Anahtar kelimeler: Tesciltescil Tapuda Çevresi İli İlçesi Mahallesi Adana Kesinlik Şartı Eksiklikleri
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    KARAR
    : Davanın kabulü
    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil/tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine, Orman İdaresi, ... ve ... Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı tapuda kayıtlı olmayan, çevresi tapuda, Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi, 12036 ada 269, 270, 271 parseller ve ... Mahallesi 852, 858, 859 parseller ile çevrili olan 30 dekarı aşkın taşınmazın 30 yılı aşkın olarak müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda, davasız ve fasılasız müvekkili tarafından tarımsal amaçla tarla olarak kullanıldığını, Kadastro Kanunu ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirtilen koşulların oluştuğunu belirterek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafından tapulama harici taşlık kayalık yerden ihya edilerek 30 yıldan fazla zamandır nizasız, fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; Adana ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan kuzeyi ... Çiftliği (...) köyü eski 32 ve 33 parseller Kadastro Müdürlüğünce Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesince yapılan çalışmalar sonucu ise 12036 ada 270 ve 271 parsellerden oluşan, Doğu ve Güneyi Hendek ve Hendeğin bitişiğinde ise ... ilçesi ... köyünde yapılan tapulama çalışmaları sırasında 252 parsel numarasıyla tespit ve tescil gören parsel olan, Batısı ... Çiftliği (...) köyü eski 33 parsel Kadastro Müdürlüğünce yapılan Kadastro Kanununun 22/a çalışmaları sonucu 12036 ada 270 parsel olan teknik bilirkişi ...'ün 01.07.2015 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile belirtilen 32.019,51 m2'lik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı olmak üzere süresi içinde temyiz edilmiştir.
    Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 09.05.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın davacı gerçek kişi adına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi uyarınca zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı gibi dava konusu yerin ne için tescil harici bırakıldığı 1948 tarihli hava fotoğraflarının incelemesinin yapılmadığı, imar planı yapılıp yapılmadığı ve yapılmışsa konumunun ne olduğu ve yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece; öncelikle çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede tespit tarihinden önce yapılan orman kadastrosu bulunup bulunmadığı araştırılarak; yapılmış ise buna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, çekişmeli taşınmazların tümünü ve yakın çevresinde bulunan taşınmazlarla birlikte geniş çevresini bir arada gösterir şekilde orijinal kadastro paftasının bir sureti ile 1948 tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi,
    bir ziraat mühendisi, bir jeolog ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve █████ Esas-Karar; 14.03.1989 tarihli ve █████ Esas-Karar ile 13.06.1989 tarihli ve 7/25 Esas-Karar sayılı kararlarıyla iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu yapılmış ise orman kadastrosu ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın tahditdeki konumu duraksama yaratmayacak şekilde belirlenmeli, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ve hava fotoğraflarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafları ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde gösterecekleri ve yine hava fotoğraflarının stereoskop aleti aracılığı ile üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği ile üzerindeki bitki örtüsünün yaşı, cinsi, dağılımı ve kapalılık oranını açıklayıcı yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
    Açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları araştırılarak, yapılacak keşifte, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, dava konusu taşınmazın güneyindeki taşınmazın ... tarafından kamulaştırıldığı belirtildiğinden bu yere ilişkin kamulaştırma belgeleri getirtilmeli ve taşınmazın imar planı içerisinde kalıp kalmadığı imar müdürlüğünden sorularak toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "Davanın, tapuya tescil davasından ibaret olduğu, davacı, tapuda kayıtlı olmayan, çevresi tapuda Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi, 12036 ada, 269, 270, 271 parseller ve ... Mahallesi 852, 858, 859 parseller ile çevrili olan 30 dekarı aşkın taşınmazın 30 yıldır nizasız, fasılasız imar ve ihya yapılmak suretiyle kullanıldığından 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleriyle, Türk Medeni Kanun'un 713/1 ve 996 maddeleri gereğince tapuya tescilini talep ettiği, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, mahalli bilirkişi beyanları, fen bilirkişisi ...'nün raporu ve ormancı, ziraatçı bilirkişilerin raporları ile dosyamız içerisinde bulunan fen bilirkişisi ...'nün 01.07.2015 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile belirtilen Adana ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan kuzeyi ... Çiftliği(...) köyü eski 32 ve 33 parseller Kadastro Müdürlüğünce yapılan Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesince yapılan çalışmalar sonucu ise 12036 ada 270 ve 271 parsellerden oluşan, Doğu ve Güneyi Hendek ve Hendeğin bitişiğinde ise ... ilçesi ... köyünde yapılan tapulama çalışmaları sırasında 252 parsel numarasıyla tespit ve tescil gören parsel olan, Batısı ... Çiftliği (...) köyü eski 33 parsel Kadastro Müdürlüğünce yapılan Kadastro Kanunu'nun 22/a çalışmaları sonucu 12036 ada 270 parsel olan teknik bilirkişi ...'nün 01.07.2015 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile belirtilen 32.019,51 m2 lik kısmının davacı tarafından tapulama harici taşlık kayalık yerden ihya edilerek 30 yıldan fazla zamandır nizasız, fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığından 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleri ile Medeni Kanun'un 713 üncü maddesi gereğince davacı adına tapuya tescil edilmesi gerektiği, Yargıtay ilamı doğrultusunda dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanık beyanları ile tanzim edilen bilirkişi raporlarının da davacı lehine zilyetlikle mülkiyet edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, Adana ili Yüreğir ilçesi ... Mahallesi, 13266 ada 1 parsel, 13269 ada 3 parsel, 13290 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı Hazine adına olan hisselerin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş hüküm, davalılar Hazine, Orman İdaresi, ... ve ... Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalılar Hazine, Orman İdaresi, ... ve ... Belediye Başkanlığı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
    7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden ... ile ... Belediye Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına,
    1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!