Anahtar kelimeler: Setten Parçadan Seti Döşeme Üretimde Üretilmek Mezkur Tevzi Üretilecek Makinelerin

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; "Müvekkilimiz ... ve davalı ... arasında 15.01.2024 tarihinde eser sözleşmesi imzalanmıştır. Mezkur eser sözleşmesine göre 8 parçadan oluşan ---- araç içi döşeme seti yüklenici davalı ... tarafından üretilecek olup, bu setten 30 adet üretilmek üzere taraflar arasında yazılı sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmeden de anlaşılacağı üzere "ek madde 1" uyarınca müvekkilimiz davacı ..., üretimde kullanılacak makinelerin kiralanması amacıyla yüklenicinin banka hesabına 25.12.2023 tarihinde 6.000TL ve 02.01.2024 tarihinde 8.000TL ve 10.01.2024 tarihinde iş avansı olarak 7.000TL olmak üzere toplam 21.000TL göndermiştir. Bu tutarın 2.000TL'lik kısmı makineler için depozito bedelidir. Makine kirası için gönderilen tutarların yarısı (12.000TL/2= 6.000TL) depozito bedeli, 7.000TL iş avansı ve 2.000TL depozito bedeli olmak üzere toplam 15.000TL yükleniciyle yapılacak ilk ödemeden mahsup edileceğine ilişkin taraflar kendi aralarında yazılı sözleşme ile mutabakata varılmıştır.Davalı ... bu setlerin üretimine ilişkin çalışmaya devam ederken, nihai giydirme numunesini (ürünlerin araçlarla tam olarak uyumlu olduğunu görmeye yarayacak numune) tam, eksiksiz ve orjinal set ile tam uyumlu olacak şekilde en geç 15.01.2024 tarihine kadar teslim etmeyi beyan ve taahhüt etmiştir, ancak davalı taraf yükümlülüklerini yerine getirmemiştir.Müvekkilimiz ... ----İcra Müdürlüğünde ----- Esas sayılı icra takip dosyası ile davalı ... için haklı olarak alacağına ilişkin icra takibi başlatmış, bu icra takibine davalının haksız ve mesnetsiz itirazı sonucunda zorunlu arabulucuk aşaması (---- Arabuluculuk Bürosu ----- Dosya Nolu arabuluculuk dosyası) tarafımızca tamamlanmış ancak müvekkilimizin tüm iyi niyeti suiistimal edilerek anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Davalı tarafın, itirazının sırf takibi durdurmak ve müvekkilin mağduriyetinin devam etmesi ile gerçekleştiği, taraflar arasındaki sözleşmenin yüklenici tarafın edimini ifa etmemesinden de açıkça anlaşılmaktadır.Müvekkilimiz ... ve davalı ...'ın arabuluculuk oturumunda anlaşamama sonucuyla beraber zorunlu dava şartı da gerçekleşmiş olup, müvekkilimizin mağduriyetini gidermek adına itirazın iptali davası açmak için sayın mahkemenize işbu dilekçeyi sunma gereğimiz vekaleten saygılarımızla hasıl olmuştur.öncelikle haklı davamızın kabülüne,davalı borçlunun---. icra müdürlüğü ----- esas sayılı icra takibine, asıl alacağa, faize ve takibin tüm feri'lerine itirazlarının iptaline ve icra takibinin kaldığı yerden devamına,davalı borçlunun, icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmesi sebebi ile takip konusu alacağımın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar/ kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,yargılama gideri ve karşı yan vekalet ücretinin davalı borçludan tahsiline karar verilmesini Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, eser sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin istirdatı istemiyle başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." belirtmiştir. ( Aynı gerekçeler için Bkz. YARGITAY ----. HD. ----Sayılı ilamı )Yukarıda ifade edildiği üzere yeni Türk Ticaret Kanunu Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre kanun gereği ticari dava sayılan işler haricinde bir davanın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması halinde nispi ticari dava sayılabileceği açıktır. Somut olayda tarafların tacir olup olmadığının araştırılarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, tarafların Ticaret Sicil Müdürlüğü'n gelen yazı cevabında gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, Vergi Dairesi'nin yazı cevabında davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve kazancının bulunmadığı, davacı bakımından ise mükellefiyet kaydı olmadığı bulunmadığı bildirildiği anlaşılmakla tarafların tacir olmadıkları ve dava konusunun da mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere yeni Türk Ticaret kanunu kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.Buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c madde ve fıkrası gereği mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Aynı kanunun 115. Maddesi gereği dava şartları davanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş tarafların tacir sıfatına haiz olmadığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ---- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.