Anahtar kelimeler: Gününün Olmadı Gelenlerin Geldiler İstemli Başlandı Davetiye Günde Dairece Taraftan

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.DAVACILAR
: ... vd. vekili Avukat ... vd.DAVA TARİHİ
: 07.04.2011KARAR
: Davanın kısmen kabulüneTaraflar arasındaki inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacılardan ... vekili Av. ...geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi... ile davalı arasında 29.11.1998 tarihinde imzalanan protokole göre, Ozan Köyü 116 ada 1 parsel, Akçakaya Köyü 135 ada 23-156 parsellerin davalıdan alınan borca karşılık teminat amacıyla bedelsiz olarak aradaki inanca dayalı olarak davalıya devredildiğini, davalının tefeci olduğunu ve alınan 207.000.000.000,00 ETL borca aylık yüzde 12,5 faizle birlikte borcun 402.000.000.000,00 ETL’ye ulaştığını, anılan protokol gereğince Akçakaya Köyü 156 parselin murisin şirketinde çalışan Halis ...’a devredildiğini ancak borcun ödenmesine rağmen diğer taşınmazların devredilmediğini, taşınmazların elektrik ve su giderlerinin de davacılar tarafından karşılandığından bahisle 135 ada 23 parsel ve 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptali ile davacılar adına tescil edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davaya dayanak gösterilen 29.11.1998 tarihli protokoldeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kabule göre de protokolün aslının ibraz edilmediğini, fotokopi belgesinin davaya esas teşkil edemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 14.09.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin 14.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizin 09.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; taşınmazların inanılana teminat amacıyla temlik edildiği, davacıların murisinin teminata konu borcun bir miktarının ödendiği, eksik ifa bulunduğu, mahkemece TBK'nın 97. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereği davacıya bu eksik bedeli depo edip etmeyeceği sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;''Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;1. Davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine,2. Davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulü ile, Adıyaman ili Gölbaşı ilçesi Ozan köyü 116 ada 1 parsel ve Adıyaman ili, Gölbaşı ilçesi, Akçakaya Köyü 135 ada 23 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ... ve ... adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline,3. Mahkememiz veznesine depo edilen 167.200,00TL'den 2.186,14TL'nin varsa işlemiş neması ile birlikte karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine'' karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde, inanç sözleşmesinin kanıtlanmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ifa edilen bedelin güncel değerinin hatalı hesaplandığını, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeDava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bilindiği üzere; inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir.Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, taşınmazı inanç sözleşmesi ile satan kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu parayı geri vererek taşınmazını kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; taşınmazı, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar taşınmazı başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır.İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. (818 s. Borçlar Kanunu 818 s. Borçlar Kanununun (BK). m.; 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 97. m.) Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler. Buna dair akit hükümleri de TBK'nin 26 ve 27. maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır.Somut olaya gelince; davacıların murisi... ile davalı taraf arasında inançlı işlemin varlığı sabittir. Davacıların dayandığı 29.11.1998 tarihli “Anlaşma Protokolü” başlıklı belge yazılı delil başlangıcı kabul edilerek, tüm deliller ve tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde taşınmazların inanılana teminat amacıyla temlik edildiği, davacıların murisinin teminata konu borcun bir miktarının ödendiği, eksik ifa bulunduğu kabul edilmiştir. Sözleşmeye göre, davacıların davalıya ödemesi gereken borç miktarı ve ödeme tarihi de bellidir.O halde mahkemece, geçerli bir sözleşme ile ödeme tarihi ve miktar belirlendiğine göre, geçerli sözleşmelerde denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmayacağı, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri belirlenerek, TBK'nın 97. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereği davacıya bu eksik bedeli depo edip etmeyeceği sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denkleştirici adalet ilkesine göre yapılan hesaplama ile belirlenen bedelin depo edilmesi suretiyle karar verilmesi doğru değildir.Kabule göre de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından eksik ödenen bedelin eski Türk Lirasından, yeni Türk Lirasına çevrilmesi işlemi hatalıdır.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.