Anahtar kelimeler: Tehditin Kademede Baskısı Edilmezse Tenkis Vasiyetnamenin Murisi Hile Konya Ehliyetsiz
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    DAVALILAR
    : ... vd. vekili Avukat ...
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; murisi ...’ün ehliyetsiz olması, davalıların baskısı altında olması, hile ve tehditin söz konusu olması nedeniyle 20.03.2019 tarihli vasiyetnamenin iptali gerektiğini belirterek, öncelikle dava konusu vasiyetnamenin iptalini, bu talep kabul edilmezse ikinci kademede tenkis talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, vasiyetnamenin geçerli olduğunu, vasiyetnamede davacıya da mal bırakıldığını, tenkis şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; murisin fiil ehliyetine haiz olup olmadığı hususunda alınan Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kurulu'nun 17.01.2023 tarihli raporunda; “dosya kapsamında işlem tarihinde düzenlenen ayrı iki merkezden kişinin bilişsel fonksiyonları ile ilgili farklı görüşte iki kayıt mevcut olduğundan ...’ün vasiyetname düzenlediği 20.03.2019 tarihinde fiil ehliyetine haiz olup olmadığının bilinemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde rapor düzenlendiği, bu durumda ispat yükü davacı üzerinde olduğundan, vasiyetnamenin, murisin tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapıldığı hususunun, davacı tarafından ispat edilemediği sonucuna varıldığı, vasiyetname içeriği incelendiğinde; murisin terekesinin 3 daireden ibaret olduğu, kanuni mirasçılarının da üç çocuğundan ibaret olduğu, vasiyetname içeriğine göre davacı dışında murisin diğer çocuklarının yasal miras paylarıyla orantılı şekilde birer daire almakta oldukları, davacıya isabet eden dairenin yarı payının ise murisin yanında büyüdüğü anlaşılan, davacının ilk eşi ...’den olan kızı ...’ye bırakıldığının anlaşıldığı, tüm dosya kapsamına göre vasiyetnamenin iptali için kanunda sınırlı olarak belirtilen diğer iptal sebeplerinin de mevcut olmadığı anlaşıldığından vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının ikinci kademedeki tenkis talebi incelendiğinde ise; murisin malvarlığının vasiyetnameye konu 3 taşınmazdan ibaret olduğu, 15.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre ½ payı davacıya bırakılan 14 nolu bağımsız bölümün 910.076,61 TL, 13 nolu bağımsız bölümün 910.076,61 TL ve 15 nolu bağımsız bölümün 898.978,12 TL olduğunun anlaşıldığı, davacının kanuni miras payının 1/3, saklı payının 1/6 olduğu, buna göre davacıya isabet eden payın değerinin (455.038,30) TL, saklı payından (453.188,55 TL) daha yüksek olduğu, davacının saklı payının ihlal edilmemiş olduğu anlaşılmakla tenkis talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
    A. Dosyada vasiyetname günü düzenlenmiş ve murisin fiil ehliyeti konusunda birbiriyle çelişkili olan iki adet raporun bulunuyor olmasının iptal sebebi olduğunu,
    B. Adli Tıp Kurumu'nun, murisin fiil ehliyeti "var" veya "yok" demediğini, bu konuda kesin bir görüş belirtemediğini, Mahkemenin, murisin vasiyetname günü fiil ehliyetinin olup olmadığını kesin olarak tespit etmeden davayı reddettiğini,
    C. Mahkemenin tanık beyanlarına neden itibar etmediği hususunu açıklamadığını,
    D. 87 yaşında okuma yazma bilmeyen ve fiil ehliyeti de olmayan birinin, kendi hür iradesiyle vasiyetname yaptığından söz edilemeyeceğini,
    E. Murisin banka hesabındaki paranın da tenkis hesabına konu edilmesi gerektiğini, ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konunun da hiç irdelenmediğini ve görmezden gelindiğini,
    F. Taşınmazların değerlerinin tespit edildiği bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın yerinde olmadığını, tenkis hakkına uyulmadığını beyan etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık; Vasiyetnamenin iptali talebi, bu talep kabul edilmezse ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir.
    Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    26.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!