Anahtar kelimeler: Tanıtması Söylemesi İlişkili Bankasigortakredi Görüşü Ret İstemlerinin Edenlerin Başlığında Neticesinde
11. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Esastan Ret
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
    Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
    Gerekçeli karar başlığında 2015-2017 şeklinde eksik gösterilen suç tarihinin, son eylemin gerçekleştirildiği 07.07.2017 tarihi şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile;
    Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan CMK 223/2-3 uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
    Sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-L, 158/3, 43/1, 52/2, 63, 53 maddeleri uyarınca 16 yıl hapis ve 4.920.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
    Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun 158/1-L, 158/3, 43/1, 52/2, 63, 58, 53 maddeleri uyarınca 16 yıl hapis ve 4.920.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
    2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.12.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1-Sanık ... müdafii; müvekkilinin kimseyi dolandırmak kastıyla kimseyle birlikte hareket etmediğini, elde ettiği hiçbir menfaatin bulunmadığını, müdafii savunmalarının gerekçeli kararda yer almamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
    2-Sanık ... müdafii; müvekkilini kendisini sanıklara, katılanlara ve çevresine kesinlikle kendini istihbaratçı olarak tanıtmadığını, hiç bir şekilde para alış verişi olmadığını, suça iştirak etmediğini, katılanın basit bir araştırmayla sanık ...’in eski milletvekili olmadığını öğrendiğini, dolandırıcılık suçunun maddi unsurunun oluşmadığını, verilen adli para cezasının bir günlüğü 50,00 TL'den paraya çevrilirken hak ve nesafet kurallarından uzaklaşıldığını ve gerekçesiz bir şekilde teşdit uygulandığını, TCK'nın 61. maddesine aykırı bir şekilde karar verildiğini, mahkemece TCK'nın 62. maddesi uygulanırken takdirde hataya düşüldüğünü beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.
    3-Sanık ... müdafii; verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanığın katılanlardan ... ile hiçbir iletişimi ve irtibatı, görüşmesi olmadığını, aynı katılana yönelik iddianamede de hiçbir eylem ve bu eyleme ilişkin hiçbir delilin bulunmadığını, buna rağmen TCK m. 43/2 delaletiyle TCK m. 43/1'in uygulandığını, sanık ile diğer katılan arasında ise sadece avukat teminine ilişkin bir ilişki olduğunu, sanığın diğer sanıklarla arasında herhangi bir bağlantı olmadığını, sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıttığı hususunun asılsız olduğunu, sanık hakkında TCK m. 62'ye ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.
    4-Sanık ... müdafii; müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemdiğini, somut olayda hileli davranışlar ile aldatma unsurundan söz edilemeyeceğini, eylemin sanık açısından en aleyhe kabulde dahi TCK 39/2.maddesi kapsamında değerlendirilebileceğini, sanığın Volvo marka aracını takas ederek, Mercedes araç aldığı fark olarak da katılanın beyanın aksine ödeme yapıldığını, sanık hakkında alt limitten uzaklaşılarak, üst limite yakın ceza tayininin, TCK 43 maddesinin tatbikinde asgari hadden uzaklaşılarak fazla ceza tayininin ve TCK 62 maddesinin uygulanmamasının isabetli olmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.
    5-Sanık ... müdafii; müvekkilinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmadığını, müvekkilinin yüksek oranda profesyonel bir hileli bir harekete başvurmadığını, buna dair soyut ya da somut delil bulunmadığını, sanık hakkında tayin edilen cezanın üst sınırdan verildiğini, adli para cezasının ise günlük 50,00 TL olarak takdir edildiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.
    III. GEREKÇE
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    14.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!