Anahtar kelimeler: Yayanın Yayaya Karşıdan Bam Esnada Araçla Esaskarar Karşıya Çarpması Geçtiği

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2018 tarihinde davacı yayanın karşıdan karşıya geçtiği esnada sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, davacının tedavisi dolayısıyla uğramış olunan maddi zararlardan ötürü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın (tedavi giderleri 25,00 TL, kazanç kaybı 25,00 TL, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar 25,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar 25,00 TL) faizi ile birlikte davalılardan tahsiline tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.136,52 TL bakıcı gideri, 3.482,18 TL geçici işgöremezlik (kazanç kaybı gideri), 405.905,65 TL sürekli işgöremezlik gideri tazminatı olarak artırmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, maddi tazminat davasının kabulüne, 3.482,18 TL geçiçi iş göremezlik ve 405.905,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 409.387,83 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... yönünden █████/2018 tarihinden itibaren, davalı Sigorta Şirketi yönünden ise █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.136,52 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... yönünden █████/2018 tarihinden itibaren, davalı Sigorta Şirketi yönünden ise █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, davacının dava konusu kaza nedeni ile %29 oranında maluliyete uğradığına ilişkin kabulün hatalı olduğunu, taraflarınca bu raporlara itiraz edildiği halde, mahkemece alınan maluliyet raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, raporlara itirazlarının karşılanmadığını, raporlar arasındaki çelişki de giderilmeden karar verildiğini, hesap raporuna itirazlarının karşılanmadığını, raporda bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre hesaplanmasının hatalı olduğunu, muhtemel bakiye yaşam süresinin PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinde 20.000.-TL, dilekçesinin sonuç talep bölümünde ise 50.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiğini, çelişkili manevi tazminat talebinin davacıya açıklatılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, davacı yayanın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, dosya kapsamında alınan maluliyet raporlarının hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi ek raporundaki hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, hesap raporunda TRH-2010 hayat tablosunun esas alınmasının yerinde olmadığını,raporda geçici iş göremezlik süresinin de fazla hesaplandığını, geçici işgöremezlik zararından ve geçici bakıcı giderlerinden ZMMS Genel Şartları'na göre davalı Şirketin sorumlu olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olmayacak şekilde kurulması ve bu şekilde kurulan hüküm denetlemeyecek mahiyette olması (gerekçesiz olması gibi), gerekçeli olmakla birlikte hükmün esasına etki edecek veya tarafların adil yargılanma hakkını kısıtlayacak şekilde çelişkili olması (kısa karar ve gerekçeli kararın çelişmesi, gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişmesi gibi) kamu düzenine aykırılık oluşturacağından, ilk derece mahkemesi kararının öncelikle bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmiştir.
Belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. HMK'nın 297/2. maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Öte yandan, tarafların tüm delilleri toplanıp, inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hâkimin, HMK'nın 298/3. maddesi uyarınca kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu HMK'nın 294/3. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada HMK'nın 294/4. maddesi hükmüne dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu tutanağa geçirilip, tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
İşte bu gibi hallerde, HMK'nın 294/3. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak bulunmamaktadır. HMK'nın 298/2. maddesi uyarınca, gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili ya da farklı olması, yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca, anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi Yasa ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile bağdaşmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.12.2011 tarih, 15-708 Esas - 737 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, gerekçe, hâkimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder, Medeni Usûl Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler.
Kanun'da belirtilen sınırlar ve kurallar çerçevesinde hem maddi, hem de hukuki denetim yapılan istinaf kanun yolunda, HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanun'un olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlemesini içermekte ise de, gerekçe ile hüküm fıkrasının veya kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması durumunda hâkimin hangi hükmü oluşturmak istediği belli olmadığından, maddi ve hukuki denetime elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez.
Somut olayda; mahkemece verilen kısa kararda, ‘ 1-Maddi tazminat istemli davanın kabulü ile; 3.482,18 TL geçiçi iş göremezlik ve 405.905,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 409.387,83 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... yönünden █████/2018 tarihinden itibaren, davalı Sigorta Şirketi yönünden ise █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.136,52 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... yönünden █████/2018 tarihinden itibaren, davalı Sigorta Şirketi yönünden ise █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine’ ifadelerine yer verildiği, gerekçeli kararın gerekçe kısmında ise; ‘Her ne kadar kısa kararda davalı Sigorta Şirketinin temerrüt tarihi █████/2019 tarihi olarak yazılmış ise de; bu hatanın maddi yanılgıdan kaynaklanmış olması sebebiyle hata gerekçeli kararda düzeltilmiştir.” ibaresine yer verilerek hükümde; ‘1-Maddi tazminat istemli davanın kabulü ile 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... yönünden █████/2018 tarihinden itibaren, davalı Sigorta Şirketi yönünden ise █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.136,52 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... yönünden █████/2018 tarihinden itibaren, davalı Sigorta Şirketi yönünden ise █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine’ ifadesi kullanılarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında davalı Sigorta Şirketinin temerrüt tarihine ilişkin çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde denetime elverişli, gerekçeli bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda, açıklanan nedenlerle,istinaf eden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı ve denetlenebilir olmaması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek açıklanan ilkelere uygun bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜ İLE, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2023 tarihli, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 13.İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasına yatırılan 700.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!