Anahtar kelimeler: Düziçi Hükümkarar Atfıyla Direnilmiştir Bozulmuş İlave Direnme Birleşen Sayisi Daire

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İş, ████████ KararHÜKÜM/KARAR
: Asıl ve Birleşen Davanın Kısmen KabulüTaraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.Direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen ve açıklanan ilâve nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429 uncu maddesi gereğince bozulmasına, davalı vekilinin uyulan kısma yönelik ve diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön incelemesi sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıların maliki/işverini, sürücüsü ve trafik sigorta şirketi olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yeğeni 'ın ve iş arkadaşı 'ün öldüğünü, müvekkilinin ve müvekkilinin iş arkadaşı'ün de yaralandığını, müvekkilinin kazada %32 oranında malul kaldığının belirlendiğini ancak müvekkilinin %100 iş gücü kaybının olduğunu, sol kolunun tamamen iş göremez hâle geldiğini ve bakıma muhtaç duruma düştüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 20.05.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle maluliyet tazminatı talebini 70.339,12 TL'ye, 16.01.2013 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile (ek davada) maluliyet tazminatı talebini 103.765,00 TL'ye yükseltmiştir.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dosyasında 20.05.2010 tarihinde davanın birinci kez ıslah edildiğini ancak mahkemece yeniden aldırılan 08.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin %32,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin ve mesleğini altı ay boyunca icra edemeyeceğinin, bu sürede %100 oranında malul sayılması gerektiğinin tespit edildiğini, bu bilirkişi raporuna göre hesaplanan maddi tazminat miktarının 103.765,11 TL olduğunu, daha önce ıslah dilekçesi verildiğinden ek davanın açıldığını, müvekkili ’ın, ...’ın eşi olduğunu kazadan ötürü manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 33.415,00 TL ek maddi tazminatın ve davacı için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; eldeki davada idari yargının görevli olduğunu, yargı yolu itirazının kabul edilmemesi durumunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; plakalı aracın müvekkiline trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, bedeni zararlardan azami limitin 100.000,00 TL olduğunu, kusur ve zarar durumunun tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur .Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIDüziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2013 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; asıl davada; davacının tüm maddi tazminat alacakları dava esnasında davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. tarafından ödendiğinden maddi tazminat açısından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve 'den müteselsilen tahsiline; birleştirilen ████████ Esas sayılı davada; 33.415,00 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve den müteselsilen tahsiline, davacı ’ın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 31.03.2016 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında özetle; "...Somut olayda, davacı ...'in yaralanması şeklinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacı ...'in maluliyet derecesi de dikkate alınarak yaralanan davacı ...'in eşi için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde uygun bir manevi tazminata, davacı ... yönünden de hükmedilen manevi tazminat miktarı bir miktar az olup daha fazla manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği, yine somut olayda, asıl davada davacı ...'in maluliyeti için 20.05.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 70.339,12 TL maddi tazminat talep edildiği, 03.05.2010 tarihli maluliyete ilişkin hesap raporunda davacının %32 maluliyetine göre 70.339,12 TL maluliyet tazminatı hesaplandığı ve bu miktarın sigorta şirketi tarafından ödenmesi nedeniyle mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, birleştirilen davada davacı vekili %32.2 maluliyete göre hesaplanan ve bu hesaplamaya göre sigorta şirketinin ödemesi de mahsup edilerek davacı ... yönünden 33.415,00 TL maluliyet tazminatına, davacı yönünden manevi tazminata ilişkin açılan birleştirilen davada; asıl davada davacı vekilince maluliyet hesap raporuna itiraz edilmemekle davacı taraf için 03.05.2010 tarihli 1. hesap raporu kesinleştiğinden ve bu durum davalı lehine kazanılmış hak olduğundan ve davacı vekili tarafından ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması nedeniyle birleşen davada davacı ... yönünden davanın reddine karar vermek gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesi ile karar bozulmuştur. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 13.07.2017 gün ve █████████E.-7390K. sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar/ Direnme KararıDüziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2018 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu yönündeki bozma kararına uyulmasına, maddi tazminat bakımından dava dilekçesinde açıkça fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu beyan eden davacının erken verilen ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu yeniden ve açıkça belirtmemiş olmasının sonradan düzenlenen bilirkişi hesap raporunun ardından ortaya çıkan değişikliklere dayalı olarak ek dava açmasına engel olmayacağı, aksi düşüncenin Anayasa ile koruma altına alınan mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı ve hak ihlâline neden olacağından birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; Mahkemece verilen ████████ E.-████████ K. sayılı ilamın temyizen incelenmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 31.03.2016 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamına ilişkin olarak; asıl davada davacı ... hakkında ve birleşen davada davacı hakkında hükmedilen manevi tazminata ilişkin hükümler yönünden bozma ilamına uyulmasına, birleşen davada davacı ... hakkında hükmedilen maddi tazminat yönünden bozma ilamına karşı direnilmesine karar verilerek yapılan yargılama neticesinde; iş bu dosyada davacının tüm maddi tazminat alacakları dava esnasında davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. tarafından ödediğinden maddi tazminat açısından karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın manevi tazminat istemine yönelik davasının kısmen kabulü ile;davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve 'den müteselsilen tahsili ile davacı ...’a ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen ████████ esas sayılı dosyada; 33.415,00 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 05.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve 'den müteselsilen tahsili ile davacı ...’a ödenmesine, davacı ’ın manevi tazminat istemine yönelik davasının kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve 'den müteselsilen tahsili ile davacı ’a ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Hukuk Genel Kurulu Kararı1. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.03.2016 gün █████████ Esas - █████████ Karar sayılı bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunmuş olup Mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 373 üncü maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir.2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.12.2013 gün ve 2023/(17) 4-917E.-█████████K. sayılı ilamında; "...Eldeki davada, 03.05.2010 tarihli ilk bilirkişi raporunda, davacı tarafça sunulan özürlü sağlık kurulu raporunda belirtilen malûliyet oranına göre (%32) hesaplama yapılarak davacının zararının 70.399,12 TL olduğu belirtilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporuna davacı tarafça itiraz edilmemiş, aksine 20.05.2010 harç tarihli dilekçe ile (fazlaya dair hakları saklı tutulmadan) dava bilirkişi raporu ile belirlenen miktarda ıslah edilmiştir. Islahtan sonra 14.06.2010 tarihinde de davacı taraf ile davalı .... arasında (poliçe teminatı üzerinde kalan talepler ve davadaki diğer talepler saklı kalmak üzere), sulh ve ibra protokolü imzalanmış, davacı taraf bu suretle tüm maddi zararlarının karşılandığını kabul etmiştir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Zira asıl dava bakımından davacı tarafın tüm maddi tazminat talepleri karşılandığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk bilirkişi raporuna ise, sigorta şirketi dışındaki davalılar tarafından itiraz edilmiştir. Bu itiraz üzerine alınan 2012 tarihli raporda davalının malûliyet oranı %32,2 olarak belirlenmiştir. Davalı tarafın itirazı üzerine alınan, 2013 tarihli olan ve hesap hatalarını da içeren bilirkişi raporunda ise %0,2 oranındaki farka rağmen zarar 103.765,11 TL olarak belirlenmiştir. Davacı tarafça bu sefer, 18.01.2013 harç tarihli ikinci ıslah dilekçesi sunulmuş ve itiraz üzerine de bakiye kısım için 04.04.2013 tarihinde, birleştirilen dava açılmıştır. Yukarıda açıklanan suretle davacı taraf bilirkişi raporuna itiraz etmeyerek, ıslah dilekçesinde de bu miktarı belirtip fazla hakkı olmadığını kabul ederek ilk tazminat miktarını benimsemiş ve bu bedel ile sulh ve ibra protokolü de imzalamıştır. Bu durumda zararın ilk bilirkişi raporu ile kesinleştiği ve davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hâl böyle olunca, mahkemece verilen direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen ve yukarıda açıklanan ilave gerekçe ve nedenlerle bozulması gerekmiştir. Ne var ki, Özel Dairece, uyulan kısımlar yönünden bir inceleme yapılmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir. " denilerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.B. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.C. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının günün ekonomik koşulları dikkate alındığında fahiş olduğunu, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığından ek dava açma hakkı bulunmadığını, davacı yönünden manevi tazminata karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur indirimi yapılması gerekirken davacının kusursuz olduğunun kabulünün doğru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.D. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı iş göremezlik nedeni ile maddi ve tazminat talebine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.3. Değerlendirme1. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Dava, trafik kazasından dayanaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, harçlardan muaf olan davalı ... harçlardan sorumlu tutulmuştur.Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.3. Hukuk Genel Kurulu'nun bozma kararı yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.VI. KARAR1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün A-4. bendindeki "(davalılar ... ve ...'nin belirlenen rakamın tamamından, davalı ...'nin ise 2.437,26 TL miktarından sorumlu olmak kaydıyla)" cümlesinde yer alan "... ve" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hükmün B-4. bendindeki "(davalılar ... ve ...'nin belirlenen rakamın tamamından, davalı ...'nin ise 2.437,26 TL miktarından sorumlu olmak kaydıyla)" cümlesinde yer alan "... ve" ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle Hukuk Genel Kurulu'nun bozma kararı yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı ...'ndan harç alınmamasına,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.