Anahtar kelimeler: Bulunarak Bildirerek Süreç Görüşü Hukukî Koruma İstemlerinin Tedbirleri Neticesinde Hmknın
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    DAVA
    : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
    HÜKÜM
    : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 16.01.2024 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 16.01.2024 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunarak davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama ve adli kontrol nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.656,43 TL maddi, 2.480,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının hükmedilen maddi tazminatın 1.551,41 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın 4.650,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Davacı vekilinin temyiz sebepleri; tazminata esas alınan gün sayısının hatalı olduğuna, davacının tutuklandığı suçtan tazminata hak kazandığına, tutuklanmadığı suçtan verilen HAGB kararının mahsup edilemeyeceğine, aynı olaya ilişkin çelişkili kararların bulunduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, adli kontrolde geçen süre için de tazminat verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
    Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna, ilişkindir.
    III. DAVANIN KONUSU
    İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas- ████████ karar sayılı ceza dosyasında davacının Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 31.03.2017-31.07.2018 tarihleri arasında 487 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.09.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan ise 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 1 yıl 3 ay hapis cezasının mahsup edilmesi suretiyle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla, manevi tazminat miktarının eksik olduğu gerekçesiyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin adli kontrol tedbirine ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    1.Davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin belirlenmesi suretiyle infaz edilen tutukluluk süresi tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kabule göre de;
    1.Dosyadaki mevcut sorgu tutanağı ve tutuklama müzekkeresine göre davacının sadece Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan tutuklandığı anlaşılmakla dosyaya yansıyan mahsup bilgileri bulunmadığı da gözetilerek, fiili mahsup yapıp yapılmadığı araştırılarak fiili olarak mahsubun yapılmadığının anlaşılması halinde davacının tüm tutukluluk süresi için tazminata hak kazanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
    2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
    Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    06.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!