Anahtar kelimeler: Hükümkarar Saatte Gününün Rücuen Davetiye Dairece Kesinlik Şartı Eksiklikleri Belli
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    HÜKÜM/KARAR
    : Davanın kısmen kabulüne
    Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.11.2024 tarihinde duruşmalı olarak yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
    Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalılar ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... ve ... vekili Avukat ... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.11.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada davalı doktorların yanlış teşhis ve tedavileri nedeniyle sakat kalan dava dışı mağdur için idare mahkemesinde açılan tazminat davasında hüküm altına alınan ve Danıştay'ca onanarak kesinleşen maddi ve manevi tazminat miktarının, birleşen davada ise Danıştay'ın miktarı az bularak bozma kararı vermesi sonrasında idare mahkemesince kabul edilen tazminatın idarelerince ödendiğini, ödenen tazminattan davalıların hatalı muayene ve tedavi işlemleri nedeniyle sorumlu olduklarını belirterek rücuen tazminat talebinde bulunmuştur.
    II. CEVAP
    Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 22.10.2020 tarihli, ████████ Esas ████████ karar nolu kararı ile asıl ve birleşen davada davalıların 2/8 kusur oranına göre belirlenen rücuen tazminattan % 30 hakkaniyet indirimi yapılarak asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada 4.582,54 TL; birleşen davada 104.988,03 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairenin 16.06.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile;
    "1-Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
    Hükmüne uyulan Dairemizin 24.02.2015 gün █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilk ilamında da belirtildiği gibi; eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup; rücu davasında, sorumlular arasında teselsül hükümleri uygulanamaz. Davalılar ancak kusurları oranında zarardan sorumludurlar.
    Mahkemece, bozmaya uyularak karar verilmiş ise de, bozma gereğinin yerine getirilmediği, belirlenen tazminatlardan asıl ve birleşen dosya davalılarının müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutuldukları görülmüştür. Somut olayda, uyulan bozma ilamına göre her bir davalı doktorun ayrı ayrı ne oranda kusurlu olduklarının saptanamayacağı, toplam kusur oranının 2/8 olarak kabul edilip, buna göre hesaplanacak olan tazminattan davalı doktorların çalışma koşulları ve diğer hususlar da gözetilerek olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 43-44. maddeleri uyarınca uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm tesis edilmesi gerektiğinin belirlenmiş olmasına göre; mahkemece asıl ve birleşen davada yapılacak iş, davalıların 2/8 kusur oranına isabet eden tazminattan hakkaniyet indirimi yapılarak belirlenecek meblağdan davalıların müşterek ve müteselsil kaydı olmaksızın sorumlu tutulmalarına ilişkin hüküm tesisinden ibarettir.
    Şu durumda, bozma ilamına aykırı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile, 4.582,54 TL tazminatın 14.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile, 104.988,03 TL tazminatın 21.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl kusurlunun idare değil kamu görevlileri olduğunu, davalıların kusurlarının dosya kapsamındaki raporlarla belirlendiği kusur oranlarında herhangi bir indirim yapılmaması gerektiği, kabul etmemekle birlikte hakkaniyet indirimi yapılacak ise de indirim oranının idare lehine bozulması gerektiğini belirtmiştir.
    Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının taraf olmadığı davada alınan adli tıp raporuna göre karar verilmesinin mümkün olmadığını, davalının kusurunun bulunmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini belirtmiştir.
    Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının kusuru bulunmadığını, rücu şartlarının gerçeklemediğini, rücu talebine dayanak davaların davalıya ihbar edilmemesi nedeniyle faiz başlangıç tarihi ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
    Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tam yargı davasında alınan bilirkişi raporunun iş bu dava bakımından hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, rücu için gerekli şartların oluşmadığını, davalının kusuru bulunmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, zarardan davalının sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir.
    Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davalının olayda kusuru bulunmadığını, kusur oranlarının net olarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
    Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davalının olayda kusuru bulunmadığını, kusur oranlarının net olarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
    B. Gerekçe
    Uyuşmazlık rücuen tazminat talebine ilişkindir.
    1- Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Kanun'a eklenen geçici 13 üncü madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir.
    Bu durumda mahkemece; yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; davacı tarafından başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    2. Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
    VI. KARAR
    1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz edilen mahkeme kararının re'sen BOZULMASINA,
    2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
    Yargılama sırasında yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Kanun'a eklenen geçici 13 üncü madde uyarınca karar resen bozulduğundan taraflar yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
    Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
    Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!