Anahtar kelimeler: Feri Arası Murisinin Bursa Müdahil Özetle İii Kesinlik Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 13. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum ile davalı işveren vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisinin 01.07.1989-01.07.1993 tarihleri arası ile 02.08.1993-14.11.1994 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPFer'i müdahil Kurum vekili özetle; davanın reddini talep etmiştir.Davalı işveren vekili özetle; davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"Açılan asıl ve birleşen davanın kabulü ile1-Davacı murisi ...'ın 01.07.1989-01.07.1993 tarihleri arasında 28613 sicil numaralı davalı ... 'a devredilen Mersu Su Ürün.San. Tic. A.Ş.'ye ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile 1989/3.dönemde 31 gün, 1990/1.dönemde 72 gün, 1990/2.dönemde 38 gün, 1990/3.dönemde 120 gün, 1991/1.dönemde 120 gün, 1991/2.dönemde 120 gün, 1991/3.dönemde 120 gün, 1992/1.dönemde 120 gün, 1992/2.dönemde 60 gün, 1993/2.dönemde 9 gün, hizmetinin eksik bildirildiğinin tespitine,2-Davacı murisi ... 'ın 02.08.1993-14.11.1994 tarihleri arasında 11001581 sicil numaralı davalı ... 'a devrolunan Ancoker Su Ürün. San. ve Tic. A.Ş. işyerinde 1993/2.dönemde 48 gün, 1993/3.dönemde 44 gün, 1994/1.dönemde 51 gün, 1994/2.dönemde 65 gün, 1994/3.dönemde 13 gün hizmetinin eksik bildirildiğinin tespitine,3-Dava tarihi olan 22.04.2016 tarihi tahsis talep tarihi olarak kabul edilmek suretiyle 5510 sayılı Kanun'un 97/1.maddesinde düzenlenen " Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar." düzenlemesi uyarınca 01.05.2011 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren ile davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"Somut olayda; 15.11.2018 tarihli "Birleşme Sözleşmesi" ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından devralınan şirketlerden; ... A.Ş.'ye ait 28613 sicil numaralı iş yerinden 01.07.1989-06.09.1990 ve 01.07.1992-01.07.1993 tarihleri arasında, ... A.Ş'ye ait 11001581 sicil numaralı iş yerinden ise 02.08.1993-14.11.1994 tarihleri arasında davacılar murisi ... adına hizmet bildiriminde bulunulması ve hüküm altına alınan dönemin de 01.07.1989-14.11.1994 tarihleri arasını kapsaması nedeniyle hak düşürücü sürenin geçmediğinin belirgin bulunması, muris ...'ın hükümde gösterilen iş yerlerinde, hüküm altına alınan tarihler arasında hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte kesintisiz olarak çalıştığının; dinlenilen tanıkların beyanları ve dosyada mevcut diğer deliller ile doğrulanması karşısında hizmet tespitine yönelik verilen kararda isabetsizlik bulunmamıştır.5510 sayılı Kanun'un "Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları" başlıklı 32. maddesine göre; ölüm aylığı; en az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır.5510 sayılı Kanun'un, zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans başlıklı 97. maddesinin 1. fıkrası ise "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında, yukarıdaki hükümler uygulanmaz...." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda; 5510 sayılı Kanun'un 97. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içerisinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacak olması ve eldeki davanın açıldığı 22.04.2016 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasının talep edilmesi karşısında 01.05.2011 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmamıştır.” gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, dinlenen tanıkların hiç birinin davacının murisinin çalışmalarına ilişkin olarak kesin anlatımlarda bulunmadığını ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.Davalı işveren vekili, başka bir davalı nezdinde gerçekleşen çalışma yönünden davalı şirket yönünden asıl davada davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tanık beyanlarının kendi arasında çelişkili olduğunu, davacı murisinin diğer davalı nezdinde çalışmasının davalı ... ile ilgisi bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.