Anahtar kelimeler: Aynılık Smknın Benzerlik Ayırt İbareli Sinaî Fikri Yazildiği Katip Marka

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARA3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... -VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVALI
: ... ...VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2024TALEP
:Davacı vekili █████/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkilinin "..." ibaresinin marka olarak tescili için ...'e başvuruda bulunduğunu, başvurunun ... numarasını aldığını, ... sayılı "..." ibareli marka ile aynılık ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle SMK'nın 5/1(ç) maddesi gerekçe gösterilerek nihai olarak Kurum ...(...) tarafından kısmen reddedildiğini, ancak söz konusu Kurum kararının hatalı olduğunu, zira, markalar arasında ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, markalar arasında yazım stili, renk tonu, tertip tarzı, figüratif özellikler bakımından farklılıklar olduğunu, kullanılan sözcükler ve şekillerin markaları birbirinden farklılaştırdığı, markalarda ortak olan sözcüğün ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, ... sözcüğünü haiz pek çok marka tescilinin bulunduğunu, redde mesnet marka sahibi ile dava konusu marka başvuru sahibinin farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini ileri sürerek, ...'in ... sayılı kararının iptali ile ... numara ile işlem gören dava konusu "..." marka başvurusunun başvuru listesinde yer alan bütün emtialar açısından tescili için gerekli kurum işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı başvuru markasının turuncu renkte kaleme alınmış “...” ibaresinden oluştuğunu, markada yer alan ... unsurunun baskın karaktere sahip olmadığını ve markanın ayırt ediciliği üzerinde radikal bir değişiklik yaratmadığını, redde mesnet markaların ise “...” ibaresinden oluştuğunu, markada her ne kadar ... unsuru yer alsa da bağımsız ve baskın bir karaktere sahip olmayıp asıl unsuru ön plana çıkaran tali bir unsur olduğunu, markadaki “...” kelimesinin alan adı olması sebebiyle ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu nedenle hem her iki markanın esas unsurunun "..." ibaresi olması hem de mal ve hizmetler açısından ayniyet bulunduğu göz önüne alındığında, 6769 sayılı Kanunun 5-1-ç maddesi uyarınca, mutlak tescil engeli bulunduğunu, zira dava konusu marka başvurusunun 35, 37 ,39 ,41 ve 43. sınıflarda tescil edilmek istendiğini, redde mesnet markaların da 35, 37 ve 43. Sınıflarda tescilli olduğunu ve bu sebeple de başvuru kapsamından 35, 37 ve 43. sınıfların çıkarılmasının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLARDava; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ... sayılı "..." ibareli başvuru yönünden ... tarafından re'sen 6769 sayılı SMK'nun 5/1-ç maddeleri uyarınca alınan karara esas marka başvurusunun ilgili hüküm kapsamında tescil engeli bulunup bulunmadığına ilişkindir.İptali istenen ... kararının davacıya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, █████/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.... ...'in ... sayılı kararında
:"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka/markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir.6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez.Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır.Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..." ibareli markaların redde konu hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kısmi ret kararına konu hizmetlerle aynı veya aynı türdeki hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüş ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir.KARARİtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi bendinde “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemez hükmünü içermektedir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder.Başvuruya konu işaretin daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise karşılaştırılan işaretler aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.Ancak 5/1-ç bendindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı ya da aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu reddedecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin birebir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt grubu içinde bulunmayı ifade eder. Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin Tebliğin 5. maddesi anılan ilkeyi belirttikten sonra, Kurum’un tescil başvurularının veya itirazların incelenmesi aşamalarında aynı tür malı veya hizmeti farklı mal veya hizmet gruplarını da içerecek şekilde daha geniş kapsamda değerlendirebileceği hükmünü getirmiştir. Dolayısıyla, sınıflandırma aynı tür mal ve hizmet kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.Somut davada; dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamında 35, 37, 39, 41 ve 43. Sınıfların bulunduğu, Kurum tarafından yapılan incelemede mesnet ..., ... sayılı ve "..." ibareli markaların 35, 37 ve 43. Sınıflarda tescilli olması sebebiyle reddedildiği anlaşılmıştır.Yapılan incelemede dava konusu ... sayılı markanın 39 ve 41. sınıflarda tescil edildiği, 35, 37 ve 43. sınıflarda ise tescil talebinin reddedildiği görülmüştür. Mesnet ... sayılı markanın 35, 37, 43. sınıflarda; diğer mesnet ... sayılı markanın ise 06,19, 35, 36, 37, 42, 43. sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla reddedilen sınıflar yönünden mal/hizmet aynılığı/benzerliği şartının sağlandığı anlaşılmıştır.Markaların görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan incelenerek iltibas değerlendirmesine geçmeden evvel, konuya ilişkin olarak, ... yaklaşımının markaların tıpatıp aynılığı içermesi şeklinde olduğu bilinmektedir. Nitekim; ... ’nin 09.12.2015 tarihli ve ...sayılı içtihadında "...+..." ile "..." ibareli aynı sınıfları kapsayan markalar arasında inceleme konusu SMK m. 5/1-ç ile aynı düzenlemeyi içeren mülga KHK m. 7/1-b kapsamında ayniyet olmadığını, başvuru markasının özel bir kaligrafiyle hazırlanan yazı unsuru ile yazının üstünde, dikkat çekici şekilde mavi, kırmızı ve sarı renklerde “üç adet boynuz” şeklinin bulunduğu, mülga KHK’nın 7/1- b maddesindeki benzerlik olgusunu dar yorumlamak gerektiğini, oysa davalı Enstitünün mülga KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamına girecek bir inceleme yaptığı, mülga KHK'nın 7/1-b maddesinde ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde benzerlik şartı aranırken, mülga KHK 8/1-b maddesinde bağlantı kurdurtacak ölçüde benzerlik araştırmasına gidilmesi gerektiği, bu açıdan bakıldığında, markalar arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle açıklamıştır.Yine emsal sayılabilecek 12.10.2010 tarihli ve ... sayılı içtihadında 29, 30, 31. sınıflardaki gıda maddeleri yönünden tescili istenen "..." ibareli başvuru ile "..." ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarına karar verilmiştir. Bu kararda ...; önceki tarihli marka veya başvurudan kaynaklı mutlak tescil engeline ilişkin yapılacak değerlendirmenin "işaretlerin bütün olarak ortalama tüketici kitlesi nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınması suretiyle” yapılması gerektiği; bu açıdan yapılan değerlendirme sonucunda ise dava konusu başvuru ile redde dayanak alınan markaları oluşturan işaretlerin grafik tasarımdan oluşan ... ve kelime ibareli karma nitelikleri, görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimlerine göre bıraktıkları toplu izlenim itibariyle aralarındaki benzerliğin ayrıca iltibas değerlendirmesi yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı; bu nedenle mülga 556 sayılı KHK'nın 7/1-b bendi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer kabul edilemeyeceklerine vurgu yapmıştır.Avrupa Birliği hukukundan örnek vermek gerekirse; ...'ne (... ) göre ... ve ... markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer değildir. Aynı şekilde ... ve ... markaları da ...’ya göre benzer kabul edilmemiştir. ... da ibarenin aynı olduğu markalarda ... unsurunun ayniyeti ortadan kaldıracağına dair yerleşik kararlar vermiştir. ... emsal kararlarında markaları ayırt edilemeyecek derece benzer görmemiştir. Örneğin, ... sayılı kararında ... sayılı ... markası ile ... sayılı ...+... markasını mülga 556 sayılı KHK m. 7/1-b (Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar, tescil edilemez) anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek tadar benzer olmadığına hükmedilmiştir.Söz konusu kararda; “redde dayanak alınan ... nolu marka “...” harfleri yanında ayrıca ... işaretinden oluşmaktadır. Bu durumda dava dışı şirket adına daha önceki tarihte tescil olunan markanın kelime ve ... esaslı unsurlarından oluşan karma nitelikli bir işaret olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu başvuru ise ... harflerinden ibarettir. Önceki tarihli tescilli marka ... unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde, işaretlerin 556 s. KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilmeyecek kadar benzer nitelikte olduklarından söz edilemez.” ifadelerine yer verilmiştir....’ya göre ise; “Tek bir harfin farklı olması bile markaların aynı olmadığının kabulü için yeterlidir.” Bu doğrultuda "..." markaları, ile "..." markaları ... nezdinde aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kabul edilmeyen markalardır.Dosya kapsamında; somut olayda başvuru markası olan "Kampus ..." markası ile redde mesnet markalar olan ... başvuru numaralı ve ... başvuru numaralı "..." markaları yan yana incelendiğinde, taraf markalarının esas unsurunun Kampüs ve ... ibareleri olduğu görülmektedir. Her üç markada da ... unsuru bulunmamaktadır. ... kelimesi şehir adı olması dolayısıyla ayırt ediciliği düşük bir ibaredir. Dolayısıyla davacının redde mesnet markada esas unsur olarak yer alan ... kelimelerini kullanabilmesi için markasında ayırt edici ve esas unsur olarak başka kelime, renk veya ... unsurlarının da yer alması gerekmekte olduğu, ayrıca, başvuruya/ret kararına konu mallarla aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin de farklı olması gerekmektedir. Başvuru markasındaki tek fark "kampus" kelimesinin "k" harfi ile başlaması, mesnet markalarda ise "c" ile başlamasıdır. Ancak, bilindiği üzere "c" harfi İngilizce dilinde "k" olarak okunmakta ve toplumumuz tarafından da bu durum yaygın olarak bilinmektedir. Dolayısıyla ortalama tüketici, mesnet markaları da "kampus" olarak okuyacağından, bahsedilen tek harf farkının markaların okunuşunda ve bütününde fark yaratmadığı değerlendirilmiştir.Açıklana gerekçelerle, hem her iki markanın esas unsurunun "K/..." ibaresi olması hem de mal ve hizmetler açısından ayniyet bulunduğu göz önüne alındığında, 6769 sayılı Kanunun 5/1-ç maddesi uyarınca, mutlak tescil engeli bulunduğu görülmektedir.Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu marka başvurusunun 6769 s. SMK’nın 5/1 (ç) bendi uyarınca verilen ... kararının yerinde olduğu kanaatine varıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın REDDİNE,2-... ...'nun ... sayılı kararının iptaline,3-Alınması gereken 427,60 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2024Katip ...e-imzalıdır.Hakim ...e-imzalıdır.