Anahtar kelimeler: Bafra Kain Samsun İli İlçesi Mahallesinde Kesinlik Şartı Eksiklikleri Hazine

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bafra 2. Asliye Hukuk MahkemesiTaraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDavacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili Bafra ilçesi, ... Mahallesinde kain 121 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde idarece yapılan incelemede, dava konusu parselde 1956 yılında Tapu Kadastro çalışmaları yapıldığı, taşınmazın tarla vasfı ile tapuya tescil edilmiş olduğu, taşınmazın tapuda halen ... ve Hazine adına tarla vasfı ile kayıtlı olduğu tespit edildiği, Orman Kadastro Komisyonu tarafından ... Mahallesinde orman kadastro çalışmalarına başlandığı, çalışmaların 12.04.2013 tarihinde askıya çıktığı, dava konusu 121 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kısmen orman olarak sınırlandırıldığı, orman kadastrosu itiraz olmadan kesinleştiğini, Anayasanın 169 ve devamı maddelerine göre devlet ormanlarının hiçbir şekilde özel mülke konu olamayacağını, satılamayacağını, devredilemeyeceğini, zilyetlikle dahi kazanılamayacağını, 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre de dava konusu yerlerin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığından orman olduğunu, mezkur Yargıtay içtihatları da bu yönde olduğu, dolayısıyla kesinleşen orman sınırları içinde kalan tapunun hukuki kıymeti kalmadığını, dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritası, meşçere haritası, hava fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresi itibariyle hukuki ve fiili durumu itibari ile orman vasfında olan kısmın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, hukuki dayanaktan yoksun mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, devlet tarafından daha önce kadastrosu yapılmak suretiyle hukuki durumları tespit edilmiş bir taşınmazın mülkiyet haklarını belirlemek amacıyla ikinci kez kadastro faaliyeti yapılamayacağını, yapılırsa hükümsüz olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin devam eden fıkralarında ikinci kadastro yasağının istisnaları sayılmış olup, orman kadastrosu bu istisnalar arasında yer almadığını, 6831 sayılı Orman Kanununda, orman kadastrosunun ikinci kadastro yasağı kapsamının dışında kaldığına dair açık bir düzenleme de bulunmadığını, 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro faaliyetini ikinci kadastrosunun istisnası saymamak devletin mülkiyet haklarını ihlal etmesine yol açacağını, davada arazi kadastrosu yapılmış bir taşınmazın bundan sora yapılacak orman kadastrosu sonucunda belirlenen orman tahdit hattının arazi kadastrosu parselleri ile çakışan bölümlerinin ikinci kadastro mahiyetinde olduğu ve 3402 sayılı Kanunu'nun 22/1 inci maddesi uyarınca hükümsüz sayılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle Orman niteliği bulunmadığı, arazi tapulaması bu iddialarını doğruladığını, dava konusu edilen taşınmaz kadimden beri tarla vasfında tapuya kayıtlı olduğunu, taşınmazın etrafı özel mülke konu şahıs arazileriyle çevrili olduğu, eğim neredeyse sıfır düzeyde olduğu, büyük bir kısmı eylemli nitelikte ağaç il örtülü olmadığını, Hazine yönünden uyuşmazlık idari yolla ve bu yolun tüketilmesiyle çözülmesi gerektiğinden hazine yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu talep zaman aşımına uğradığından zaman aşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, davalı ... ise cevap dilekçesi sunmamıştır.Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2013 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu vardır.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "mahkememizce kesinleşen orman kadastrosuna göre dava konusu alanın orman kadastrosu içerisinde bulunup bulunmadığının tespiti yapılmış, davalılarca yerin orman olmadığına yönelik herhangi bir itiraz sunulmadığı, orman kadastrosunun iptaline ilişkin herhangi bir dava da bulunmadığından emsal Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı doğrultusunda dava konusu taşınmazın orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı değerlendirilmesi yapılmış, 30.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 387,83 m2'lik alanın orman kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kaldığı " gerekçesiyle davanın kabulüne, Samsun ili Bafra ilçesi ... Mahallesi 121 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 30.12.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda 9/A ile gösterilen 387,83 m2'lik kısmının davalılar adına olan tapusunun iptali ile orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.