Anahtar kelimeler: İşgöremezlik Değerli Rücuan Tablosunda Harcama Tazmini Bağlanan İsteklerinin Sermaye Sunulan
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    No
    :104-1042
    Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan harcama ve ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26'ncı maddeleri uyarınca rücuan tazmini istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraflar avukatlarının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Dosya içeriğinde mevcut ilk olarak dosyaya sunulan peşin sermaye değeri hesapları tablosunda ilk peşin değerli gelir 71.750,10 TL iken, daha sonra Kurumun 20 Eylül 2010 tarihli yazısında ilk peşin değerli gelir 76.055,23 TL bildirilmiş olup, her iki peşin değerli gelir arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi isabetsizdir.
    3-Dava; işe girişi süresinde Kuruma bildirilmeyen sigortalı işçi ...'nin, 19.08.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli işgöremez duruma girmesi üzerine, Kurumca yapılan Sosyal Sigorta Yardımlarının 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı işverene ait işyerinde eksantirik preste çalışmakta iken, iki elinin preste ezilerek 2,3,4 parmaklarının kopması sonucu %36 oranında sürekli işgöremezlik durumuna girmesi nedeniyle oluşan zararlandırıcı sigorta olayında, işverenin %85, sigortalının %15 kusurlu olduğu, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
    Davalı işverenin 506 sayılı Yasanın 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır. Buna göre işveren, zararlandırıcı sigorta olayında hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişini süresinde Kuruma bildirmemişse, Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10.maddeye göre % 100 oranında kusurlu sayılarak sorumlu tutulması gerekir. Ancak bu durumda Borçlar Kanununun 43 ve 44 maddeleri gözetilerek hakkaniyet indirimine gidilmesi uygun olacaktır.
    Belirtelim ki işverenin 10. maddeye göre sorumlu olduğu miktar belirlenirken, sigortalının müterafik kusuru oranında indirim yapılması hâlinde, 26. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar ile 10. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar arasında herhangi bir fark kalmayacağından, hakkaniyet indiriminin, sigortalının müterafik kusurundan az olması gereği vardır.
    Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin % 100 kusurlu olduğu kabul edilerek, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin değerinden Borçlar Kanununun 43 ve 44 maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun % 50 sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak işverenin sorumlu olduğu miktarı belirlemek ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak rücu alacağına hükmetmekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddî ve hukukî olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!