Anahtar kelimeler: İdavadavacı Tcistanbul Ödememiş Süregelen Satımı Nihayetinde Satımdan İştigal Mallar Huzurdaki

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I.DAVA
:Davacı vekili; müvekkili şirket, ticari mal satımı ile iştigal etmekte, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında cari hesap ilişkisi mevcut olup, bu kapsamda yıllardır süregelen karşılıklı ticari alışverişin mevcut bulunduğunu, davalı borçlu şirketin ---- yıllarında müvekkili şirketten aldıkları mallar karşılığında borcu olan ---- ödememiş, Ödenmeyen borç nedeniyle taraflarınca açılan------- sayılı dosyaya da itiraz etmiş, icra dosyasına yapılan itirazın iptali amacıyla huzurdaki işbu davayı açma gerekliliğinin hasıl olmuş olduğunu, dava öncesinde ise dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmuş ve arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketten alacaklı olduğu borca ilişkin açıklama yapmak gerekirse, davacı müvekkili şirket sattığı ticari mallar karşılığında davalı şirkete karşı E-Fatura düzenlemiş ve bu faturalı -------üzerinden kendilerine ulaştırmış olup, bilindiği üzere TTK hükümleri gereği kendisine fatura düzenlenen şirketler 8 gün içerisinde faturaya dair itirazda bulunmadıkları takdirde fatura kabul edilmiş sayılmakta olduklarını, taraf şirketlerin ticari defterleri incelendiğinde görülecektir ki ödenmeyen işbu e-faturalar, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete gönderilmiş ve davalı şirket de süresi içerisinde itiraz etmemiş olup, dolayısıyla müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin ve alacak, borç ilişkisinin mevcudiyetine dair herhangi bir şüphe bulunmamakta olduğunu, tarafların ticari defterleri bilirkişi marifeti ile incelendiğinde, müvekkili şirketin davalı şirketten 39.282,63 TL alacağının mevcut olduğunun görüleceğini, davalı şirketin borcu olmadığına dair davanın kabulüne, davalı yanca yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP
: Davalı vekili; müvekkili şirketin uluslararası alanda faaliyet gösteren, yaptığı işlerle hem ------ hem de dünya çapında son derece saygın konumda olan ticari bir kuruluş olup ticari şirketlerini de son derece titizlikle yürütmekte, davacının ileri sürdüğü tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğundan, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, davacı tarafından --- sayılı dosyası ile müvekkili hakkında haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibine girişilmiş ve takip dayanağı olarak da faturalar gösterilmiş, ancak haksız ve mesnetsiz takibe itiraz edilmiş ve itirazlar neticesinde takip durmuş olduğunu, her ne kadar davacı tarafça satılan mal veya hizmetin gerçekleştirildiği ve takibe konu edilen faturaların müvekkili şirkete tebliğ edildiği iddia edilmişse de; davacı tarafça dava konusu satılan malların teslim edildiği veya verilen hizmetin gereği gibi yapıldığı ve TTK ve VUK hükümleri kapsamında usulüne uygun faturaların tanzim edilerek müvekkiline tebliğ edildiği hususunu ispatla mükellef olup, davacı yanca hangi adrese tebligat yapıldığı ve faturaların usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususunun ispatlanması gerekmekte olduğunu, nitekim -----kararlarında da taraflar arasındaki temel ilişkinin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği hususunun araştırılması gerektiği ve bu konuda ispat yükünün davacı tarafın üzerinde olduğu vurgulanmış olduğunu, ----- kararlarından da açıkça anlaşılacağı üzere faturaya süresinde itiraz edilmese dahi yine bu halde faturaya konu hizmetin eksiksiz ve ayıpsız verildiğinin davacı tarafa mutlak delillerle ispat edilmesi gerekmekte olup, icra takip dosyası ve huzurdaki dava kapsamında davacı tarafça bu hususları ispat etmeye yarayacak bilgi, belge sunulmadığından davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafından takibe konu edilen alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden, davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte, kaldı ki müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından icra takibine yapılan itiraz yerinde olduğunu belirterek, huzurdaki davanın ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının kötü niyetli ve haksız olması sebebiyle davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ----- sayılı takip dosyasında "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 39.282,63 TL asıl alacak, 1.717,40 TL işlemiş faiz alacağıyla birlikte toplam 41.000,03 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesap asıl alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacının, davalıya cari hesap konusu hizmeti verdiğini/malı sattığını ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur.--------- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ---- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 39.282,63 TL asıl alacağı bulunduğu, davacının işlemiş faiz talebi de olmadığı birlikte değerlendirilmekle, davanın kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. --------
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının ------- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.683,40 TL karar ve ilam harcından 670,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.012,55 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.098,45 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 685,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.685,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!