Anahtar kelimeler: Edevlet Borçalacak Entegre Kapısı Bila Abonesi Onüçüncü Telekomünikasyon Sorgulanmasına Sorgulama
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... Teknolojileri ve İletişim Kurumu
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararı ile onaylanan "Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar"ın 4. maddesinin 3. ve 8. fıkraları ile davacı şirketin e-Devlet borç/alacak sorgulama, ödeme, alacak iadesi sistemine entegre edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tüketici Hakları Daire Başkanlığının bila tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI
: İptali istenen e-Devlet kapısı üzerinden borç ve alacak bilgilerinin sorgulanması ve ödenmesi ile alacağın iadesine ilişkin düzenlemenin, 200.000’den fazla abonesi olan işletmeciler ile diğerleri arasında haksız rekabete, aboneler arasında ayrımcılığa ve eşitsizliğe sebep olduğu, davalı idarenin işletmeci kurumlar ve aboneler arasında ayrım gözetmeme, adil davranma yükümlülüğünün bulunduğu, 200.000’den fazla abonesi olan işletmeciler ile aynı yükümlülüklere katlanan diğer işletmecilerin ve abonelerinin devletin sunduğu ücretsiz borç sorgulama, ödeme, geri alma hizmetlerinden e-Devlet vasıtasıyla yararlanmasının önüne geçildiği, e-Devlet Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te müşteri, kişi, kullanıcı, abone sayısı gibi kıstaslar bulunmadığı; hızlı, güvenli, etkili, verimli, şeffaf ve hesap verilebilir kamu hizmetinin amaçlandığının belirtildiği, e-Devlet sistemi ile herkesin erişebildiği, zamandan ve paradan kazandığı, ödeme hizmetlerinin e-Devletten sağlandığı bir ortamın amaçlandığı, işletmecilere 200.000 abone sınırı koyulmasının bu amaç ile bağdaşmadığı, tabana yayılan vatandaş odaklı bir uygulamadan küçük işletmecilerin ve müşterilerinin yararlanmasının önüne geçildiği, usul ve esasların sadece büyük şirketler gözetilerek çıkarıldığı, çıkarıldığı günden bu yana geçen dört yıllık sürede tüm işletmecilerin sisteme entegre edilmemiş olmasının kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmediğini gösterdiği, kurumun küçük işletmecileri görmezden gelerek rekabeti büyük işletmeciler lehine bozduğu, büyük işletmecilerin e-Devlet hizmetinden ücretsiz olarak faydalanarak müşterilerine kolay ödeme ve ödemelerini takip etme imkanı sunduğu, daha az para harcayarak daha kolay tahsilat yapma imkanına kavuştuğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI
: e-Devlet üzerinden sunulacak hizmetlerin belirlenmesinde ve düzenlemeler öncesinde, e-Devlet uygulamalarından sorumlu kurum olan ... ile gerekli istişareler ve koordinasyonlar sağlanarak ...’ın hem kapasite hem de güvenlik gereksinimleri doğrultusunda teknik olarak onay vermesi sonucunda ilgili düzenlemelerin e-Devlet üzerinden hayata geçirildiği, e-Devlet üzerinden yapılan sorgulamalarda, sorgulama yapılan hizmeti sunan işletmeci ile ... arasında, belirlenen standartlarda güvenli ağlar üzerinden sürekli ve kesintisiz bir iletişimin sağlanması ve hizmeti sunan işletmecinin ve hizmeti sunan işletmecinin teknik alt yapısının yapılacak sorgulama kapasitesine uygun olması ile ... tarafından yapılan sorgulara işletmeci sistemlerinin belirlenmiş standartlarda cevabı verecek yazılım geliştirmelerinin yapılmış olması gerektiği, ... tarafından yöneltilen e-Devlet kapısı üzerinden yapılan borç alacak sorgulamalarında sistem mimarisi tüketicinin yaptığı sorgulama talebinde tek tuş ile sisteme dahil tüm yükümlü işletmecilere aynı anda sorgu gönderildiği ve söz konusu sorgulamalara tüm işletmecilerin belirlenmiş olan cevap verme süreleri içinde gerekli cevapları iletmesi ve bu cevapların da tüketicilere gösterilmesi şeklinde çalıştığı, bu şekildeki mimaride teknik sınırlama bulunduğu, ...’ın mevcut kapasite imkanları ile söz konusu sınırlamanın üzerinde işletmeci sorgulama, ödeme veya iade başvurusu hizmetine dahil edildiğinde sadece borç alacak hizmetleri değil bunların dışında ...’ın sunduğu hizmetlerin de aksaması belki kullanılamaz hale gelmesi ihtimalinin bulunduğu, Kurum tarafından halihazırda yetkilendirilmiş 460 işletmeci bulunduğu, bu işletmecilerden bir çoğunun abone sayısının 200.000’den az olduğu, bu işletmecilerin bir çoğunun e-Devlet sorgulaması için ... ile kurulması gereken alt yapıya ve ... sistemleri ile teknik ifadesiyle “konuşabilecek” yazılıma sahip olmadığının bilindiği, dolayısıyla teknik altyapıya sahip olmayan ve sistemin işleyişini olumsuz yönde etkileyeceği aşikar olan abone sayısı 200.000’den az olan işletmecilerin sorgulama/ödeme veya iade başvurusu hizmetine dahil edilmesinin hem e-Devlet kapısından sunulan hizmetlerde tıkanmaya sebep olacağı hem de tüketici mağduriyetine yol açabileceği, e-Devlet üzerinden sunulan borç alacak iade sorgulamasının teknik açıdan sorunsuz ve kesintisiz yürütülebilmesi için ... ile yapılan görüşmeler çerçevesinde karar alındığı, söz konusu hizmetin işletmecilere yönelik sunulan bir hak olmaktan ziyade maddi ve idari bir yükümlülük olduğu, ayrıca davacı şirketin henüz kendi internet sitesi üzerinden tüketicilere yönelik söz konusu hizmeti sağlamadığı, buna rağmen çıkar elde etmek amacıyla söz konusu düzenlemenin iptalini talep ettiği, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
:
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nda aksini gerektiren objektif nedenler bulunmadıkça veya toplumdaki ihtiyaç sahibi kesimlere özel, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması halleri dışında, eşit şartlardaki aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi ve hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması davalı idarenin görevleri arasında sayılmış bulunmaktadır.
Dava konusu Usul ve Esaslar'ın "Borç ve alacak bilgilerinin sorgulanması, ödenmesi ve iadesi" başlıklı 4. maddesinin 3. fıkrasında, " Toplam ikiyüzbin ve daha fazla abonesi olan işletmeciler, abonelerine e-Devlet kapısı üzerinden, e-Devlet kapısı işleticisi tarafından belirlenen standartlar kullanılarak, yasal takipte olanlar dahil tüm borç ve alacak bilgilerini öğrenebilme imkânı sağlar"; 8. fıkrasında, "(Ek:KK-█████/2015-2015/DK-HD/278) Toplam ikiyüzbin (200.000) ve daha fazla abonesi olan işletmeciler, e-Devlet kapısı üzerinden yapılan sorgulama sonucunda öğrenilen borç ve/veya alacak bilgilerinin; tüketicilerin kimlik bilgileri ve e-Devlet kapısında yer alan tüketici bazındaki parametreler ile birlikte işletmecilere ait borç ödeme ve alacak iadesi sistemlerine aktarılmasının sağlanması suretiyle borcun ödenmesi veya alacağın iadesine imkân tanıyan hizmeti sunar." kuralı yer almaktadır.
Söz konusu düzenlemede, e-Devlet kapısı üzerinden sunulacak borç ve alacak bilgilerini öğrenme ile iade ve ödeme yapma hizmetinin toplam ikiyüzbin ve daha fazla abonesi olan işletmeciler tarafından yapılabileceği yer almış, düzenlemenin gerekçesinin e-Devlet uygulamalarından sorumlu kurum olan ...'ın kapasite imkanları ve teknik kısıtlılıkları olduğu belirtilmiştir.
Dairemizin █████/2024 tarihli ara kararı ile davalı idareden, e-Devlet üzerinden sunulan borç ve alacak sorgulaması ile ödeme ve iade sistemlerinden yararlanan ve yararlanmayan toplam işletmeci ve toplam abone sayılarının açıklanması istenmiş; idarece █████/2024 tarihinde verilen cevapta, Kurum tarafından yetkilendirilen toplam aktif işletmeci sayısının 821 olduğu, bu işletmecilerden 12'sinin 200.000'den fazla aboneye sahip ve e-Devlet web servis entegrasyonu yükümlüsü olduğu belirtilmiş, söz konusu 12 işletmecinin (200.000'in üzerinde abonesi bulunan) mobil ve sabit sektördeki toplam abone sayısının %98,82'sini oluşturduğu, geriye kalan %1,18 abonenin ise, kalan 809 işletmeciye (200.000'in altında abonesi olan) dağıldığı belirtilmiştir.
İdarece sunulan veriler ile dava konusu Usul ve Esaslar'da yer alan düzenlemenin gerekçesi olarak belirtilen ...'ın kapasite durumu ve teknik gereklilikleri hususu birlikte değerlendirildiğinde, toplam abone sayısının neredeyse %99'una sahip işletmecilerin e-Devlet kapısı üzerinden sunulacak borç ve alacak bilgilerini öğrenme ile iade ve ödeme yapma hizmetinden yararlanacağı, ancak kalan yaklaşık %1'lik aboneye sahip işletmecilerin e-Devlet kapısı üzerinden sunulacak bu hizmetten yararlanamayacağı, ...'ın kapasitesinin ve teknik alt yapısının abonelerin %99'una sahip işletmecilerin sisteme entegrasyonuna uygun olup da kalan %1'lik kısım için neden uygun olmadığı hususunda herhangi bir açıklama yapılamadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalı idarece bazı işletmecilerin sisteme entegre olamayacağı, uygun altyapıya sahip olmadıklarından e-Devlet sisteminde yavaşlamaya neden olacağı şeklindeki gerekçenin, abone sayısının 200.000'in altında veya üzerinde olmasıyla doğrudan bir ilgisinin olmadığı, sisteme dahil edildikten sonra da işletmecilerin idarece belirlenen usul ve esaslara uygun davranma yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda idarece idari yaptırım uygulanabileceği açıktır.
Bu durumda, eşit şartlardaki işletmeciler arasında objektif bir neden olmaksızın farklı uygulama öngören dava konusu Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin 3. ve 8. fıkraları ile, söz konusu düzenlemeye dayanılarak davacı şirketin e-Devlet borç/alacak sorgulama, ödeme, alacak iadesi sistemine entegre edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Dava; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun █████//2015 tarihinde yürürlüğe giren Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin 3. ve 8. fıkralarının ve davacı şirketin, E-devlet borç sorgulama, ödeme, alacak iadesi sistemine entegre edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin davalı idarenin ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olduğu belirtilmiş; "İlkeler" başlıklı 4. maddesinde, "(I) Her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesi Devletin yetki ve sorumluluğu altındadır. İlgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde, a) Serbest ve etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması, b) Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi, c) Kalkınma planları ve Hükümet programlarındaki hedefler ile Bakanlık tarafından belirlenen strateji ve politikaların gözetilmesi, ç) Herkesin, makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme şebeke ve hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamalara teşvik edilmesi d) Aksini gerektiren objektif nedenler bulunmadıkça veya toplumdaki ihtiyaç sahibi kesimlere özel, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması halleri dışında, eşit şartlardaki aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi ve hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması, e) Bu Kanunda aksi belirtilmedikçe ya da objektif nedenler aksini gerektirmedikçe, niteliksel ve niceliksel devamlılık, düzenlilik, güvenilirlik, verimlilik, açıklık, şeffaflık ve kaynakların verimli kullanılmasının gözetilmesi, f) Elektronik haberleşme sistemlerinin uluslararası normlara uygun olması, ğ) Hizmet kalitesi artırımının teşvik edilmesi" ilkelerinin göz önüne alınacağı hükme bağlanmış; 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, anılan sektörde, rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hallerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak; (b) bendinde, sektörde ortaya çıkan rekabet ihlallerini denetleyip yaptırım uygulamak; (c) bendinde, abone, kullanıcı, tüketici, ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak davalı idarenin görevleri arasında sayılmış bulunmaktadır.
5809 sayılı Kanun'un 47. maddesinde, İşletmecilerin, sağladıkları elektronik haberleşme hizmetlerini benzer konumdaki tüketici ve son kullanıcılara eşit koşullarda ve ayrım gözetmeden sunmakla yükümlü oldukları, Kurumun bu madde ile ilgili usul ve esasları belirleyeceği belirtilmiş; 48. maddesinde, "Kurum, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler. " hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'un "Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme" başlıklı 49. maddesinde de, "(1) Kurum, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebilir.
(2) İşletmeciler, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi imzalanırken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirir.
(3) Kurum bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirler." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Esaslar'ın "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esasların amacı, fesih ve iptal sonrasında aboneye gönderilen faturalar ile abonelerin borç/alacaklarına ilişkin bilgilendirilmesi ve ilgili işletmecilerin yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir."; "Hukuki dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Usul ve Esaslar, 5/███████ tarih ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 6 ncı maddesi ile 28/7/2010 tarihli ve 27655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır" düzenlemesi; iptali isteminde bulunulan "Borç ve alacak bilgilerinin sorgulanması, ödenmesi ve iadesi" başlıklı (Değişik: KK-█████/2015-2015/DK-THD/278)
4. maddesinin 3. fıkrasında, "Toplam ikiyüzbin ve daha fazla abonesi olan işletmeciler, abonelerine e-Devlet kapısı üzerinden, e-Devlet kapısı işleticisi tarafından belirlenen standartlar kullanılarak, yasal takipte olanlar dahil tüm borç ve alacak bilgilerini öğrenebilme imkânı sağlar"; 8. fıkrasında, "(Ek:KK-█████/2015-2015/DK-HD/278) Toplam ikiyüzbin (200.000) ve daha fazla abonesi olan işletmeciler, e-Devlet kapısı üzerinden yapılan sorgulama sonucunda öğrenilen borç ve/veya alacak bilgilerinin; tüketicilerin kimlik bilgileri ve e-Devlet kapısında yer alan tüketici bazındaki parametreler ile birlikte işletmecilere ait borç ödeme ve alacak iadesi sistemlerine aktarılmasının sağlanması suretiyle borcun ödenmesi veya alacağın iadesine imkân tanıyan hizmeti sunar." düzenlemeleri yer almaktadır.
Dava konusu düzenlemenin dayanak aldığı, Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin "Fatura düzenleme ve gönderme yükümlülüğü" başlıklı 20. maddesinde ise, "(1) İşletmeciler, tüm aboneleri için mali mevzuata uyumlu fatura düzenlemek ve düzenlenen faturayı son ödeme tarihinden önce abonelere posta ile ulaşacak şekilde göndermekle yükümlüdür.
(2) Abonelerin işletmeci tarafından düzenlenmiş olan faturaların kendilerine posta ile gönderilmesini istememeleri halinde işletmeciler, asgari fatura tutarı ve son ödeme tarihini ihtiva eden fatura bilgilerini elektronik ortamda ödeme tarihine en az beş gün kala, bu abonelere göndermekle yükümlüdürler. Düzenlenmiş faturaların posta ile kendilerine gönderilmesini istemeyen aboneler, her zaman bu tercihlerinden vazgeçme ve düzenlenmiş faturanın gönderilmesini talep etme hakkına sahiptir.
(3) İşletmeciler, abonenin talebi üzerine ücretli veya ücretsiz ayrıntılı fatura sağlamakla yükümlüdür.
(4) İşletmeciler güvenliği sağlamak kaydıyla Kurum tarafından ayrıca belirlenmediği sürece, abonelerin asgari üç aylık kullanım detayı/ayrıntılı fatura bilgilerine internet üzerinden ücretsiz olarak erişebilmelerini temin eder ve talep edilmesi halinde bu bilgileri abonelere posta yolu ile gönderir.
(5) Mobil işletmeciler ön ödemeli hatlarda ise her bir hizmetin kullanımını müteakip almış oldukları hizmete yönelik kullanım miktarı, kullanım tutarı ve kalan tutarı gösteren bilgiyi ücretsiz olarak sağlamakla yükümlüdür.
(6) Fatura gönderilmesine ilişkin masraflar işletmeci tarafından karşılanır.
(7) Abonenin ödemesi gereken tutardan elektronik ileti, kısa mesaj gibi yollarla haberdar edilmesi, işletmecinin elektronik veya basılı fatura düzenleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
(8) Abone tarafından fatura bedelinin ödenmemesi halinde, işletmeci borcun takibi için yasal işlemleri başlatmadan makul bir süre öncesinde, borcunu ifa etmesi aksi takdirde borcun yasal yollarla tahsil edileceği hakkında aboneyi ve/veya tüketiciyi son kez uyarır." düzenlemesi yer almıştır.
Elektronik Haberleşme Kanunu ve Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği kapsamında, Altyapı İşletmeciliği, Uydu Haberleşme, Sabit Telefon Hizmeti İşletmeciliği, Erişim Hizmet Sağlayıcılığı, Yer Sağlayıcılığı yetkilendirmelerine sahip bir işletmeci olan davacı şirket, BTK'nun Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına ilişkin Usul ve Esasların 4. maddesinin 3. ve 8. fıkraları uyarınca borç ve alacak bilgilerinin e-Devlet kapısı üzerinden sorgulanması ve ödenmesine veya alacağın iadesine ilişkin abonenin 200.000 ve üzeri müşterisi olan İşletmeciden hizmet almasını zorunlu tutmasının işletmeciler arasında haksız rekabete ve aboneler arasında ayrımcılığa, eşitsizliğe sebep olduğu, bu düzenlemenin kanuni dayanaktan yoksun olduğu, haberleşme sektöründeki işletmecilerin büyük-küçük şirketler ve onların müşterileri şeklinde ayırım yapılmasının rekabet hukuku ve tüketici hukuku kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek abone sayısına bakılmaksızın e-Devlet sistemine entegre edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
█████/2016 tarih ve 29820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren E-Devlet Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde, E-Devlet Hizmetlerinin Sunulmasındaki İlkeler; 6. maddesinde, Bakanlığın Görev ve Sorumlulukları; 7. maddesinde ise, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Görev ve Sorumlulukları sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; BTK açısından, e-Devlet uygulamalarından sorumlu Kurum olan ... Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ Genel Müdürlüğü (...)'ın kapasite ve güvenlik gereksinimleri doğrultusunda teknik olarak imkan dahilinde olan ilgili düzenlemelerin e-Devlet üzerinden hayata geçirildiği, e-Devlet üzerinden yapılan sorgulamalarda hizmeti sunan işletmeci ile ... arasında belirlenen standartlarda güvenli ağlar üzerinden sürekli ve kesintisiz bir iletişimin sağlanması ve hizmeti sunan işletmecinin teknik altyapısının yapılacak sorgulama kapasitesine uygun olması ve yazılım standartlarına ve teknik standartlara uygun olması gerektiği, BTK tarafından yetkilendirilmiş yaklaşık 460 işletmeci bulunduğu, bu işletmecilerden çoğunun abone sayısının 200.000'den az olduğu, bu işletmelerden bir çoğunun da ... ile kurulması gereken teknik altyapıya ve yazılıma sahip olmadığı, bu nedenle abone sayısı 200.000'den az olan bu işletmelerin sorgulama/ödeme veya iade başvurusu hizmetine dahil edilmesi e-Devlet kapısından sunulan hizmetlerin aksamasına ve tüketici mağduriyetlerine yol açabileceği gerekçesiyle ... ile yapılan müzakereler çerçevesinde abone sayısı 200.000 den büyük olan işletmelerin e-Devlet sorgulamasına entegre edilmesi yolunda düzenleme getirildiği görülmektedir. Buradaki temel amacın tüketicinin borcunu ve ya alacağını en hızlı ve güvenilir şekilde öğrenmesi, ödeme yapması ve ya alacak başvurusunda bulunması olduğu, bunların hangi kanaldan yapılacak olmasının teknik imkanlar ölçüsünde bir alternatif sunulmasından ibaret olduğu, Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın amacına bakıldığında, işletmecilere sorgulama/ödeme ve ya iade başvurusu hizmetini sadece e-Devlet üzerinden değil aynı zamanda ve öncelikle kendi bayileri ve internet siteleri üzerinden sunma yükümlülüğü getirildiği de açıktır.
Bu nedenle, dava konusu düzenlemelerde dayanağı Kanun ve Yönetmelik hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı şirketin e-Devlet borç sorgulama, ödeme, alacak iadesi sistemine entegre edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin davalı idarenin 72980546-202.04-E.27260 sayılı işleminde de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacının diğer iddiaları ise dava konusu işlemi kusurlandırıcı mahiyette görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:
... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararıyla onaylanarak █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren "Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar"ın (Usul ve Esaslar) 4. maddesinin 3. ve █████/2015-2015/DK-THD/278-2 Kurul kararıyla eklenen 8. fıkrası ile davacı şirketin e-Devlet borç/alacak sorgulama, ödeme, alacak iadesi sistemine entegre edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tüketici Hakları Daire Başkanlığının bila tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
İLGİLİ MEVZUAT
:
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olduğu belirtilmiş; "İlkeler" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesi Devletin yetki ve sorumluluğu altındadır. İlgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:
a) Serbest ve etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması.
b) Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi.
c) Kalkınma planları ve Hükümet programlarındaki hedefler ile Bakanlık tarafından belirlenen strateji ve politikaların gözetilmesi.
ç) Herkesin, makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme şebeke ve hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamalara teşvik edilmesi.
d) Aksini gerektiren objektif nedenler bulunmadıkça veya toplumdaki ihtiyaç sahibi kesimlere özel, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması halleri dışında, eşit şartlardaki aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi ve hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması.
e) Bu Kanun'da aksi belirtilmedikçe ya da objektif nedenler aksini gerektirmedikçe, niteliksel ve niceliksel devamlılık, düzenlilik, güvenilirlik, verimlilik, açıklık, şeffaflık ve kaynakların verimli kullanılmasının gözetilmesi.
f) Elektronik haberleşme sistemlerinin uluslararası normlara uygun olması.
...
ğ) Hizmet kalitesi artırımının teşvik edilmesi..." kuralına yer verilmiş;
6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, anılan sektörde, rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hallerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak; (b) bendinde, sektörde ortaya çıkan rekabet ihlallerini denetleyip yaptırım uygulamak; (c) bendinde, abone, kullanıcı, tüketici, ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak davalı idarenin görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun'un 47. maddesinde, işletmecilerin, sağladıkları elektronik haberleşme hizmetlerini benzer konumdaki tüketici ve son kullanıcılara eşit koşullarda ve ayrım gözetmeden sunmakla yükümlü oldukları, Kurumun bu madde ile ilgili usul ve esasları belirleyeceği belirtilmiş, 48. maddesinde, "Kurum, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler."; "Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme" başlıklı 49. maddesinde de, "(1) Kurum, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebilir.
(2) İşletmeciler, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi imzalanırken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirir.
(3) Kurum bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirler." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu düzenlemenin dayanak aldığı, █████/2010 tarih ve 27655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin "Fatura düzenleme ve gönderme yükümlülüğü" başlıklı 20. maddesinde ise, "(1) İşletmeciler, tüm aboneleri için mali mevzuata uyumlu fatura düzenlemek ve düzenlenen faturayı son ödeme tarihinden önce abonelere posta ile ulaşacak şekilde göndermekle yükümlüdür.
(2) Abonelerin işletmeci tarafından düzenlenmiş olan faturaların kendilerine posta ile gönderilmesini istememeleri halinde işletmeciler, asgari fatura tutarı ve son ödeme tarihini ihtiva eden fatura bilgilerini elektronik ortamda ödeme tarihine en az beş gün kala, bu abonelere göndermekle yükümlüdürler. Düzenlenmiş faturaların posta ile kendilerine gönderilmesini istemeyen aboneler, her zaman bu tercihlerinden vazgeçme ve düzenlenmiş faturanın gönderilmesini talep etme hakkına sahiptir.
(3) İşletmeciler, abonenin talebi üzerine ücretli veya ücretsiz ayrıntılı fatura sağlamakla yükümlüdür.
(4) İşletmeciler güvenliği sağlamak kaydıyla Kurum tarafından ayrıca belirlenmediği sürece, abonelerin asgari üç aylık kullanım detayı/ayrıntılı fatura bilgilerine internet üzerinden ücretsiz olarak erişebilmelerini temin eder ve talep edilmesi halinde bu bilgileri abonelere posta yolu ile gönderir.
(5) Mobil işletmeciler ön ödemeli hatlarda ise her bir hizmetin kullanımını müteakip almış oldukları hizmete yönelik kullanım miktarı, kullanım tutarı ve kalan tutarı gösteren bilgiyi ücretsiz olarak sağlamakla yükümlüdür.
(6) Fatura gönderilmesine ilişkin masraflar işletmeci tarafından karşılanır.
(7) Abonenin ödemesi gereken tutardan elektronik ileti, kısa mesaj gibi yollarla haberdar edilmesi, işletmecinin elektronik veya basılı fatura düzenleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
(8) Abone tarafından fatura bedelinin ödenmemesi halinde, işletmeci borcun takibi için yasal işlemleri başlatmadan makul bir süre öncesinde, borcunu ifa etmesi aksi takdirde borcun yasal yollarla tahsil edileceği hakkında aboneyi ve/veya tüketiciyi son kez uyarır." kuralı yer almıştır.
Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esasların amacı, fesih ve iptal sonrasında aboneye gönderilen faturalar ile abonelerin borç/alacaklarına ilişkin bilgilendirilmesi ve ilgili işletmecilerin yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir."; "Hukuki dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Usul ve Esaslar, 5/███████ tarih ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 6'ncı maddesi ile █████/2010 tarihli ve 27655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Borç ve alacak bilgilerinin sorgulanması, ödenmesi ve iadesi" başlıklı 4. maddesinin 3. fıkrasında, "Toplam ikiyüzbin ve daha fazla abonesi olan işletmeciler, abonelerine e-Devlet kapısı üzerinden, e-Devlet kapısı işleticisi tarafından belirlenen standartlar kullanılarak, yasal takipte olanlar dahil tüm borç ve alacak bilgilerini öğrenebilme imkânı sağlar"; 8. fıkrasında, "(Ek:KK-█████/2015-2015/DK-HD/278) Toplam ikiyüzbin (200.000) ve daha fazla abonesi olan işletmeciler, e-Devlet kapısı üzerinden yapılan sorgulama sonucunda öğrenilen borç ve/veya alacak bilgilerinin; tüketicilerin kimlik bilgileri ve e-Devlet kapısında yer alan tüketici bazındaki parametreler ile birlikte işletmecilere ait borç ödeme ve alacak iadesi sistemlerine aktarılmasının sağlanması suretiyle borcun ödenmesi veya alacağın iadesine imkan tanıyan hizmeti sunar." kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş olup, Anayasa Mahkemesi kararlarında hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır.
Bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, yürürlüklerini üst düzeydeki kurallardan aldığı kuşkusuzdur. Kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa'dan, yönetmelikler ise kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden almaktadır. Dolayısıyla; bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesine imkan bulunmamaktadır.
Nitekim, Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Diğer yandan, bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik dışında, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında da düzenleme yapabilmektedirler.
Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler açısından geçerli olan "kurallar hiyerarşisi" kuramı, daha alt düzeyde yer alan diğer hukuki metinler ve düzenleyici idari işlemler açısından da geçerlidir.
Kanun koyucu, düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulamasını yürütmeye, başka bir ifadeyle idareye bırakır. Bu, asli düzenleme yetkisinin yasama organına ait olmasının doğal bir sonucudur.
Aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, elektronik haberleşme sektöründe hizmet kalitesinin uluslararası düzenlemelere ve teknolojik gelişmelere uygun hale getirilmesi ile tüketici hak ve menfaatlerinin korunmasının amaçlandığı, bu amaca ulaşabilmek için Kuruma düzenleyici işlemler yapma konusunda yetkiler verildiği, tüm işletmecilerin Kurum düzenlemelerine uygun davranma yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu Usul ve Esaslar, fesih ve iptal sonrasında aboneye gönderilen faturalar ile abonelerin borç/alacaklarına ilişkin bilgilendirilmesi ve ilgili işletmecilerin yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanmış; toplam ikiyüzbin ve daha fazla abonesi olan işletmecilerin, abonelerine e-Devlet kapısı üzerinden, e-Devlet kapısı işleticisi tarafından belirlenen standartları kullanarak, yasal takipte olanlar dahil tüm borç ve alacak bilgilerini öğrenebilme ve öğrenilen borç ve/veya alacak bilgilerinin; tüketicilerin kimlik bilgileri ve e-Devlet kapısında yer alan tüketici bazındaki parametreler ile birlikte işletmecilere ait borç ödeme ve alacak iadesi sistemlerine aktarılmasının sağlanması suretiyle borcun ödenmesi veya alacağın iadesi imkanı sağlaması mümkün kılınmıştır.
Anılan Usul ve Esaslar ile, e-Devlet kapısı üzerinden "Mobil/Sabit/İnternet/Kablo TV/Uydu İşletmecilerinden Borç/Alacak Sorgulama ve Ödeme/İade İşlemleri" başlığı altında sunulan hizmetle, abonelerin fesih ve iptal sonrasında gönderilen faturalar ile geçmiş borçlarına/alacaklarına ilişkin bilgilendirilerek ilerleyen süreçlerdeki mağduriyetlerinin önlenmesi ve kolaylıkla varsa borçlarını ödemeleri, iadelerini almaları amaçlanmıştır. Söz konusu düzenleyici işlem ile, tüm işletmecilere öncelikli olarak kendi bayileri ve internet sayfaları üzerinden güvenlik önlemlerini alarak sorgulama/ödeme ve iade başvurusu hizmetini tüketicilere sağlama konusunda yükümlülük getirilmiştir.
Uyuşmazlığa konu düzenlemenin toplam ikiyüzbin ve daha fazla abonesi olan işletmecileri kapsamasının nedenlerinin ortaya koyulabilmesine yönelik olarak, Dairemizin █████/2024 tarihli ara kararı ile davalı idareden, e-Devlet üzerinden sunulan borç ve alacak sorgulaması ile ödeme ve iade sistemlerine ilişkin davalı idare ile e-Devlet kapısının işletilmesi ile görevli ... arasında yapılan yazışmalar istenmiş, idarece █████/2024 tarihinde verilen cevaba ek olarak sunulan bila tarih ve E... sayılı ... yazısında, günlük ortalama 14 milyon giriş yapılan e-Devlet kapısının altyapı olarak sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi amacıyla teknik analizler sonrasında hizmet sunum standartlarının belirlendiği, bahse konu hizmet ile ilgili yapılan analizler sonrasında kullanıcılara daha etkin ve verimli hizmet sunabilmek amacıyla entegre olabilecek işletmecilere eş zamanlı servis çağrısı yapılmasının kararlaştırıldığı, eş zamanlı servis çağrısının getireceği yük dikkate alınarak, belirlenen standart kapsamında hizmetin sağlıklı sunumu ve hizmet kalitesi için abone sayısı kısıtı getirilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği hususlarına yer verilmiştir.
Bu durumda, e-devlet kapısı üzerinden borç ve alacak bilgilerinin sorgulanmasında ve varsa borcun ödenmesi ya da alacağın iadesinde belli abone sayısına sahip işletmecilere imkan tanınmasının nedeninin e-Devlet kapısının mevcut teknik altyapısı ve sürdürülebilirliği olduğu, mevcut hizmete entegre olabilecek işletmelerin hizmet sunmasının amaçlandığı hususları hizmeti e-Devlet kapısı üzerinden verecek olan ... tarafından belirtildiğinden, davalı idarece teknik şartların elverişliliği ve hizmetin sağlıklı işlemesi göz önünde bulundurularak belli abone sayısına sahip işletmeciler için sınırlama getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, düzenlemenin amacının tüketicinin borcunu veya alacağını en hızlı ve güvenilir şekilde öğrenmesi, ödeme yapması veya alacak başvurusunda bulunması olduğu, bunların hangi kanaldan yapılacağının teknik imkanlar ölçüsünde bir alternatif sunulmasından ibaret olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin 3. ve 8. fıkralarında yer alan dava konusu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayanılarak davacı şirketin e-Devlet borç/alacak sorgulama, ödeme, alacak iadesi sistemine entegre edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Dava konusu Usul ve Esaslar'ın "Borç ve alacak bilgilerinin sorgulanması, ödenmesi ve iadesi" başlıklı 4. maddesinin 3. fıkrasında, "Toplam ikiyüzbin ve daha fazla abonesi olan işletmeciler, abonelerine e-Devlet kapısı üzerinden, e-Devlet kapısı işleticisi tarafından belirlenen standartlar kullanılarak, yasal takipte olanlar dahil tüm borç ve alacak bilgilerini öğrenebilme imkânı sağlar."; 8. fıkrasında, "(Ek:KK-█████/2015-2015/DK-HD/278) Toplam ikiyüzbin (200.000) ve daha fazla abonesi olan işletmeciler, e-Devlet kapısı üzerinden yapılan sorgulama sonucunda öğrenilen borç ve/veya alacak bilgilerinin; tüketicilerin kimlik bilgileri ve e-Devlet kapısında yer alan tüketici bazındaki parametreler ile birlikte işletmecilere ait borç ödeme ve alacak iadesi sistemlerine aktarılmasının sağlanması suretiyle borcun ödenmesi veya alacağın iadesine imkân tanıyan hizmeti sunar." kuralları yer almaktadır.
Dairemizin █████/2024 tarihli ara kararı ile davalı idareden, e-Devlet üzerinden sunulan borç ve alacak sorgulaması ile ödeme ve iade sistemlerinden yararlanan ve yararlanmayan toplam işletmeci ve toplam abone sayılarının açıklanması istenmiş; idarece █████/2024 tarihinde verilen cevapta, Kurum tarafından yetkilendirilen toplam aktif işletmeci sayısının 821 olduğu, bu işletmecilerden 12'sinin 200.000'den fazla aboneye sahip ve e-Devlet web servis entegrasyonu yükümlüsü olduğu belirtilmiş, söz konusu 12 işletmecinin (200.000'in üzerinde abonesi bulunan) mobil ve sabit sektördeki toplam abone sayısının %98,82'sini oluşturduğu, geriye kalan %1,18 abonenin ise, kalan 809 işletmeciye (200.000'in altında abonesi olan) dağıldığı belirtilmiştir.
İdarece sunulan veriler ile dava konusu Usul ve Esaslar'da yer alan düzenlemenin gerekçesi olarak belirtilen ...'ın kapasite durumu ve teknik gereklilikleri hususu birlikte değerlendirildiğinde, toplam abone sayısının neredeyse %99'una sahip işletmecilerin e-Devlet kapısı üzerinden sunulacak borç ve alacak bilgilerini öğrenme ile iade ve ödeme yapma hizmetinden yararlanacağı, ancak kalan yaklaşık %1'lik aboneye sahip işletmecilerin e-Devlet kapısı üzerinden sunulacak bu hizmetten yararlanamayacağı, ...'ın kapasitesinin ve teknik alt yapısının abonelerin %99'una sahip işletmecilerin sisteme entegrasyonuna uygun olup da kalan %1'lik kısım için neden uygun olmadığı hususunda herhangi bir açıklama yapılamadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalı idarece bazı işletmecilerin sisteme entegre olamayacağı, uygun altyapıya sahip olmadıklarından bu durumun e-Devlet sisteminde yavaşlamaya neden olacağı şeklindeki gerekçenin, abone sayısının 200.000'in altında veya üzerinde olmasıyla doğrudan bir ilgisinin olmadığı, sisteme dahil edildikten sonra da işletmecilerin idarece belirlenen usul ve esaslara uygun davranma yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda idarece idari yaptırım uygulanabileceği açıktır.
Bu durumda, eşit şartlardaki işletmeciler arasında objektif bir neden olmaksızın farklı uygulama öngören dava konusu Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin 3. ve 8. fıkraları ile, söz konusu düzenlemeye dayanılarak davacı şirketin e-Devlet borç/alacak sorgulama, ödeme, alacak iadesi sistemine entegre edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu işlemlerin iptali gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!