Anahtar kelimeler: Yerime Lakin Paramı Davadavacı Devrinden Müddet Satımında Nihayetinde Yerini Benim

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine ------- sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, İş bu dosya alacağının konusu taraflar arasında ki ticari işletmenin devir -alım ve satımında dayandığını, Müvekkilim davalı ile anlaşma üzerine davalı tarafından işletilen ----- adlı iş yerini devir aldığını, Davalı bir müddet sonra benim paramı vermediler, iş yerime çöktüler iddiası ile şikayetçi olmuş ve nihayetinde devretmiş olduğu iş yerini --------tanzim tarihli teslim tutanağı ile geri aldığını, Lakin devre karşılık müvekkilden almış olduğu ödemeleri iade etmediğini, Taraflar arasında hısımlık ilişkisi olması sebebi ile müvekkili bir müddet beklemiş; lakin davalının edim- ifa yükümlülüğünden kaçınması sebebi ile icra takibi başlatıldığını, Davalı iş bu icra emirlerine " borcum yok " iddiası ile itiraz etmiş ise de -------- Esas sayılı dosyada iş yerini devre karşılık para aldığını " ikrar" ettiğini, Davalı, yani takip borçlusu, alacağın tümüne itiraz etmiş olsa bile itirazın iptali davası sonucunda borçlu olduğu tespit edilen miktar üzerinden icra inkâr tazminatına mahkûm edileceğini, Çünkü borçlunun itirazı borçlu olduğu tespit edilen kısım için haksız olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile borçlunun ------ sayılı icra dosyasına yapmiş olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça dosyanın ----- Asliye Hukuk Mahkemelerine hitaben açıldığını ifade ettiğini, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinde idame ettirmediğini, ancak dava dilekçesi içeriğinde taleplerinin itirazın iptali ve ticari işletmenin alım satımından kaynaklandığı belirtildiğini, dolayısı ile ticari bir iş ile ilgili olan uyuşmazlıkta görevli mahkemelerin ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğu açık olduğunu, Mahkemenizce tensip zaptı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla kurulmuştur. Mahkemenizce görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu ve yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla devam edileceğine dair bir ara karar kurulmaksızın re'sen Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam olunması hatalı olduğunu, Dava dilekçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davanın açıldığını belirtmeyen ve açıkça Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben açılan iş bu dava dosyasında görevsizlik kararı verilmesini talep etme zaruriyeti hasıl olduğunu, Müvekkil davalının yerleşim yeri ----- olduğunu, Dolayısı ile------- İcra Müdürlükleri ve ----------- Mahkemeleri yetkili mahkemeleri olduğunu, İcra dosyasına yetki itirazında bulunulmuş olup dikkate alınmadığını, Mahkemenizde tekraren icra dairesinin yetkisine itiraz ediyoruz. Ayrıca yine mahkemeniz yetkisine de itiraz ettiğini, Yetkisizlik nedeniyle usulden ret karar verilmesini talep ettiğini, Taraflar arasında kurulmuş olan bir sözleşme bulunmadığını, Dolayısı ile genel yetki kurallara çerçevesinde borçlunun yerleşim yeri mahkemeleri ve icra müdürlükleri yetkili olduğunu, Davacının alacak taleplerine karşı açıkça zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, Müvekkil davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, Davacının alacağına dayanak gösterdiği müvekkilin ikrarı olduğu iddiasına ilişkin ilgili ceza dosyasında sanığın ----------- olduğu görüldüğünü, Tek taraflı tutulan teslim tutanağında da davacı bulunmadığını, Davacının müvekkile yaptığı ödeme dekontu açıklamasında da herhangi bir ibare yada açıklama bulunmadığını, Dolayısı ile davacının müvekkilden herhangi bir alacak talep etme hakkı bulunmadığını, Dosyanın öncelikle husumetten reddini aksi halde ise esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu icra takibi kötüniyetli olarak ikame edildiğini, Davacının açıkça müvekkilden alacağının ve alacak talep hakkının olmadığını bilmesine karşın müvekkili icra tehdidi altında bırakması kötüniyetli olduğunu, İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Müvekkil ---------- isimli işyerinin davacı tarafından devralınması yada işletilmesi ilgili bir yazılı bir sözleşme yapmadığını, Davacı tarafından işletme yada devir işlemi söz konusu olmadığını, bu nedenlerle Açılan davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddini, aksi halde icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle reddini, Mahkemenizce yetkisizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmesini, Davacının açmış olduğu haksız ve usulsüz davanın reddini, tüm taleplerin ayrı ayrı reddini, Davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı üzerine bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, iş yeri devrine ilişkin ödendiği iddia olunan paranın iadesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun’un “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu hüküm de özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Sözleşmenin yerine getirileceği yerin tarafların açık veya örtülü olarak belirlenmediği durumlarda, şayet borç bir para borcu ise sözleşmenin ifa edileceği yer 6098 sayılı Kanun’un 89. maddesine göre belirlenecektir. Bu maddeye göre, borç bir miktar paradan ibaret ise ödeme, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde yapılır. Para borçları kural olarak götürülecek borçlardandır. Aynı zamanda para borcunun kaynağı önemli değildir. Para borcunun kaynağı, sözleşme olabileceği gibi, haksız eylem veya sebepsiz zenginleşme veya başka bir neden de olabilir. ------Somut olayda, ------ Karar sayılı kararında ''davacı ile işyeri devri konusunda yapılan sözleşmenin tarafının dava dışı ------ adlı kişi olup ceza dosyası evraklarında da sözleşme ilişkisinin karşı tarafı olarak yine dava dışı --------- adlı kişiden bahsedildiği, davalı ile davacı arasında yapılmış herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, buna göre davalı tarafça iddia edildiği gibi sözleşmenin ifası nedeniyle sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin yetkili olması kuralının olayda uygulanma yerinin bulunmadığı, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmaması nedeniyle davalı tarafın yetkiye dair itirazının genel yetki kurallarına göre değerlendirilmesi gerektiği, genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olup davalının yerleşim yeri nazara alındığında ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili ve görevli olduğu'' gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş olduğu, bu kararın davacının istinafı üzerine ----- sayılı ilamı ile mahkemece verilen karar miktar itibariyle kesin karar olduğundan yetki yönünden değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.Davalı taraf her ne kadar davacının iddia ettiği gibi aralarında bir sözleşme ilişkisi olmadığını iddia etmiş ise de, dosyada davacının davalıya para gönderdiğine ilişkin dekont bulunduğu,------ sayılı ilamında da belirtildiği üzere; ''Davacı taraf, delillerinde cari hesap ekstresi yanısıra 2----sözleşmesine de dayanmıştır. ---------Sayılı ilamında belirtildiği gibi " ...davalı vekili itirazında, takip dayanağından kaynaklanan herhangi bir borcun bulunmadığını beyan etmişse de dosya içeriğinde taraflar arasındaki bakiye borcun ---------olduğuna dair imzalı bir belge bulunması karşısında mahkemece bu belgenin de değerlendirilip, İİK’nun 50, BK’nun 73 ve HMK’nun 10’uncu maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, takibin sadece faturaya dayandığı gerekçesi ile yetki itirazı hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı " olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda mahkemece davacının sunmuş olduğu bu deliller incelenip, gerekirse ibraz edilen sözleşmeye davalının itirazı olup olmadığı sorularak ticari defterler üzerinde araştırma yaptırılmak suretiyle deliller eksiksiz olarak toplanıp hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığının saptanması halinde TBK 89/1 uyarınca, davanın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra dairesi de yetkili olduğu gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. ''Yine ---------- Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; ''Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. Dosya kapsamından dava konusu uyuşmazlıkta kesin yetki halinin bulunmadığı, haksız fiilin işlendiği kazanın -------ilçesinde meydana geldiği, davalı şirketin ------------olduğu, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yerin İpekyolu/Van olduğu, zarar gören davacının ise adres kayıt sistemine kayıtlı yerleşim yeri adresinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısı ile, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, 2918 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesindeki seçimlik hakkını, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde dava açarak kullanmasının genel yetki kurallarına uygun olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın ------- sonuçlandırılması gerekmektedir.''
----------her ne kadar yetkisizlik kararı verilmiş ise de, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının öncelikle incelenmesi gerektiği de gözetilerek, HMK'nun “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde, sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu, davacının bu hususta seçimlik hakkını kullanarak kendi yerleşim yerinde dava açtığı bu itibarla davanın ilk açıldığı yer mahkemesi olan ------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nce (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) görülmesi gerektiği anlaşılarak yetkisizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye yetkili mahkeme ---------- olduğundan MAHKEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,
2- ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ile mahkememiz arasında yetki uyuşmazlığı çıktığından dosyanın mercii tayini için ---------HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine,
3-Yargılama giderleri, vekalet ücreti ve karar ilam harcının yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda yetkisizlik kararı yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere olmak üzere karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!