Anahtar kelimeler: Ekim Yılın Uğrayan Ayı Geçtiği Yönde Mülga Başında İstenen Kuruma

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No
:391-50Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun, 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Kanunun 64. maddesi ile değişikliğe uğrayan ve 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 106/1. maddesiyle mülga █████. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Kuruma bildirilen dönemle bir bütün teşkil eden önceki bildirimsiz dönem için hak düşürücü süre, çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlayarak hesaplanacak 5 yılın sonudur.Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 20.05.1992 ila 31.08.1999 tarihleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Dosyadaki hizmet cetvelinden, davacı için davalı yerden, 01.01.1994 tarihinden itibaren sigorta primlerinin ödendiği; 20.05.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bildirgenin dosyaya getirtilmediği; Yine, davacının adı 1994/2 ila 1995/3, 1997/1 ve 2. dönem bordrolarında yazılı olmadığı halde, hizmet cetvelinde bu dönemlerde davalı yerden bildirilmiş çalışmaların olduğu; Ayrıca, beyanları hükme esas alınan tanıkların, uyuşmazlık konusu dönemin bir kısmı için bordro tanığı niteliğini taşıdıkları görülmüştür.Mahkemece, öncelikle, davacının şahsi sigorta dosyasının tamamı getirtilerek, işe giriş bildirgesinin verilip-verilmediği araştırılmalıdır. İşe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içinde verilmemiş olması ve 01.01.1994 tarihi öncesi çalışmaların hak düşürücü süre içinde Kurum tarafından tespit edilmemiş olması durumunda, davanın, çalışmanın sona erdiği 1999 yılı sonundan itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı gözetilerek, 01.01.1994 öncesi talep hakkında, sonucuna göre karar verilmelidir. İşe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içinde Kurum’a verildiğinin anlaşılması durumunda ise, kesintisiz devam eden çalışmalar yönünden hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gözetilmelidir. Yine, davacı için hizmet cetveli ile dönem bordroları arasındaki çelişkinin nedeni taraflardan da sorularak araştırılmalı; uyuşmazlık konusu döneme ilişkin bordro tanıkları, komşu işyeri sahibi veya komşu işyerinden bildirilen çalışanlar vb. çalışma ile ilgili bilgisi olanlar tespit edilerek, beyanlarına başvurulmalı; davacının çalışmasının varlığı ve kesintisiz devam edip-etmediği üzerinde durularak, öncelikle hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılmalı; hak düşürücü sürenin bulunmadığının anlaşılması durumunda ise, çalışma süreleri kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip, sonucuna göre karar verilmelidir.Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O hâlde, davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.