir talepleri red edilmiştir.Davacı vekili █████/2016 tarihli Yeminli Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen uzman görüşü ibraz etmiş ve █████/2016 tarihli dilekçesiyle yeniden tedbir talebinde bulunmuş, mahkememizin █████/2016 tarihli ara kararıyla tedbir talebi reddedilmiştir.Davacı şirketin mal varlığının değerinin tespiti için █████/2016 tarihinde keşif yapılmış, █████/2016 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. █████/2016 tarihli Vergi Müfettişi ..., SMMM ... ve Doç. Dr.... tarafından düzenlenen █████/2016 tarihli raporda ise davacı şirketin 713.389,47 TL borca batık olduğunun bildirildiği görülmüştür. Aynı heyet tarafından talep üzerine █████/2016 tarihli ek rapor tanzim edilmiş ve Mahkememizin █████/2016 tarihli ara kararıyla tedbir kararları verilmiş, ancak Mahkememizin █████/2016 tarihli ara kararıyla 673 Sayılı KHK ile değişik 669 Sayılı KHK'nın 4/2 maddesi bendi gereği tedbir kararı kaldırılmış, yeniden tedbir kararı verilmesine yönelik itiraz ise █████/2017 tarihli ara kararla reddedilmiştir.Davacı şirketin borca batık olup olmadığı, borca batık ise iyileştirme projesinin somut, uygulanabilir, samimi olup olmadığı hususunda Muhasebe Finansman Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. ..., Ticaret Hukuk Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. ... ve Muhasebe Finansman Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2018 tarihli raporda; davacı şirketin borca batık olduğu, kurtulma ümidinin kalmadığı, iyileştirme projesinin somut ve gerçekleştirilebilir olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.█████/2016 tarih ve 29818 Sayılı Resmi Gazetenin 2.mükerrer sayısında yayınlanan 673 Sayılı olağan üstü hal kapsamında bazı tedbirler alınması hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10.maddesi ile █████/2016 tarihli 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede bir kısım değişiklikler yapılmış olup, bu kapsamda davacı şirketin terör örgütlerine veya milli güvenlik kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı veyahut bunlarla irtibatı olup olmadığı yönünde Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıya █████/2016 tarihinde cevap verilmiş, davacı şirketle ilgili bu yönde herhangi bir soruşturma yürütülmediğinin bildirildiği görülmüş, Mahkememizin █████/2016 tarihli yazısıyla kayyımların isimleri Adalet Komisyonu Başkanlığına bildirilmiştir.Kayyım heyetinden aylık ve 3 aylık raporlar alınarak incelenmiştir.Dava İİK.nun 179 vd. maddelerine dayanan iflasının ertelenmesi talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamından; davacı vekilinin müvekkili şirketin halen borca batık vaziyette olduğunu ancak dava dilekçesine eklediği iyileştirme tedbirleri ile borca batıklıktan kurtulabileceğini beyanla 1 yıl süreyle iflas erteleme talebinde bulunduğu görülmektedir.İflas erteleme İİK'nun 179. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, █████/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ''7101 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun'' 65.maddesi ile İcra ve İflas Kanunu 179/a, 179/b ve 179/c maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak aynı Kanunun 46.maddesiyle İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 14.maddeye göre bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflas ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı hükmü getirildiğinden, işbu davada İcra ve İflas Kanununun 179 vd.maddelerinin uygulanması gerekmiştir.İflasın ertelenmesi sermaye şirketleri ve kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olması halinde bunların ''idare ve temsille görevlendirilmiş kimselerce '' veya ''bir alacaklı'' tarafından mahkemeden istenebilen ve mahkemece yapılan araştırma sonucu verilen kararla oluşturulan bir iyileştirme tedbiridir. İflasın ertelenmesi talebinde bulunabilmek için Limited Şirketlerde ortaklar kurulu tarafından iflas erteleme talebi yönünden alınmış kararın, vekilinde vekaletnamesinde özel yetkisinin bulunması gerekmektedir. Dava dilekçesine ekli █████/2016 tarih ve 01 nolu karardan davacı şirketin iflasın ertelemesi yoluna başvurulması yönünde genel kurul kararının alındığı ve davacı vekilinin vekaletnamesinde de iflasın erteleme talebinde bulunma yetkisinin bulunduğu, bu yönlerden dava dilekçesinde bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.İflasın ertelenmesine karar verilebilmesi için en önemli koşul sermaye şirketinin borca batık olmasıdır. Borca batıklık, şirket pasifinin aktifinden fazla olması hali olarak tanımlanmakta olup, bu husus şirketin düzenleyeceği bir ara bilanço, yıl sonu bilançosu veya daha sonra yapılacak tasfiye bilançosundan anlaşılabilir. Bu bilanço şirketin gerçek malvarlığını ve borçlarını tespit eden bir malvarlığı bilançosudur. Borca batıklık aciz ile aynı şey değildir. Aciz hali borçlunun ödeme araçlarından yoksunluğu nedeniyle derhal ödemesi gereken para borçlarını muaccel olsun yada olmasın şirketin bütün borçlarını karşılamaya yetmemesi, borç ödeme konusundaki iktidarsızlığıdır. Borca batıklık ise borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının pasif değerler toplamını karşılayamaması halidir. Dolayısıyla aciz halinde bulunmak iflasın ertelenmesine karar verebilmek için yeterli değildir. Şirketin borca batık durumda olup olmadığının tespiti için TTK 376/3 maddesi uyarınca aktiflerin satış değerleri üzerinden düzenlenecek olan ve şirketin gerçek malvarlığı hakkında bilgi vermeyi amaçlayan bir mal varlığının tespit bilançosu gerekir. Borca batıklığın talep tarihi ve karar tarihi itibariyle mevcut olması gerekmektedir.İflas erteleme kararı verilebilmesi için gerekli olan diğer bir şart ise iyileştirme projesinin sunulmasıdır. Davacı taraf iflasın ertelenmesi talebinde bulunurken şirketin mali durumunun düzeltilmesi için düşünülen çareleri iyileştirme projesi kapsamında mahkemeye sunmalıdır. İyileştirme projesinin ise ciddi, inandırıcı olması, uygulanabilir nitelikte bulunması, somut bilgi ve belgelere dayanması gerekmektedir. Davacı taraf davasına ekli olarak alınacak tedbirleri kapsayan iyileştirme projesini ibraz etmiş, bu yönden de bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.İflas erteleme kararı verilebilmesi için gerekli olan şartlardan biri de İİK 317 ve 329/a-1 maddelerinde düzenlenen fevkalade mühletten yararlanılmaması olup dosya kapsamından davacı şirketin fevkalade mühletten faydalandığına dair bilgi, belge, delil bulunmamaktadır.İflas erteleme kararı verilebilmesi için gerekli son şart ise iflas avansının yatırılmasıdır. Mahkememizin █████/2016 tarihli tensip ara kararı ile iflas avansı 20.000,00 TL olarak belirlenmiş ve mahkememiz veznesine yatırıldığı görülmekle iflasın ertelenmesi talebinde bulunabilmek için gerekli olan ön şartların yerine getirildiği tespit edilmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih ████████ Esas ███████ Karar sayılı güncel ilamında iflas erteleme talebinde bulunulabilmesi ve karar verilebilmesi için gerekli şartlar ve mahkemece izlenmesi gereken yol, toplanması gereken deliller ayrıntılı olarak açılanmıştır. Bu kararda mahkemece yapılması gereken ''...iflas erteleme talebinin █████/2016 tarihinden önce yapılmış olması halinde davacı şirketin 673 Sayılı KHK'nın 10.maddesinin 2/c fıkrasında yazılı şekilde gerekli araştırma yapılarak davacı şirketin bu şirketlerden olmaması ve bilançosunun borca batık olması halinde iyileştirme projesi, bilirkişi ve kayyım raporları göz önünde bulundurularak şirketin hali hazır durumda iflastan kurtulması mümkün ise iflas kararı verilmeyerek şirketin olağan üstü hal süresince ve en nihayet İİK 179/b-4 maddesinde belirtilen sürelerde nazara alınarak izlenmesi, ancak iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı görülmemesi, bekleme süresinde alınan kayyım raporlarına göre şirketin iflas halinden kurtulmasının mümkün bulunmaması ve nihayet İİK 179/b-4 maddesinde belirtilen sürenin dolması halinde şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği...'' şeklinde açıklanmıştır.Yukarıdaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından iflas erteleme talebinin █████/2016 tarihinden önce yapılmış olduğu, dava dilekçesine iflas erteleme başvurusu yapılması yönünde alınan genel kurul kararının, vekilin özel vekaletnamesinin ve iyileştirme projesinin eklendiği, davacı şirketin fevkalade mühletten faydalandığına ilişkinde bilgi, belge olmadığı tespit edilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2016 tarihli yazı cevabından davacı şirket ve ortakları hakkında 669 Sayılı KHK 4/c maddesine göre herhangi bir soruşturma yapılmadığı, 5272 Sayılı yasanın 133.maddesi uyarınca kayyım atanmadığı tespit edilmiştir.Davacı şirketin tüm alacak ve borçluları davacı tarafından bildirilmiş, malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti için keşif yapılarak █████/2016 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış, bundan sonra tüm kayıt ve belgeler bilirkişiye gönderilerek davacı şirketin borca batık olup olmadığının tespiti yönünde rapor alınmıştır. Alınan █████/2016 tarihli Vergi Müfettişi ..., SMMM ... ve Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen █████/2016 tarihli raporda ise davacı şirketin 713.389,47 TL borca batık olduğunun bildirildiği görülmüş, talep üzerine aynı heyetten alınan █████/2016 tarihli raporda da aynı hususların vurgulandığı, ancak her iki raporda iyileştirme projesinin değerlendirilmediği anlaşılmıştır.Davacı şirketin borca batık olup olmadığı ve iyileştirme projesinin samimi ve uygulanabilir olup olmadığı hususlarında bu kez Muhasebe Finansman Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. ..., Ticaret Hukuk Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. ... ve Muhasebe Finansman Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2018 tarihli raporda; davacı şirketin borca batık olduğu, kurtulma ümidinin kalmadığı, iyileştirme projesinin somut ve gerçekleştirilebilir olmadığının bildirildiği görülmüştür. Böylece birbirini doğrulayan █████/2016 tarihli rapor ve █████/2016 tarihli ek rapor ile █████/2018 tarihli rapor kapsamından, █████/2016 tarihli ön rapordan ve █████/2016 tarihli uzman görüşünden davacı şirketin borca batıklığı sabit olmuştur.Davacı şirketin borca batık olduğunun kabulünden sonra sunulan iyileştirme projesinin ciddi, samimi, uygulanabilir olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı taraf iyileştirme projesi kapsamında faaliyetin devam etmesi sayesinde elde edilecek satış hasılatları, sermaye arttırımı, ortaklara ait gayrimenkullerin satılması ile sermayeye ilave edilmesi, şirketin satış ve karlılığının arttırılması, tasarruf tedbirlerinin alınması, alacaklılarla mutabakata varılarak borçların azaltılıp tasfiyesi ve alacakların tahsilinin hızlandırılması hususlarını tedbir olarak bildirmiştir.█████/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; İyileştirme tedbirleri değerlendirilmiş, 2016 yılı faaliyet döneminde net 780.000,00 TL kar elde etmenin öngörülmesine rağmen 2016 yılında sadece %0,09 oranında karlılık elde edildiği, diğer faaliyet dönemlerini ise zararla kapattığı, bu sebeple söz konusu tedbirin somut olmadığı, bu tedbirle şirketin borca batıklıktan çıkma potansiyeline sahip olmadığı tespiti yapılmıştır. Şirket ortağına ait gayrimenkullerin satılarak borçların ödenmesinde kullanılması tedbiri yönünden yapılan değerlendirmede şirket ortağı ...adına kayıtlı 800.000,00 TL değerinde gayrimenkul olduğu, iyileştirme projesinde yer almasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği bildirilmiştir. Yine sermaye artışınında rapor tarihi itibariyle gerçekleşmediği, diğer iyileştirme tedbirlerinin de somut, inandırıcı, uygulanabilir olmadığının bildirildiği bilirkişi raporundan anlaşılmış, iyileştirme projesinde görülen tedbirlerin somut, samimi, uygulanabilir nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.Böylece davacı şirketin borca batıklığı sabit olup, iyileştirme projesinin de ciddi, inandırıcı, uygulanabilir nitelikte olmadığı, dolayısıyla iflas erteleme şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla iflas erteleme talebinin reddine, şirketin borca batık olduğu anlaşılmakla, davacı şirketin █████/2018 tarih Saat:11:07:40'da iflasına karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili █████/2018 tarihli dilekçe ekinde Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından T. Vakıflar Bankası Samsun Şubesi'ne yazılan ve davacı şirketin temlik sözleşmesi kapsamında KDV hariç 1.602.937,60 TL alacağın bulunduğuna ilişkin belgenin ekli olduğu, buna göre ek rapor alınmasının talep edildiği ve █████/2018 tarihli dilekçeleriyle özet olarak; yeniden rapor alınması talebinde bulunmuşlar ise de Mahkememizin █████/2018 tarihli celsesinde tahkikatın bitirildiği ve sözlü yargılamaya geçildiği anlaşılmakla, ayrıca yeni rapor taleplerine de eklenen yeni bir belge, delilin olmaması, dilekçelerdeki beyanların davacı şirketin defter kayıt ve belgelerinde bulunmasının gerekmesi, sonradan bilgi belge sunulmasının HMK'ya uygun olmaması, son alınan kayyım raporunun değerlendirilmesinde, bu taleplerin dava aşamasını uzatmaya yönelik talepler olduğu, esasen davacı şirket hakkında verilmiş tedbir kararlarınında kaldırıldığı, şirketin borca batıklık halini ortadan kaldırmayacağı anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından █████/2018 tarihli rapora da itirazda bulunulmadığı, Mahkememizin █████/2018 tarihli celsesinde sözlü yargılamaya geçilme ihtimaline göre taraf vekillerinin hazır bulunmasına karar verildiği, sonraki celse davacı vekilinin mazeret bildirdiği, bu celseye kadar bilirkişi raporuna itirazının mümkün olmasına rağmen sözlü yargılamaya kadar da bir itirazın yapılmadığı görülmekle tüm itirazlarında reddi gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM; Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davacının iflas erteleme talebinin REDDİNE,2-Daavacının iflasına, İflasın █████/2018 Saat:11:07:40'da açılmasına,3-Kayyımların görevlerinin sona erdirilmesine,4-İflas kararının Samsun İflas Dairesine bildirilmesine,5-Davacı tarafın sarf ettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dair davacı vekilleri ve Müdahil ... vekilinin, Müdahil ... vekilinin ve Müdahil ... vekilinin yüzlerine karşı kararın tebliği/ilanından itibaren 10 gün içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen tefhim edildi. █████/2018Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...