Anahtar kelimeler: Kod İlanı Ettirmek Bulunacak İbareli Sinaî Fikri Tanınmış Yazildiği İhtimali

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLLERİ
: Av. ... -...
Av. ... -...
DAVALILAR
: 1- ... ...
: Av. ... -...
: 2- ... -... ...
: Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
TALEP
:
Davacı vekili 30.10.2018 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: müvekkili şirketin ... sayılı "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu; müvekkili şirketin biyofarmasötik ilaç şirketi olduğunu ve alnında dünyanın önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, ağırlıklı olarak ... hastalıklarının tedavisine yönelik ilaçlara odaklanan müvekkilinin bir ürünün de ... markasını taşıyan ilaç olduğunu ve yetişkinler için tedavi edilmesine rağmen iyileşmeyen ...hastalığının tedavisinde kullanıldığını, dünyada pek çok ülkede ve Türkiye’de markanın tescilli olarak uzun zamandır koruma altında olduğunu, fiilen de kullanıldığını, dava konusu marka işaretlerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer ve emtia listelerinin aynı/yakından ilişkili olduğunu, davacının öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu, ... markasının tedavi edilen hastalığa ya da etken maddeye gönderme yapmaması sebebiyle ayırt ediciliği yüksek bir işaret olduğunu, nitekim ... . sayılı ... kararının da benzer yönde olduğunu, bu anlamda dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı markasının tescili halinde davacının tanınmış markasının ayırt edici karakterine zarar vereceğini ve SMK m. 6/4 ve 6/5 gereğince markanın sulanmasına sebep olacağını, davalının kötüniyetli tescil talebinde bulunduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, müvekkili şirket markasını ile ayırt edilemeyecek derecede benzer işareti tercih ettiğini, bu tercihin tesadüf olamayacağını, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin 1928 yılından bu yana ilaç üretimi ve pazarlaması ile iştigal eden Türkiye’nin en eski kuruluşlarından ve köklü markalarından biri olduğunu ve markalaşma bilince olduğunu, bu konuda yatırım yapmaktan hiçbir zaman kaçınmadığını, kimsenin markasını taklit etme gayesi ile hareket etmediğini, dava konusu markaların aynı/benzer olmadığını, mal/hizmetlerin de aynı/benzer olmadığını, dava konusu markaların karıştırılma ihtimali olmadığını zira nihai kullanıcıların doktor, veteriner, eczacı gibi kimseler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
... KARARI
:
Mahkememizin █████/2019 tarih ve ...sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı, ... Dairesi'nin █████/2023 tarih ve ... sayılı kararıyla ÖZETLE:
"... Dava, ... kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerektiği gibi gerekçenin de kendi içinde tutarlı olması zorunludur. Zira, gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olması halinde hükmün denetlenmesi mümkün olmayacaktır. Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Öte ayndan, kararın gerekçesi ile hüküm arasındaki ya da gerekçenin kendi içindeki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir.
Somut uyuşmazlıkta da ilk derece mahkemesince, hükmün gerekçe kısmının 5. sayfasının ikinci paragrafında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 5. sınıfın 2., 4., 5. ve 7. alt grubunda yer alan mallar bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu belirtilmesine rağmen aynı sayfanın gerekçeye ilişkin son paragrafında taraf markaları arasında, başvuru kapsamında bulunan 5. sınıfın 4., 5. ve 7. alt grubunda yer alan “Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." malları bakımından iltibas bulunduğu kabul edilip yazılı şekilde dava konusu ... kararının 5. Sınıfın 4.,5 ve 7. alt grubunda yer alan mallar bakımından iptali ile sayılan mallar yönünden dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek, hem gerekçe içinde hem de gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye yol açılmıştır. Bu husus, az yukarıda açıklanan gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olmamasına ve kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu bulunmasına ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde, gerekçeli kararda yaratılan çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.
Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, mahkeme kararının gerekçesi çelişkili olduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle Dairemizce kararın gerekçesinde ve gerekçe ile hüküm arasında yaratılan çelişki giderilecek şekilde davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2- İstinaf kararının neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
.." şeklindeki karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
... ORTADAN KALDIRMA KARARI SONRASI DEĞERLENDİRME
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; ... ...’nin ... sayılı kararının iptali ve tescili halinde davalı şirkete ait ... sayılı, “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi ... sayılı davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/4 maddesine göre ... Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceğine ilişkindir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, ... 2009 yılında verdiği █████/2009 tarihli ve .... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.
SMK 6/4 maddesi anlamında ... Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi ise;
Tanınmış markanın karışıklığa meydan verebilecek şekilde aynısının, taklidinin veya tercümesinin aynı veya benzer ürünler için başkası tarafından tescilini re’sen veya ilgilinin isteği üzerine ret veya hükümsüz kılma ve kullanımını yasaklama konusunda üye ülkeleri yükümlü kılmıştır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında şu şekildedir:
Davalı başvuru Markası Davacı Markası
"..." "..."
(...) (...)
05. sınıf 05. sınıf
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 05'inci sınıftaki:
"05. Sınıf
: (01) İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. (02) Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. (03)Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. (04) Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. (05) Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. (06) İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. (07) Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markasının ise "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 05. Sınıftaki "05. Sınıf: Pharmaceutical preparations. (Farmasötik müstahzarlar)" mal ve hizmetlerin yer aldığı ve tüm ilaç sınıfını kapsadığı gözlenmektedir.
Buna göre, açıklanan kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamındaki 05. sınıftaki mal ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet markası ile aynı/ aynı tür/benzer/ilişkili olduğu anlaşılmış, taraf markalarının iltibas değerlendirmesinde emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının sağlandığı görülmüştür.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davacının itiraza mesnet "..." ibareli markasının herhangi bir etken madde olmadığı ve jenerik kökten türetilmediği, tesadüfen bulunabilecek bir marka olmadığı anlaşılmıştır (bknz. Dosya kapsamında aralarında ... bilirkişinin de bulunduğu heyetten alınan 25.04.019 tarihli rapor s. 5).
Davalının dava konusu "..." ibareli markasının ilk 4 harfinin davacı markasıyla aynı olduğu ve yine davacı markasında bulunan 'I' harfinin bulunduğu, her iki markada da vurgunun ilk hecede olduğu dikkate alındığında, dilimizde soldan sağa okuma prensibi geçerli olduğundan markaların aynı hece ile başlamasının onları benzer kılacağı ve taraf markaları arasında görsel, işitsel benzerliğin oluştuğu anlaşılmıştır.
Dava konusu marka ile itiraza mesnet markanın hitap ettiği tüketici kitlesinin 05. Sınıfın 01 ve 03. Sınıf alt gruplarında yer alan emtialar dikkate alındığında doktorlar ve eczacılara hitap ettiği; 05. Sınıfın 02, 04, 06, 07 alt gruplarındaki emtiaların ise kolaylıkla ulaşılabilen ve her yerde satılabilecek ürünler olduğu, bu nedenle ortalama tüketiciye hitap ettiği değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda taraf markaları arasındaki mal/hizmet benzerliği, aynı piyasaya hitap etmesi, vurgunun her iki markada da ilk hecede olması hususu göz önüne alındığında; her ne kadar 05. Sınıfın 01 ve 03. sınıf alt gruplarında yer alan emtiaların bilinç düzeyi yüksek doktorlar ve eczacılara hitap ettiği görülmekte ise de doktor ve eczacıların hiç hata yapmayacaklarının düşünülemeyeceği ve ilaç markalarını yan yana koyarak karşılaştırma yapmayacakları dikkate alındığında markaların benzerlikleri karşısında yanılgıya kapılabileceği, 05. sınıfın 02, 04, 06, 07 alt gruplarındaki emtiaların ise ortalama tüketicileri iltibasa düşüreceği, neticeten taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunduğuna Mahkememizce kanaat getirilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi heyeti █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin kısmen oluştuğunu belirtmiş ise de; ... 08.06.216 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, benzerlik bulunduğu, tüketiciler nezdinde karıştırılmaya sebebiyet vereceği anlaşılmakla iltibas koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
2-SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Hak elde etme, ancak marka üzerinde başvuruya konu mallarla/hizmetlerle ilgili olarak Türkiye'de kesintisiz ve süreklilik arz eder biçimde, ticari etki oluşturacak şekilde ve yeterli düzeyde kullanımla ortaya çıkar. Hak elde etmek için bu kullanımın üç açıdan değerlendirilmesi gerekir:
- Kullanımın niteliği
- Markanın temel işlevine uygun kullanım
- Kullanım alanı- Yurtiçinde kullanım
- Kullanımın yoğunluğu
İşaret ile mal arasında fiziksel bağlantı kurulamadığı durumlarda, işaretin kullanıldığı mal ya da hizmetle bağlantı kurulabilecek şekilde kataloglarda, reklamlarda ve işletme evraklarında kullanım da yeterli kabul edilir. Hak elde etmek için kullanımın mutlaka Türkiye'de olması gerekir.
Hak elde etmek için ise önemli olan diğer kıstas kullanımın yoğunluğudur. Kullanım yoğunluğunun yeterli olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Bunlar:
- İşaretin üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin türü
- Satış miktarı
- İşaretin markanın temel işlevine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı
- İlgili mal veya hizmetler bakımından pazar payı yaratılıp yaratılmadığı
- Hitap ettiği müşteri çevresi gibi unsurlardır.
Yukarıda belirtilen husular kapsamında davacı tarafından bu iddiasını destekler nitelikte dosyaya delil sunulmadığı anlaşılmakla değerlendirme yapılamamıştır. .
3-SMK 6/4 VE 6/5 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
SMK m. 6/4 uyarınca “... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” Bu madde gereği ... Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmışlığa sahip markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından tescil edilmeyecektir.
SMK m.6/5'de ise tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir.
Somut dava bakımından, davacı tarafından dosyaya sunulan web sitesi ve wikipediadan alınan bilgi-belgeler, markaya ilişkin başka ülkelerdeki tescil belgeleri, yabancı dildeki makale (Türkçe çevirisi sunulmadığından değerlendirilmeye alınmamıştır) ve bazı ekran görüntüleri incelenmiş, ibraz edilen bu delillerin davacının tanınmışlık iddiasının ispatı bakımından yeterli olmadığı ve SMK 6/4'deki koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
4-KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 6/1 kapsamında, dava konusu ... kararının yerinde olmadığına ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna kanaat getirilerek, davanın kabulüne ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın KABULÜNE,
2-...'nun ... sayılı kararının iptaline,
3-... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
4-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın düşümü ile 215,45 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı vekili kendisini vekille temsil ettirdiği için 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 2.208,50 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan masrafların davalılar üzerinde bırakılmasına,
8-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ...aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince
DYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,
Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.
Davacı Masraf Dökümü
:
İlk Masraf 77,00.-TL
Posta Masrafı 331,50.-TL
Bilirkişi Ücreti 1.800,00.-TL
Toplam 2.208,50.-TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!