Anahtar kelimeler: Malülü Vazife Yarısı Malül Ölümü Kastı Yardımları Uğranılan Geçmesi Aylığın
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    No
    :26-88
    Davacı, trafik kazasında yaralanan sigortalıya yapılan sigorta yardımları sebebiyle uğranılan Kurum zararının tahsili istemiştir.
    Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, 2918 sayılı Kanunun 109. maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
    Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesinde; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malül veya vazife malülü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurum zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63 ve 70. maddeleridir.
    1479 sayılı Kanunun 70/2 maddesinde; bu kanuna dayanılarak Kurumca açılacak rücu davalarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu öngörülmüş olup, zaman aşımına ilişkin bu hüküm, “özel hüküm” niteliğini taşımakla genel hükümlere göre öncelikle uygulanması gerektiğinden, BK.'nın 60. ve 2918 sayılı Kanunun 109. maddelerinin uygulanma olanağı yoktur.
    Eldeki dosyada; tedavi giderinin ödeme tarihlerine (24.04.2003 ve 13.05.2003) göre olayda 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi olan 05.03.2009 tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmakla; Mahkemece işin esasına girilerek, davalı hakkında Ceza Mahkemesi'nce kusurunun bulunmaması sebebiyle verilen beraat kararının kesinleştiği de göz önünde bulundurularak, davanın zamanaşımı yerine, davalıya atfı kabil kusur bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
    SONUÇ
    : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün (1) nolu bendinin silinerek yerine, "Davanın, somut olayda davalıya atfı kabil kusur bulunmadığının anlaşılması sebebiyle REDDİNE" şeklinde yazılmasına, gerekçenin de bu esasa göre düzeltilmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!