Anahtar kelimeler: Elatma Paydaş Direnilmesi Direnilmişse Bozulmuştur Beşinci Alım Yoluyla Katılma Sayisi
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    EK KARAR TARİHİ
    : 29.04.2024
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    DAVALILAR
    : ... vd.
    Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 08.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
    Dairemiz bozma kararına Mahkemece direnilmesi üzerine verilen karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
    08.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararına direnilmişse de; dava konusu taşınmazda paydaş olan davalıların kamulaştırmasız elatma nedeniyle davacı ... Başkanlığına karşı tazminat davası açmalarının ön alım hakkını ortadan kaldırmayacağı, şartların oluşması halinde ... dışındaki diğer davalılar açısından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmış, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
    KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
    26.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
    (Karşı oy)
    KARŞI OY
    Dava, yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil işlemine ilişkindir.
    Yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 08.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
    Dairemiz bozma kararına Mahkemece direnilmesi üzerine verilen karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece 08.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı Dairemizin bozma kararına direnilmiş olup;
    Değerli çoğunluğun direnme kararını onamak yerine HGK’ya gönderme kararına iştirak etmem mümkün değildir. Şöyle ki;
    1. Davalılar tarafından, bu davadan evvel kamulaştırmasız elatma sebebiyle Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyalarında dava ikame edilmiş, anılan davalar derdest iken davacı idare tarafından eldeki ön alım davasının açılması 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde açıklanan dürüstlük kuralına aykırı olmuştur. Zira bu kural özellikle; kanunların yorumu ve boşlukların doldurulmasında, hukuki işlemlerin oluşmasında, yorumunda ve tamamlanmasında, kanuna karşı hilenin önlenmesinde, sözleşmelerin değiştirilmesinde ve sona ermesinde ve yan yükümlülüklerin içeriğinin tespitinde ve hakkın kötüye kullanılmadığını belirlemede uygulanır. Kamulaştırmasız elatma davasında taşınmaz bedelinin hesabı dava tarihindeki duruma göre yasal düzenlemeler ışığında yapılmakta, ön alım davasında ise davalıların resmi senette belirtmiş oldukları bedel ve tapu masrafları ön alım bedeli olarak kabul edilerek karar verilmektedir. Taşınmaza kamulaştırmasız olarak elatan idarenin daha düşük bedel ödemek maksadıyla ön alım yoluna başvurmuş olması, yukarıdaki anlatımlar doğrultusunda hakkın amacına uygun olarak kullanılmaması, davalıların zarar görmesi, taraflar arasındaki menfaat dengesinin bozulması ve dolayısıyla hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğurmuştur.
    2. Eldeki ön alım davasının açılma tarihi 20.03.2015 olup dava konusu taşınmazda 26.05.2014 ve 13.05.2014 tarihlerinde davalılara satılan hisselerin ön alım hakkı nedeniyle adına tescili istenmiştir. 26.05.2014 tarih 2511 yevmiye numaralı işleme ilişkin satış bedeliyle tapu harç ve masrafları toplamı olan 193.982,50 TL 08.02.2016 tarihinde depo edilmiş; 13.05.2014 tarih 23019 yevmiye numaralı işleme ilişkin satış bedeliyle tapu harç ve masrafları toplamı olan 323.000,00 TL ise dava açıldıktan yaklaşık altı buçuk yıl sonra 29.07.2021 tarihinde depo edilmiş olup anılan bedellerin makul süre içerisinde depo edildiklerinden söz edilemez. Zira mahkemeler, dava açıldıktan sonraki makul bir süre içinde ön alım bedelinin, vadeli bir mevduat hesabına yatırılmasını sağlayarak yargı sürecinin hızlı işleyemeyişinin taraflar üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri asgari seviyeye indirerek mülkiyet hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülüğü yerine getirmelidirler. Satış tarihi üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra açılan davada gecikmeli depo edilen bedelin haksız menfaat temini oluşturduğu kuşkusuzdur.
    3. Ön alım hakkının kullanılmasına sebep olan satışın üzerinden 10 yıl geçtikten sonra ön alım bedelinin depo edilmesi de her halükarda adaletsizdir.
    Tüm bu açıklamalar nedeniyle davacı idarenin; kamulaştırma işlemlerini yapmak yerine, kamulaştırmasız olarak elattığı, üstelik diğer hissedarlarca açılan kamulaştırmasız elatma davaları neticesinde edindiği taşınmazdaki hissesini gerekçe göstermek suretiyle ön alım hakkını kullanması, mülkiyet hakkını ağır biçimde ihlal eden, orantılı olmayan bir müdahale teşkil ettiğinden, Mahkemenin davanın reddine ilişkin direnme hükmünün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluğun kararına katılamıyorum.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!