Anahtar kelimeler: Soyisme Kuryeden Kartına Şeklide Düşünerek Nerelerden Şifre Özetleri Kartın Hilafına

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:1- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, eşi ile aynı isim ve soyisme sahip katılana ait kredi kartını kuryeden alarak, bu kart ile değişik tarihlerde alışveriş yaptığını ve kartın eşine ait olduğunu düşünerek bu şeklide hareket ettiğini beyan etmesi karşısında, katılana ait kredi kartına ilişkin hesap özetleri temin edilip hangi tarihlerde kullanıldığı, bu kart ile alışveriş yapılırken şifre kullanılıp kullanılmadığı, kredi kartının limitinin ne kadar olduğu, katılanın talimat ile alınan ifadesinde ikinci bir ek kartın daha rızası hilafına kullanıldığını ve bu ek kartın sanıkta olduğunu düşündüğünü belirttiğinden katılana ait bir ek kart bulunup bulunmadığı, varlığı halinde bu kartın ne şekilde çıkarıldığı ve bu kart ile hangi tarihlerde nerelerden alışveriş yapıldığı araştırılıp, olay tarihinde sanık ile katılanın aynı otelde çalışıp çalışmadıkları, çalışıyor iseler birbirlerini tanıyıp tanımadıkları, sanığın eşinin suç tarihi ve öncesinde herhangi bir otelde çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise hangi otel veya otellerde çalıştığı araştırılıp, sanığın eşi olan ... katılana ait kredi kartının kullanılması konusunda bilgi sahibi olup olmadığının anlaşılması bakımından, kredi kartını sanığa teslim eden kurye görevlisinin ise sanıkla hangi telefon numarası ile görüştüğü ve teslimatın nerede yapıldığının tespiti bakımından tanık olarak dinlenmeleri, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Kabul ve uygulamaya göre de;a- Sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üzerinde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,b- Katılanın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, sanığın kısmen iadede bulunduğunu beyan etmesi karşısında, TCK.nun 245/5. maddesi delaletiyle aynı yasanın 168/4. maddesi uyarınca mağdurun rızasının bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kısmi ödemenin bulunmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.