Anahtar kelimeler: Konusutazminat Özetidavacı İthalat İhracat Açılmamış Rekabetten Akdinin Şirkette Anadolu Başladığını

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:█████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2021
NUMARASI
:█████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
:Tazminat (Haksız rekabetten kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle maddi tazminata yönelik davanın açılmamış sayılmasına, manevi tazminata yönelik davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının █████/2017 tarihinde müvekkili şirkette ithalat ihracat sorumlusu olarak işe başladığını, █████/2017 tarihinde iş akdinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davalının kendi ismi ile kullanmakta olduğu facebook hesabından müvekkili adına marka tescilli pergotech ürünüyle ilgili hizmet ilişkisi çerçevesinde kendisine iş kapsamında yaptırılan potansiyel müşteri portfoyünü satışa sunduğunu, bu hususta davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının müvekkili şirket yetkililerine whatsapp üzerinden gönderdiği mesaj ile paylaşımları kabul ettiğini, davalının müvekkiline ait ticari sır niteliğindeki müşteri portföy listesini ifşa etmesinden dolayı müvekkilinin ticari itibarının zarara uğradığını, müvekkilinin maddi olarak da kayba uğradığını iddia ederek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, 10.000,00 TL manevi tazminatın karar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı şirkette █████/2017 tarihinde pazarlamacı olarak işe başladığını, yıllarca çalışma neticesinde portföy oluşturduğunu, davacı firmanın fazla müşterisi olmadığını, █████/2017 tarihinde haklı bir neden olmaksızın iş akdine son verildiğini, facebook ve whatsapp yazışmalarında herhangi bir zarar doğurucu faaliyet olmadığını, herhangi bir satış yapılmadığını, kazanç elde etmediğini, ticari sırların paylaşılmadığını, kendisine ait müşteri portföyünde davacı şirketin herhangi bir hakkı olmadığını, davanın haksız olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafça, davalı yanın müşteri bilgilerinin ifşa ederek haksız rekabette bulunması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu; davalı tarafça, davanın reddinin talep edildiği görülmüştür.Maddi tazminat istemi bakımından; davacı vekilince █████/2018 tarihinde sunulan dilekçe ile maddi tazminat istemine ilişkin davanın geri alındığının bildirildiği, davalı tarafından da █████/2018 tarihli celsede geri alma isteminin kabul edildiği anlaşılmakla; HMK md. 123 hükmü uyarınca, maddi tazminat istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Manevi tazminat istemi bakımından ise; davalı şahsın davacı şirkette çalışması sırasında elde ettiği müşteri portföyünün TTK md. 55/1-d kapsamında iş sırrı olarak değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile müşteri listelerinin üçüncü kişilerle paylaşılmış olduğuna dair somut bir delil olmadığından haksız rekabet koşullarının oluşmadığı belirtilmiş ise de, davalı tarafından facebook sitesinde verilen ilan ile müşteri portföyünün satışa çıkarıldığı, anılan ilanların davalı tarafından inkar edilmediği, her ne kadar müşteri portföyünün üçüncü kişilerin eline geçtiğine dair herhangi bir dair dosyada somut bir delil bulunmasa da, davalı yanın paylaşımının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, haksız rekabetin oluşması için zararın meydana gelmesinin zorunlu olmadığı, zarar tehlikesinin varlığının yeterli olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, fiilin ağırlığı birlikte değerlendirilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın bu gerekçe ile ..." gerekçesiyle maddi tazminat istemine yönelik davanın geri alma nedeni ile açılmamış sayılmasına, manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, aşan istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Bilirkişi raporlarından ortada ifşa edilmiş herhangi bir kayıt, belge bulunamadığının tespiti sonrasında davacının maddi tazminat talebinden vazgeçtiğini, manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacı vekilinin 22.06.2021 tarihli duruşmada portföy listesinin dağıtılması gerektiğini, zarar tehlikesinin varlığının yeterli olduğunu, davalının herhangi bir menfaat temin etmesinin gerekli olmadığı beyanında bulunduğunu ancak iddiasını kanıtlayamadığını, herhangi bir zararın doğmadığını, sadece zarar tehlikesinin varlığını ileri sürerek manevi tazminat talep ettiğini, mahkeme tarafından maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekir iken açılmamış sayılmasına karar verildiğini, manevi tazminat konusunda da 5.000,00 TL'nin kabulüne karar verildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarında, davalının müşteri listelerini ifşa ettiğine dair tespitte bulunulamadığı, davacının ticari defterlerinden dava konusu ihtilafa yönelik bir tespit yapılamadığının belirtildiğini, gerek kök rapor, gerekse sonraki raporun birbirini açıkça teyit ettiğini, davacı iddiasına dayanılarak manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, davalının Facebook üzerinden yaptığı iddia edilen paylaşımların davacının şirketine zarar vermediği, zarar tehlikesi olmadığının raporlarla sabit olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek ,kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, TTK'nın 54 vd maddeleri gereğince haksız rekabet hükümlerinin ihlali ile ticari itibarın zarar görmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminata yönelik davanın açılmamış sayılmasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, belirsiz süreli iş sözleşmesinin varlığı, sözleşmenin davacı iş veren tarafından feshedilmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davalının üyesi olduğu Facebook hesabındaki "..." adlı grupta yapmış olduğu paylaşımlardan dolayı davacının iş sırlarının müşteri portföy listesinin ifşa edilip edilmediği, ticari itibarının zarara uğrayıp uğramadığı, manevi tazminat isteminin kısmen kabulünün ve ayrıca maddi tazminat yönünden davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, taraflar arasında 14.02.2017 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede davalının işçi sıfatına haiz olduğu, yapılacak işin 5.maddede, işverene ait iş yerinde ithalat-ihracat sorumlusu olarak çalışmak olduğu, çalışma yerinin... adresindeki iş yeri olduğu, sözleşmenin 14.maddesinde, işçinin sorumlulukları başlığı altında 14/j bendinde, işçinin görevi nedeni ile sahip olacağı iş verenin ve iş yerinin sırlarını, müşterilerine ait bilgileri 3.şahıs ve kurumlara veremeyeceği, işçinin bu hükümlere aykırı hareket etmesi halinde işverenin tazminat hakkının saklı olduğu, işçinin işin yolunda gitmesi, işverenin şöhret ve itibarının sarsılmaması için gerekli özeni göstererek zarar görmemesi için gerekli tedbirleri alacağının belirtildiği, 21.09.2017 tarihine kadar davacı iş yerinde davalının çalıştığı, davalı tarafça Facebook'a ait "..." herkese açık grupta paylaşımda bulunduğu, söz konusu paylaşımında, kısa bir süre önce ...Firması ihracat satış müdürlüğü pozisyonundan ayrıldığını, ayrılmasından önceki eski patronuna Avrupa ve ... ve tente pazar araştırması yaptığını, bu araştırmada 15.000 üzerinde potansiyel pergole ve tente müşterisi olduğunu, bu portföyü... Firmasında çalıştığı sürede yaptığını ve kendisine 90 tane net olumlu cevap verdiğini, bu excel dosyasında ayrıca nakliyeci ve ticaret ateşeleri bilginin dahil olduğunu ve sattığını 10.000,00 USD ilgili olanların yazmasını talep ettiği, ayrıca elindeki listeyi verdiğini, 10.000,00 USD satışa çıkardığını, cevaben haklılık meselesi değil işe girişte imzalanan madde ifadelerinin yer aldığı, davacı şirket yetkilisi tarafından davalı hakkında şikayette bulunulduğu, 14.01.2020 tarihli müşteki firma sahibinin şikayetine ilişkin ifadesinde, çadır-branda-tente üretimi üzerine farklı firmalarda çalıştığını, 1989 yılında şirketi kurduğunu, hem Türkiye iç pazarına hem de dünyanın farklı ülkeleri olmak üzere dış pazara ürün sattığını, 2017 yılı başlarında firmada çalışmak için başvuruda bulunan ... isimli şahsın daha önce satış pazarlama üzerine değişik firmalarda deneyimi olması ve yurt dışı bağlantıları için Rusça ve İngilizce dillerini konuşabiliyor olmasından dolayı işe aldıklarını, 14.02.2017 tarihinde firmada faal olarak çalışmaya başladığını, ihracat yapmış oldukları yurt dışı firmalarına ürünlerin pazarlamasını yapmak amacı ile firmadaki ilgili kişiler tarafından belirlenen iş gezisi yaparak ticaret yapılan firma yetkilileri ile görüştüğünü, satışı yapılacak ürünlerle ilgili öngörüşme yaptığını, görüşme yapmak için kendisininde adı geçenle birlikte gittiğini, ancak daha önceden ihracat yaptıkları firmalara ürün satışı konusunda fazladan ürün satılmasına yönelik anlaşma yapılamaması ve ürün ihraç etme amacı ile yeni firmalar bulunamaması nedeni ile karşılıklı olarak iş akdinin 21.09.2017 tarihinde feshedildiğini, işten ayrıldıktan kısa süre içerisinde ticari ilişkide bulundukları, Amerika ve Avrupa'da bulunan birkaç firmanın kendilerine ulaşarak, ...'in kendi Facebook hesabı üzerinden firma ile çalıştığı dönemde edindiği müşteri portföy bilgilerini 10.000,00 USD para karşılığında satabileceğine yönelik paylaşımda bulunduğunu belirttiklerini, yapılan inceleme sonucunda ekran görüntülerinin dilekçede olduğunu, davalı ile iletişime geçildiğini, davalının müşteri bilgilerini satmaya çalıştığını inkar etmediğini, bunu da paraya ihtiyacı olduğu için yaptığını belirttiğini, işten ayrıldıktan sonra mahrem bilgileri satmaya yönelik Facebook üzerinden yapmış olduğu paylaşımın iş yapılan firmalar ve rakip firmaların görmesi üzerine şirketi ticari olarak zor duruma soktuğunu, ticari itibarın büyük ölçüde zedelendiğini, tam olarak firma bilgilerini para karşılığında sattığına yönelik ellerinde bilgi olmasa dahi müşteri portföyü bilgilerini rakip firmalara sattığına yönelik şüphelerinin mevcut olduğunu belirterek şikayetçi olduğu, şikayet dilekçesinde ayrıca mahkemeye açılan davanın halen devam ettiğini ifade etmiş olduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ Soruşturma nolu dosyasında, davacının şikayeti üzerine ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeleri açıklamak suçlamasına ilişkin olarak 11.03.2020 tarihinde davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu kararda, şüphelinin ifadesinde müşteki şirkette yaklaşık 6 ay süre ile ihracat satış müdürü olarak çalıştığını, müşteri bulabilmek amacı ile Rusya'ya gittiklerini daha sonra satışların istenen düzeyde olmaması nedeni ile işten çıkarıldığını, şikayete konu ilam metninin kendi tarafından yazılmadığını, herhangi bir gelir elde etmediğini, şirkete ait bilgi ve belgelerin satışını ve paylaşımını yapmadığını belirttiği, şüphelinin sıfat ve görevi gereği vakıf olduğu ticari sır niteliğindeki belgeleri yetkisiz kişilere vermek veya ifşa etmek şeklinde bir eylem gerçekleştirdiğine yönelik delil bulunmadığı, salt internet ortamında bu nitelikteki bilgi ve belgeleri satmak için ilan verilmesi şeklindeki davranışın atılı suçun yasal unsurlarını oluşturacak nitelik taşımadığına yer verildiği, davacı şirket tarafından ticari sırların ifşası iddiası ile maddi ve manevi tazminat davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delillerini ibraz etmeleri ve tanık dinlenilmesi aşamasından sonra bilirkişi raporları alınmıştır.Davacı vekili 09.07.2018 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin HMK'nın 123. maddesi çerçevesinde yeniden dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile takip etmeyeceklerini beyan etmiştir. 08.11.2018 tarihli celsede; davalı taraf, davacının maddi tazminat talebine ilişkin davasını geri almasını kabul ettiğini beyan ederek, beyanını imzası ile teyit etmiştir. Tanık ... 17.09.2019 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; davacı şirketin ortaklarından olduğunu, davalının 2017 yılında çalışmaya başladığını, ihracat ve yurt dışı bürosunda görev aldığını, henüz bir yılı dolmadan istenilen satış oranlarının altında kalması nedeni ile işinden ayrılmak istediğini beyan ettiğini ve kabul ettiklerini 2-3 ay sonra Amerika ve İtalya'daki müşterilerinden davalının Facebook üzerinden kendileri ile irtikaba geçtiklerinin bildirilerek bilgi almak istediklerini, ekran görüntülerini gönderdiklerini beyan etmiştir.17.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; varlığı davalı tarafça doğrulanan Facebook paylaşımından, davalının, davacı şirkette çalışması sırasında hazırladığı Avrupa ve Rusya pazarındaki potansiyel pergola ve tente müşterilerinin bilgilerini içeren listeyi, iş akdinin sona ermesinden sonra 10.000 $ karşılığında satmayı teklif ettiğinin görüldüğü, davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanına göre, davacı şirket yetkilisi ile davalı tarafça Whatsapp üzerinden yapılan yazışma sonrasında, Facebook'tan yapılan ilgili paylaşımın davalı tarafça yayından kaldırıldığı, bilindiği üzere, TTK m.55/1-d'de “üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek” haksız rekabet olarak kabul edildiği, anılan düzenleme, bilgilerden bizzat yararlanmayan, ancak bunu başkalarına sunan kişilere ilişkin düzenleme olduğu, bu kategoride yer alan haksız rekabet durumundan bahsedilebilmesi için haksız rekabet fiilini gerçekleştiren kişinin menfaat sağlamış olması gibi bir şart aranmadığı gibi zararı gerçekleştirenin kusurlu olmasının da gerekmediğini, müşteri portföyü listelerinin TTK m.55 kapsamında iş sırrı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin kısaca incelenmesi gerektiği, doktrinde, işletmenin herkes tarafından bilinmeyen organizasyon biçimi, kredi olanakları, personel yönetimi, stok bilgileri, müşteri listeleri, tüketici alanları, fiyat bilgileri, formül, icat, metot, teknik ve yöntemler gibi bilgilerin iş sırrı kapsamında olduğunun kabul edildiği, bu bağlamda somut olayda davalının elinde bulunduğu anlaşılan müşteri portföy listelerinin TTK m.55/1-d kapsamında iş sırrı olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu, TTK m.55/1-d hükmü uyarınca haksız rekabetten söz edilebilmesi için, iş sırrı olarak değerlendirilmesi mümkün olan listelerin ifşa edilmiş olması gerektiği, bu çerçevede dosya kapsamı incelendiğinde, davalının söz konusu listeleri üçüncü kişilerle paylaştığına dair bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, bu nedenle somut olayda, TTK m.55/1-d hükmünde düzenlenen haksız rekabet halinin koşullarının oluşmadığı, somut olayda davalının elinde bulunduğu anlaşılan müşteri portföy listelerinin TTK m.55/1-d kapsamında iş sırrı olarak değerlendirilebileceği, TTK m.55/1-d hükmü uyarınca haksız rekabetten söz edilebilmesi için, iş sırrı olarak değerlendirilmesi mümkün olan listelerin ifşa edilmiş olması gerektiği, bu çerçevede dosya kapsamı incelendiğinde, davalının söz konusu listeleri üçüncü kişilerle paylaştığına dair bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, bu nedenle somut olayda, TTK m.55/1-d hükmünde düzenlenen haksız rekabet halinin koşullarının oluşmadığı, dosyadaki mevcut belgelerden, davacının iddialarına ilişkin olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ Sor. no'lu dosyasında soruşturmanın devam ettiğinin anlaşıldığı, söz konusu soruşturma dosyasından müşteri listelerinin ifşa edildiğine dair bir tespitinde bulunulması durumunda, yapılan bu tespitlerin huzurdaki davayı doğrudan etkileyeceği belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; haksız rekabet koşullarının oluşması nedeni ile rapordaki değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, haksız rekabete ilişkin genel ilkenin tespit edilirken taraflar arasındaki rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması veya failin kusurlu olması ya da haksız rekabete uğrayan kişinin zarar görmüş olması şartlarının aranmadığını, en önemli hususun dürüstlük kuralına aykırılığın var olup olmadığına ilişkin olduğunu, davalının ikrar ettiği ve raporda da belirtildiği üzere müşteri portföy listelerini sosyal medya platformunda paylaşarak hizmet akdi gereği elde ettiği sır niteliğindeki bilgileri 3.kişilere sunma çabası içine girdiğini, davalının portföy listelerini satmaya yönelik eylemini doğrudan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini belirterek ek rapor alınmasını ve sonuç olarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.29.01.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; davacı şirketin incelemeye sunulan 2015-2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerin süresinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdiklerinin yapıldığı, birbirini teyit ettiği, ticari defterlerde dava konusu ihtilafa yönelik herhangi bir tespitin yapılamadığı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilinin 09.07.2018 tarihli dilekçesiyle 1.000,00 TL maddi tazminat talebini HMK'nın 123. maddesi çerçevesinde takip etmeyeceğini bildirmesi, davalının ise davacının buna ilişkin talebine karşı zapta geçen ve imzası ile teyit ettiği beyanı doğrultusunda kabul etmiş olması nedeni ile mahkemece maddi tazminat yönünden HMK'nın 123. maddesi gereğince davalının açık rızası gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin buna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin manevi tazminat kararına ilişkin istinaf nedenlerine gelince; davacı şirket, TTK'nın 55/2-d maddesi gereğince iş sırlarının hukuka aykırı olarak ifşa edildiği ve bu nedenle ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle aynı yasanın 56/1-e bendi gereğince manevi tazminat isteminde bulunmuştur.Davalı kendisine ait Facebook hesabından üye olduğu, "indirimsahi grubu" üzerinden yaptığını paylaşımında; "Merhaba, kısa bir süre önce ... Firması ihracat satış müdürlüğü pozisyonundan ayrıldım. Ayrılmamdan önce eski patronuma Avrupa ve Rusya pergola ve tente Pazar araştırması yaptım. Bu araştırmada 15.000'in üzerinde potansiyel pergola ve tente müşterisi var. Bu portföyü ... firmasında çalıştığım sürede yaptım ve bana 90 tane net olumlu cevap gelmişti. Bu Excel dosyasında ayrıca nakliyeci ve ticaret ateşlileri bilgisi dâhil satıyorum 10.000 $ ilgiliyseniz lütfen yazınız." şeklinde ifadelere yer vermiştir. Davacı şirket, eski şirket çalışanının bu paylaşımı nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.TTK'nın 56. maddesinin 1.fıkrasında; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlike ile karşılaşabilecek olan kimsenin açabileceği davalara yer verilmiştir. Aynı maddenin1-e bendinde; bu davalar arasında TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesinin istenebileceği ifade edilmiştir. Atıf yapılan TBK'nın 58. maddede, kişilik haklarının zedelenmesi başlığı ile ilk fıkrada; kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.Somut olayda, davacı şirkete ait müşteri ... listesinin iş sırrı olarak değerlendirilebileceği bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Davalı taraf, davacı şirketin eski çalışanı olup, davacı şirkete marka tescilli ürünle ilgili potansiyel müşteri portföyünü sosyal medya üzerinden bedel belirtmek üzere satış talebine dair paylaşımda bulunmuştur. Söz konusu paylaşımında, müşteri portföyünü 10.000,00 USD'ye satacağını açıklamıştır. Davacı şirketin söz konusu paylaşımdan yurt dışındaki bazı firmaların araması sonucu haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere, TTK'nın 55. maddesi kapsamında iş sırrı olarak değerlendirilebilecek müşteri portföyünün Facebook gibi sosyal medya üzerinden satışa çıkarılmasına dair eylemin dürüstlük kuralına uygun bir davranış olarak kabulü mümkün değildir. Davalı paylaşımları cevap dilekçesinde kabul etmiştir. Davacının herhangi bir zararı olmadığını savunmuştur. Aynı dilekçede iş sözleşmesine haksız son verildiği iddiasında bulunmuştur. Ancak buna dair dava açtığına ilişkin veya başka bir delil dosyaya sunulmamıştır. Kaldı ki bu eylem tek başına davacının kişilik haklarına zarar verecek nitelikte olup manevi zarar bakımından iş sözleşmesinin fesih sebebi önem taşımamaktadır.TTK m. 56'da mesleki itibarı zarar gören veya böyle bir tehlike ile karşılaşabilecek olan kimsenin açabileceği davalar arasında manevi tazminat davası da yer almaktadır. Davlının eylemi, davacının ticari sır niteliğindeki kişilik haklarına zarar verici niteliktedir. Davalının paylaşımının, TTK'nın 55. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına aykırı ve davacının kişilik haklarına zarar veren bir eylem kabul edilerek aynı yasal düzenleme kapsamında, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayın gerçekleşme şekli ve niteliği, paylaşımın içeriği göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminat istemenin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 256,16 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.02.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!