Anahtar kelimeler: Büro Bürosunun Anlaşamadıklarını Yürüttükleri Eylemden Alacağa Anadolu Arabuluculuk Görüşmesinde Arabulucu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ E - █████████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri 11.230,91 TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiğini, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunun ... Büro Dosya Numarası ve... Arabuluculuk numarası ile yapılan Arabulucu görüşmesinde tarafların anlaşamadıklarını, müvekkilinin aracında yine Mahkeme ve bilirkişiler aracılığı ile yapılan tespitte belirtilen miktar kadar maddi zarar meydana geldiğini, bu zararın tazmini gerektiğini, davalıların inşaatı yapımı esnasında meydana geldiği muhakkak olan müvekkilinin zararının tazmini için davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamı ile davalıların %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu beyan ile, davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile, davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin ortağı bulunduğu diğer davalı ... Gıda Ve Temizlik San. Tic. Ltd. Şti.'nin faaliyet gösterdiği ... Mahallesindeki binanın █████/2017 tarihinde onarımı yapıldığını, binanın onarımı yapılırken düşen kaynak parçalarının davacı yanın arabasına zarar verdiğini, buna karşılık davacı tarafça ilamsız icra takibine girişildiğini, hasarın meydana geldiği tarihte binanın onarımının tacir ... tarafından yapıldığını, ... ile müvekkili ... arasında davacı yanın iddia ettiği gibi bir alt işveren ilişkisi değil, diğer davalı şirket ile ... arasında akdedilmiş bir hizmet alım sözleşmesi söz konusu olduğunu, davacı tarafça adam çalıştıran olarak müvekkilinin sorumlu olduğu iddia edilse de, davalı müvekkili ile ... arasında ne bir işçi işveren nede alt işveren ilişkisi söz konusu olduğunu beyan ile, yapılacak yargılama sonunda haksız ve dayanaksız davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ... Gida Ve Tem. San. Tic. Ltd. Şti Vekili; davalı müvekkili ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin faaliyet gösterdiği ... Mahallesindeki binanın 20.03.2017 tarihinde onarımı yapıldığını, binanın onarımı yapılırken, düşen kaynak parçalarının davacı yanın arabasına zarar verdiğini, buna karşılık davacı tarafça ilamsız icra takibine girişildiğini, zararın meydana geldiği tarihte binanın onarımının ... tarafından yapıldığını, davalı müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve husumetin tacir ...'na yönetilmesi gerektiğini hem arabuluculuk aşamasında hem de takibe itiraz ederken davacı tarafa iletmelerine rağmen ilamsız icra takibini başlatmış ve ısrarla takibe devam etmiş olduğunu beyan ile, haksız ve dayanaksız davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesin talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Bu bilgiler ışığında; Dava dışı yüklenici ... tarafından, davalının onarım yapılmasını istediği inşaatta kaynak işlemi yapılırken, bu işlemden kaynaklı 20.03.2017 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araçta zarar meydana geldiği, bu nedenle gerekli dikkat ve özeni göstermeyen tedbir almayan yüklenicinin eylemi nedeniyle, davalının TBK madde 66 uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında, sorumlu olduğu, araçta meydana gelen zararın tespiti hususunda aldırılan 09.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda, zararın 9.243,31 TL olduğunun bildirildiği, buna göre takibe konu esas alacağın, işlemiş faizin yerinde ve yine tespit masrafının yerinde olduğu anlaşıldığından, davacı tarafından davalı aleyhine yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmiştir. ...Bu kapsamda, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir. " gerekçeleriyle 1-Davanın KABULÜ ile; 2-Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına 3-Alacak likit bulunmadığından icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; alacağın likit olduğunu, icar inkar tazminat taleplerinin kabulü ile dayalı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalılar vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; zararın meydana geldiği tarihte binanın onarımı tacir ... tarafından yapıldığını, bu kişi ile müvekkilleri bir altişveren ilişkisi değil, bir hizmet alım sözleşmesi olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, haksız fiile dayalı tazminat talebine ilişkindir.Davacı, davalıların yapmış oldukları inşaat nedeni ile aracına düşen parça nedeniyle aracının hasarlandığını ileri sürmektedir. Davalılar ise, dava konusu yerdeki inşaatın dava dışı yüklenici tarafından yapıldığını işveren ilişkisi olmadığını savunmaktadır. Somut olayda davalıların maliki olduğu binada yapılan çalışmalar sırasında davacının aracının hasarlandığı sabittir. Taraflarca miktar yönünden istinaf itirazı ileri sürülmemiştir. Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi gereğince "adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Toplanan delillerden davalılar ile dava dışı yüklenici arasında bina onarım işi ile ilgili eser sözleşmesinin bulunduğu, bu işin yapımı sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen sözleşme niteliği bakımından eser sözleşmesidir. Davalıların bina maliki olmaları nedeniyle sözleşme konusuna giren işleri kontrol, denetleme ve yükleniciye talimat verme yetkisi tanınmıştır. Bu olgu dikkate alındığında davalı iş sahibinin işin yapımı sırasında yüklenici tarafından üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı zincirleme (müteselsil) olarak sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu halde, davalıların sübuta yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. Davanın haksız fiile dayanması nedeniyle zararın varlığı ile miktarının yargılama sonucu belirlenecek olması nedeniyle alacağın likit olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki davacı istinafı yerinde değildir. Ancak, icra inkar tazminatı talebi, müddeabihe dahil olmadığından ve ayrıca harçlandırılmadığından red veya kabulü halinde vekalet ücretine esas alınmayacağından mahkemece davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalıların istinaf başvurusunun HMK'ın 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine davacının istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulüyle davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hükümden çıkarılması suretiyle yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;A-Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,B-Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davanın KABULÜ ile; -Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Alacak likit bulunmadığından icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına, 2- Alınması gereken 767,18 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 191,80 TL nin mahsubu ile bakiye 575,38‬ TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına, 3-Davacının yatırdığı 191,80 TL harcın davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 1.070‬,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce takdir edilen 4.080,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalılar vekili yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Davalılardan alınması gereken 767,18 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 339,58‬ TL'nin istinaf eden davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 250,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!