Anahtar kelimeler: Edirne Satımdan Sinden Aşağı İlişkiye Yazildiği Ödenmeyen Bakirköy İlişki Olmamak

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiye aralarında faturalar düzenlediklerini, bu fatura bedellerinin ödenmeyen kısmı için Edirne İcra Müdürlüğü'ne icra dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalı tarafça bu takibe itiraz edildiğini, bu nedenlerle davalı tarafın Edirne İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin T.C İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Yerleşim Yeri ve Diğer Adres Belgesi isimli belgeden de anlaşılacağı üzere “... Mah. Şehir Polis Memuru ... .... Sk. No:22B İç Kapı No:6 Merkez/EDİRNE” adresinde ikamet ettiğini, genel yetkili Mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri Mahkemesi olduğunu, davanın açıldığı Mahkememizin yetkisiz olduğunu, Edirne’de Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığı ve açılan ticari davalar Edirne Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile Edirne Asliye Hukuk Mahkemelerince görüldüğünden bu davada Yetkili Mahkeme davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakacak olan Edirne Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, sözleşmenin ifa yerinin de Edirne Merkez olduğunu, taraflar arasında yazılı bir yetki anlaşması da bulunmadığını, itirazın iptali istenen ilamsız icra takibi dosyası da doğru olarak Edirne İcra Müdürlüğü’nde başlatılmasına rağmen dava yetkisiz Mahkeme’de açıldığını, öncelikle yetki itirazımızın kabul edilerek dosyanın yetkili olan ve davaya Edirne Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakacak olan Edirne Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava ; ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememiz ... Esas sayılı esasına tevzi edildiği görülmüştür.Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nin 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.BOZMA ÖNCESİ YARGILAMA ÖZETİ
:Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile █████/2023 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı uyarınca Büyükçekmece Vergi Dairesine yazılan müzekkere yazılmış, yazı cevabında Davalı ...'in Arda Vergi Dairesi Müdürlüğününü mükellefi olduğu bildirildiği gibi davalı yanın yetki itirazı bulunmuş, davalının vergi mükellefiyetinin Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Arda Vergi Dairesi olduğu görülerek mahkememizce yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiştir.Mahkememizce verilen █████/2023 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 Tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmıştır.İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 Tarih ve ... Esas, .... Karar sayılı ilamında özetle; kamu düzenine ilişkin olmayan yetki itirazının kabulü hâlinde mahkemenin vereceği karar sadece yetkisizlik kararı olduğunu, buradaki yetki dava şartı niteliğinde olmadığını, usulden ret kararı verilemeyeceğini, sadece mahkemenin yetkisizliğine ve HMK'nın 20.madesindeki usul çerçevesinde talep hâlinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmekle yetinilmesi gerektiğini ayrıca "dava dilekçesinin reddine" de karar verilemeyeceğini, bu nedenlerle verilen ret kararının ve dilekçenin reddi kararının da yasal dayanağı bulunmadığını bu nedenlerle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.BOZMA SONRASI YARGILAMA ÖZETİ
:.Mahkememizin █████/2023 tarihli bozma sonrası tensip tutanağı ile Büyükçekmece Nüfus Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, "... Mahallesi ... Caddesi No: 63 E1 Büyükçekmece-İstanbul" adresinin hangi tarihler arasında davalı ...'in mernis adresi olarak gözüktüğünün mahkememize bildirilmesi ile Büyükçekmece Nüfus Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı ....'in █████/2022 tarihindeki mernis adresinin neresi olduğunun mahkememize bildirilmesi istenilmiştir.Yazı cevabında özetle; Dava tarihi itibariyle davalının adresinin Büyükçekmece İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı alanını kapsadığı görülmekle mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2023 tarihli duruşma ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, DAVALI tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak ve faiz yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, davalının ikametgahının Edirne olması sebebiyle Edirne Nöbetçi Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı tarafından davalı tarafa 2020 ve 2021 yılında düzenlenen faturalar toplamının 294 747,83 TL olduğu, fatura bedellerine karşılık davalı tarafça davacı tarafa yapılan ödemeler toplamının 233.345,00 TL olduğu, 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı tarafin davalı taraftan olan bakiye alacağının 61.402,83 TL olduğu, Ancak, dava dilekçesinin açıklama kısmında ve ekinde yer alan 27.03.2021 tarih, .... no.lu 6.399,20 TL tutarındaki fatura ile 24 04 2021 tarih .... no.lu 3.229,09 TL tutarındaki faturanın, aynı tarih ve numara ile Gelir İdaresi Başkanlığının Defter Beyan Sistemine 108 no.lu yevmiye maddesi ile 22,985,33 TL, 98 no.lu yevmiye maddesi ile 17.391,03 TL olarak kaydedildiği, hesaplamanın davacı tarafından Sayın Mahkemeye sunulan dava dilekçesi ekindeki faturaların dikkate alınarak yapılması halinde davacı tarafın davalı taraftan olan bakiye alacağının 31.12.2021 tarihi itibariyle 30.654,76 TL olduğu, dosyadaki belgelerin tetkikinden anlaşılmıştır'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.Davalı yönünden dosyaya alınan bilirkişi raporu üzerine Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak ve faiz yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı tarafın 2020-2021 yılına ait Ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre; davacı tarafın Ticari Defterlerindeki kayıtlara göre taraflar aralarında ticari bir ilişkinin olduğu, faiz talebi ve İcra inkar Tazminatı hususunda Takdirin Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve Davaya konu alacağı oluşturan faturalara ve ödemelere ilişkin kayıtların, Davacı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği tarafımdan tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerine göre davalıdan icra takip tarihi itibariyle 27.324,39 TL alacağının mevcut olduğu görülmüştür. 2019 yılından gelen devir bakiyesi mevcut değildir. Dava dilekçesinde belirtilen faturalar, davacı tarafın defterlerine dava dilekçesinde belirtildiği tutarlarda usulüne uygun olarak kayıt altına alınmıştır. 7 Adet fatura ile toplamda 28.414,72 TL’ dir.27.03.2021 ... 6.399,20 TL 24.03.2021 .... 3.229,09 TL’ lik faturalar, Davalının Defter Beyan Sistemimde 22.985,33 ve 17.391,00 TL olarak kayıtlıyken , davacının ticari defterlerinde 6.399,20 TL ve 3.229,09 TL olarak kayıtlıdır. Davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 27.324,39 TL. Cari hesap karşılığı Alacaklı olduğu Ticari defterlerindeki muhasebe kayıtlarından görülmüştür. Takdiri Sayın Mahkemeye Ait olmak üzere; İşlemiş adi kanuni faiz tutarı olan 2.326,32 TL ile birlikte davacının toplam alacağı 29.650,71 TL’ dir. İşlemiş ticari temerrüt faiz tutarı olan 3.978,80 TL ile birlikte davacının toplam alacağı 31.303,19 TL'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bulunmuştur.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:Davacı taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağını dayanak göstererek davalı hakkında icra takibi başlatmış olup, davalının borca ve ferilerine itirazı üzerine icra takibi durdurulmuş, davacı tarafından itirazın iptali talep edilmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmış olup, davalının ticari defter ve belgeleri bilirkişi tarafından incelendiğinde; davacı tarafından davalıya kesilen ve davalının ticari defter ve kayıtlarına işlenen satış faturalarının toplamının 294.747,83-TL olduğu ilgili meblağ ve faturaların içerisinde takibe dayanak faturaların da bulunduğu ve davalının ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, ancak davacı tarafından kesilen 27.03.2021 tarih, .... no.lu 6.399,20 TL tutarındaki fatura ile 24.04 2021 tarih .... no.lu 3.229,09 TL tutarındaki faturaların davalı tarafından kendi defter ve kayıtlarına 22.985,33 TL ve 17.391,03-TL olarak kaydedildiği, ilgili hatalı kayıtlardaki meblağların düşümü sonucunda davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıya toplam satışının 263.999,776 TL olduğu davalının davacıya yaptığı ödemeler toplamının 233.345,009 TL olduğu, söz konusu meblağların birbirinden düşümü sonucunda davalının defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 30.654,76 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.Davalının defter ve kayıtları incelendiğinde ise defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutulduğu, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış onay ve tasdiklerinin yapıldığı, davacı tarafından takibe konu edilen faturaların davacının ticari defterlerine usul ve yasaya uygun olarak işlendiği, davacının ticari defter ve belgelerine göre davacının davalıdan 27.324,39-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.Bu bağlamda davacı tarafından kesilen faturaların hem kendi defterine hem de davalının ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davacının bu suretle faturaya konu malların davalıya teslimini ve alacağını ispatladığı, aksini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Dosya kapsamına göre davacı tarafça takip dayanağı yapılan faturanın davalı iş sahibi tarafından muhasebesel işlem olarak BA/BS formu ile kullandığı anlaşılmakla , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu, bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek ödendiği usulen kanıtlanamayan bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."Yargıtay .... Hukuk Dairesi ise ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının, toplamı KDV hariç 270.002,16 TL, KDV dahil 318.602,55 TL olan iki faturanın olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine kayıtlı oldukları, davalının ticari defterlerinde ise yer almadıkları, ancak davalıların oluşturduğu iş ortaklığı Vergi Dairesine verdiği 2018/4 dönemine ait BA formu ile davacı ....'dan iki belgeye dayalı olarak KDV hariç 270.002,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı, faturaların adedi ve tutarlarının toplamının beyan edilen miktarla örtüştüğü, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağladığı, dava tarihinden sonra 2018/4 dönemi BA formuna yönelik düzeltme beyanı verilmesinin de sonuca etkisinin olmadığı, bu durumda faturaya konu malların teslim edilmiş olduğu ve davalı tarafından ödeme belgesininde sunulmadığı, ayrıca faturadan kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir."Yargıtay .... Hukuk Dairesi de ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Mahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan toplam 118.004,63.-TL alacağının bulunduğu, söz konusu faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında işlendiği gibi vergi dairesine de bildirmiş olduğu BA-BS form örneklerinde de bildirildiği, faturaların davalının defterlerinde ve vergi bildiriminde kayıtlı olması nedeniyle davacı lehine malların davalıya teslimi hususunun karine olarak sabit olduğu, bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilememesi karşısında davalının icra takibine borcun 2.701,03.-TL'lik kısmını kabul etmesi de dikkate alınarak davalının 115.303,60.-TL'lik kısma itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve likit olması karşısında davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, █████/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi."Bilirkişi raporunda davacı tarafından düzenlenen 24.03.2021 ... 3.229,09 TL'lik faturanın görseline ulaşılamadığı belirtilmiş ise de takip dosyasında takibe dayanak belge olarak ilgili faturanın davacı tarafından sunulduğu, nitekim ilgili faturanın davalı tarafından da ticari kayıtlarına işlendiği bu hususta kayıtlar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporundaki söz konusu belirlemeye itibar edilmemiştir. Nitekim davalı vekili tarafından sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de söz konusu faturaya dikkat çekilip tarafların defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı iddiası ile rapora itiraz edilmiş ise de söz konusu faturanın takip dosyasında bulunduğu, her iki tarafın da defter ve kayıtlarına işlendiği anlaşılmakla davalı vekilinin söz konusu itirazına itibar edilmemiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz ederek söz konusu faturaların teslimine ve tesellümüne ilişkin herhangi bir yazılı belge ve delil sunulmadığı bu durumda defterlerine ve kayıtlarına aldığı tebliği kanıtlanmamış faturaların tek başına alacağın varlığına kanıt olamayacağını iddia etmiş ise de; takibe dayanak tüm faturaların davalının da ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının tebliğ ve teslim almadığı bir evrakı kendi defter ve belgelerine kayıt edemeyeceği dolayısıyla faturaların davalıya teslim edildiğinin davalı tarafından defterine işlenmesi sebebiyle sabit olduğu, aksine davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesi gereğince söz konusu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilerek iade edilmediği bu yönden davacı lehine faturaların içeriğinin kesinleştiği aksini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafından faturalara itiraz ve iade edildiğinin ispat edilemediği anlaşılmaktadır.Buna göre sonuç olarak Davaya konu icra takip dosyasında takibe konu 27.324,39-TL asıl alacak yönünden davacının alacaklı olduğunu kanıtladığı, davalı tarafından borcun ödendiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla taraflar arasındaki takip dosyasına konu 27.324,39-TL asıl alacak ve faiz oranı yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafından işlemiş faiz alacağı talep edilmiş ise de 6098 sayılı Kanun'un 117. Maddesi gereğince icra takibi öncesi davacı tarafından davalıya yönelik temerrüt ihtarının bulunmadığı bu sebeple takipten önce işlemiş faiz alacağı talep edemeyeceği anlaşılmıştır.Alacağın likit olduğu ve faturaya dayalı olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.464,87-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar vermek gerekmiştir.Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davacının asıl alacak yönünden davasının tam kabulüne karar verildiği, işlemiş faiz yönünden davanın kısmen reddine karar verildiği, feriler yönünden tazminatın söz konusu olamayacağı anlaşılmakla Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,-Buna göre; Davaya konu icra takip dosyasında takibe konu 27.324,39-TL asıl alacak ile işleyecek faiz oranı bakımından davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin REDDİNE,2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.464,87-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.866,82-TL harçtan peşin alınan 373,44-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.493,08- TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 1.166,51- TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davacı tarafça yatırılan 373,44-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 454,14-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafça yapılan 9.045,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.993,21-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafça yapılan 450,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 52,33-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 27.324,39-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.595,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imza