Anahtar kelimeler: Erzincan Hekim Hasta Erzurum Muris Yaşında İmzalı Ret Feragat Ehliyetinin
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    DAVALILAR
    : ... vd. vekili Avukat ..., ...
    DAVA TARİHİ
    : 07.08.2020
    KARAR
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muris ...’ın, feragat sözleşmesinin imzalandığı tarihte 81 yaşında ve hasta olduğunu, buna rağmen kendisi adına feragat sözleşmesi imzalanmadan önce hukuki ehliyetinin bulunduğuna dair tek hekim imzalı bir sağlık raporu alındığını, feragat sözleşmesinin aktedilmesinden önce murisin erkek çocukları tarafından baskı altına alındığını ve müvekkilinin feragat sözleşmesinde belirtilen İstanbul ili, ... ilçesi, ...r Mahallesinde yer alan taşınmaz üzerindeki haklarının █████████ (yaklaşık % 15 ) oranında sınırlandırılmasına baskıyla ikna edildiğini, davalıların feragat sözleşmesinin imzalanması adına notere gidildiği esnada babalarına ve müvekkiline, feragat sözleşmesinin yalnızca ...r Mahallesindeki taşınmazla sınırlı olacağını, terekede bulunabilecek diğer mallarla ilgisi olmayacağını ve onların babalarının vefatı halinde dört kardeş arasında eşit olarak paylaşılacağını ifade ettiklerini, müvekkilinin yaşlı babasını üzmemek, ona karşı gelmemek ve aile içi bir sorun olmaması, abilerinden ve babasından korkmasından dolayı söz konusu arsadaki payının düşürülmesine ikna olduğunu, fakat ağabeyleri olan davalıların noterde sadece o arazideki payının düşürülmesi ve araziden kalan payından feragat edilmesi şeklinde değil o arazideki yüzde 15 pay karşılığında tüm mirastan feragat edileceğini içeren bir sözleşme düzenlettirdiklerini, iş bu sözleşmeyi hem babalarına hem de müvekkile hile ile imzalattırdıklarını, miras bırakan tarafından müvekkil hakkında düzenlenen Bakırköy 22. Noterliğinin 07.02.2019 tarih ve 3298 yevmiye No.lu feragat sözleşmesinin, hile ve baskı sonucu düzenlendiğini, sözleşmenin hukuka, usule, dürüstlük ve ahlak kurallarına aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kendi iradesi ile babası ile anlaştığını, iki ayrı sözleşme yapıldığını, Noterin bu sözleşmeleri istedikleri şekilde yazdığını, şahitler huzurunda okuduğunu, babasının veya kardeşlerinin hiç bir baskısı olmadığını, karşılık alarak mirastan feragat ettiğini, ...'in de karşılık alarak kendi isteği ile mirastan feragat ettiğini, babalarının bu işlemi yaparken aklının son derece yerinde olduğunu, buna rağmen doktor raporu da alındığını, davacı ...'a ve kendisine hisse verilen taşınmazın daha çok Almanya’daki kardeşleri olan Öner ve Muammer'in birikimleri ile alındığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
    2. Davalılar ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ve davalı kardeş ...’ın murisleri olan babalarının, annelerinin ölümünden sonra yeniden evlenme arzusunu bildiklerinden, sağlığında muris babalarından miras hakkı istediklerini ve sözleşmeye konu taşınmazdan hisse alarak başkaca bir miras hakkı istemeyeceklerini bu kapsamda mirastan feragat ettiklerini, noter huzurunda sözleşme altına alındığını, feragatin ivaz karşılığı ve tarafların hür ve serbest iradeleri ile olduğunu, davacı ve ...'ın muris babalarıyla anlaşmaları üzerine noterlik sözleşmesinin yapılması için müvekkillerinin babalarını bizzat Almanya’dan İstanbul'a getirdiklerini ve davacının istediği tapu hisse devri ve sözleşmenin bu şekilde yapıldığını, davacı ...’in sözleşmede baskı altında kalmaksızın hür iradesi ile mirastan ivaz karşılığı feragat ettiğini bizzat beyan ettiğini, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı sabit olduğundan öncelikle hak düşürücü süre itirazları kapsamında esasa girilmeksizin davanın usulden reddine, ayrıca hukuki ve fiili dayanaktan yoksun haksız davanın esas yönüyle de reddine karar verilmesini talep etmişler.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu mirastan feragat sözleşmesinin ivazlı olarak noterde düzenlendiği ve tarafların yanı sıra tanıklarca da imzalandığı, davacı sözleşmenin korku, baskı ve hile altında imzalandığını iddia etse de; dinlenen tanık beyanları ve diğer deliller karşısında hata, hile ve ikrah halini kanıtlayamadığı, kanunda belirtilen şekillere uygun olarak murisi ile çift taraflı olarak imzalanan sözleşmede, davacı mirasçının karşılıklı olarak mirastan feragat ettiğinin noterce düzenlenen sözleşmede belirtildiği, sözleşmeden 1 gün önce feragat karşılığında verilen taşınmaz hissesinin davacı adına tapuda tescil edildiği, resmi belgenin aksi aynı güçte başka bir belge ile kanıtlanamadığı gibi takdiri delillerle de davacının iddiasının doğrulanamadığı, bu itibarla söz konusu sözleşme resmi biçimde düzenlendiğinden ve sözleşmenin hata, hile ve ikrah altında imzalandığının ve tarafların gerçek iradesini yansıtmadığının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
    a. Feragat sözleşmesinin yalnızca ...r Mahallesindeki taşınmazın %10’luk kısmı için olduğu belirtilmesine rağmen noterde işlem esnasında hile ile terekedeki tüm malları kapsayacak şekilde sözleşme düzenlendiğini,
    b. Müvekkilinin babası ve kardeşlerine duyduğu güvenin kötüye kullanılmasından hile ile sözleşmeyi imzaladığını,
    c. Müvekkilinin anılan taşınmazda kendisine bağışlanan pay karşılığı terekedeki tüm mallardan vazgeçmesinin dürüstlük kuralına, hayatın olağan akışına, akla, ahlaka ve vicdana aykırı olduğunu,
    d. Tanıklar ..., ... ve ...'in beyanlarının sözleşmenin baskı ve hile ile yapıldığını doğruladığını,
    e. Sözleşmenin aktedildiği sırada murisin 81 yaşında olduğunu, önemli sağlık sorunları yaşadığını, düzenli tedavi gördüğünü, sağlıklı karar verebilecek bir vaziyette olmadığını, Mahkeme Adli Tıp Kurumundan alınan raporu yeterli görmüş ise de murisin yurt dışı tedavi evrakları getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini,
    f. Feragat sözleşmesinin Türk Medeni Kanunu7nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, temyiz başvurusunun kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık; mirastan feragat sözleşmesi iptal şartlarının mevcut olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
    Türk Medeni Kanunu'nun mirastan feragat sözleşmelerinin kapsamını düzenleyen 528. maddesi şöyledir; "Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. "
    Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    26.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!