Anahtar kelimeler: İhk Hükümkarar Tahkim Aşımı İstemli Heyeti Heyetince Hakem Komisyonu Kesinlik

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: █████████ D. İş, █████████ K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : İHK-██████████-10059DAVALILAR
: 1-... vekili Avukat ...,2-... vekili Avukat ...,DAVA TARİHİ
: 02.01.2019HÜKÜM/KARAR
: Davacının itirazının kabulü ile davanın kabulüneSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI
: K-██████████-49134Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.İtiraz Hakem Heyeti kararı taraflarca temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle davalı ...Ş. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.11.2021 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ...Ş. vekili Avukat... geldiler. Davalı ...Ş. tarafından gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.02.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıların zorunlu trafik sigortacısı olduğu araçların 12.06.2010 tarihinde karıştığı kaza sonucu yolcu konumundaki davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.500,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı ve 500,00 TL tedavi giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 52.548,000 TL olarak arttırmıştır.II. CEVAPDavalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, kusur oranlarının tespitini gerektiğini, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu alınması ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; eksik evrak ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kusur oranlarının tespitini gerektiğini, kazaya karışan araç sürücüsünün ehliyeti olup olmadığının, alkollü araç kullanıp kullanmadığının ve davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu alınması ve tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı süresi yönünden reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZA. İtiraz Yoluna BaşvuranlarUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.B. İtiraz SebepleriDavacı vekili itiraz dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolmadığını, davacıda gelişen durumun olduğunu, davacının kazayla ilişkili olarak hastaneye giderek 03.05.2011 tarihinde katkı payı ödendiğini, sürenin bu tarihten başlatılmasını, yine zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için zararın ve yükümlüsünün öğrenilmesi gerektiğini, zararın maluliyet raporu ile öğrenildiğini, raporun alınması için altı ay ile bir buçuk yıl arasında sürelerin geçmesi gerektiğini, zamanaşımı başlangıç tarihinin en erken ay sonrası olan tarihten başlatılması gerektiğini, davalılara başvurulduğu tarih itibariyle zamanşaımı süresinin kesildiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuçİtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yüzünde sabit iz kapsamında yara izi olduğunu Ocak 2011 yılında öğrenebileceğinin ek maluliyet raporunda belirtildiği, davacı tarafından 02.01.2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğundan 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı değerlendirilerek zamanaşımı definin yerinde olmadığı, araç sürücülerinin kusuru sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığı, tazminat hesabının PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılmasının yerinde olduğu, davacının hatır için taşındığına ve davacının emniyet kemeri takıp takmadığına dair delil bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapıldığına dair belge ve bilgi bulunmadığı, tedavi giderinden davalının da sorumlu olduğu, maktunun altında kalmamak kaydıyla beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.2. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.3. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe
:1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı kaza sonucu yolcu konumundaki davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile rapor ücreti talebine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54, 72 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109 uncu maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 66/1-e maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.3. Değerlendirme1. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci (6098 sayılı TBK'nun 49. maddesi) maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60 ıncı maddesinde de (TBK'nun değişik 72. maddesi) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nun 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür.) tabi bulunduğu belirtilmiştir.Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir.Görüldüğü gibi, TBK'nun 60 ve 2918 sayılı KTK'nun 109/2 nci maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir.(TBK'nun 72 nci maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır.)2918 sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nun 5.6.2015 gün ███████-2198 █████████ sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.)Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; davaya konu trafik kazası 12.06.2010 tarihinde gerçekleşmiş, bu kaza sonucu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 23.10.2018 günlü heyet raporunda davacının beden gücü kaybı oranının %4,2 olduğu tespit edilmiş, 09.09.2019 tarihli ek raporda ise; davacının kaza nedeniyle oluşan yüzündeki sabit izin aynen devam ettiği, sabit izle ilgili herhangi bir gelişen durum olmadığı, kişilerde yüzde sabit iz kapsamında yara izi olduğunu en erken olay tarihinden 6 ay sonra öğrenmesinin mümkün olduğu, buna göre en erken Ocak 2011 yılında öğrenebileceği belirtilmiştir.İtiraz Hakem Heyetince davacının yüzünde sabit iz kapsamında yara izi olduğunu Ocak 2011 yılında öğrenebileceğinin ek raporda belirtildiği, davacı tarafından 02.01.2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğundan 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı değerlendirilerek zamanaşımı defii reddedilmiştir.Oysa ki, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusuru ile neden olduğu ve davacının %4,2 maluliyeti ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nun 89/1 maddesinde düzenlenen ve Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Sebep Olma olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nun 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK'nun 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması; davanın olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçtikten sonra 02.01.2019 tarihinde açılmış olması karşısında, somut olayda zamanaşımının gerçekleştiği açıktır.Zira haksız fiil nedeniyle geçici veya sürekli iş gücü kaybına uğrayan kişi sonradan gelişen durumlar dışında haksız fiil tarihinden itibaren bedensel zarara uğramıştır. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zarar haksız fiil tarihi itibariyle doğmuş olup bu andan itibaren mağdur zarar görmeye başlamıştır.Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'da öngörülen dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Davanın zamanaşımı nedeni ile esastan reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.2. Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin diğer itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.VI. KARAR1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2. Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin diğer itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılara iadesine,3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...Ş.'ye verilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,27.02.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.(Karşı Oy)KARŞI OYSayın çoğunluğun, davacının işgücü kaybına ilişkin tazminat davasının Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesine göre zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması yönündeki görüşüne katılmıyorum.Daire ve Hukuk Genel Kurulu'nun uygulamalarına göre, zarar görenin zararı öğrenmesinden amaç zararın kapsamı ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, davayı ciddi ve objektif şekilde desteklemeye ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olmasıdırDavaya konu trafik kazası 12.06.2010 tarihinde gerçekleşmiş, bu kaza sonucu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 23.10.2018 günlü heyet raporunda; davacının beden gücü kaybı oranının %4,2 olduğu tespit edilmiş, 09.09.2019 tarihli ek raporda ise; davacının kaza nedeniyle oluşan yüzündeki sabit izin aynen devam ettiği, sabit izle ilgili herhangi bir gelişen durum olmadığı, kişilerde yüzde sabit iz kapsamında yara izi olduğunu en erken olay tarihinden 6 ay sonra öğrenmesinin mümkün olduğu, buna göre en erken Ocak 2011 yılında öğrenebileceği belirtilmiştir. Davacının kaza nedeniyle oluşan zararını kaza tarihi olan 12.06.2010 tarihinden itibaren en erken 6 ay sonra olan 12.01.2011 tarihinde öğrendiği, 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu tarihten başlatılması gerektiği ve dolayısıyla Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru tarihi olan 02.01.2019 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, İtiraz Hakem Heyeti kararının davanın zamanaşımı süresi dolduğundan söz edilerek bozulması görüşüne katılmıyorum.