Anahtar kelimeler: Atanmadığı Açılarak Bozularak Gaziantep Osmaniye Kararıyla Neticesinde Mahkûmiyet Sayisi Esastan
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    ŞİKÂYETÇİ
    : ...
    SUÇ
    : Hırsızlık
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAMEGÖRÜŞÜ
    : Temyiz isteminin reddi
    Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
    Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18.10.2017 tarihli ve █████████ Esas,█████████ Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli, ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararıyla sanığa zorunlu müdafii atanmadığı gerekçesiyle bozularak dosyanın gereği için Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği ve Mahkemesince duruşma açılarak karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede;
    Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05.07.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanığın yokluğunda verildiği; müdafiinin yüzüne karşı verilen kararın sanığa tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih, ███████-573 Esas ve ████████ Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sebebiyle gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde gerekçeli kararın (öncelikle sanığın son bilinen adresine tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) ve de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 293/2. maddesinde yer alan "Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet Savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin Bölge Adliye Mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir." şeklindeki düzenleme karşısında; hüküm yüzüne karşı verilen sanık müdafiine gerekçeli kararın aynı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtaratı ile tebliğ edilmesi zorunluluğuna uyulmaması nedeniyle gerekçeli kararın sanık müdafiine usûlüne uygun şekilde tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek Tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!