Anahtar kelimeler: Ziyaaının Ziyaa Satımdan Kaybolduğunu Çekler Sakarya Etmekle Esaskarar İstirdat Açmış

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ███████

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ███████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
:...
VEKİLİ
:Av. ...
DAVALI
:...
VEKİLİ
:Av. ...
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile iş ilişkisi içinde bulunan dava dışı ... tarafından keşide edilerek davacı şirkete verilen çeklerin kaybolduğunu tespit etmekle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. Sayılı dosyasında çeklerin ziyaaının tespiti için çek ziyaa davası açmış bulunduklarını, söz konusu çekler arasında bulunan ...Şubesinin ...TL bedelli ... çek numaralı ... tarihli çekin davalı tarafından ciro edilerek ... şubesine ibraz edildiğini, çek zayi davasında yapılan araştırma sonucu bu hususun tespit edildiğini, açılan davada alınan ara karar gereği mahkeme tarafından çeki elinde bulunduran davalıya karşı istirdat davası açmak için taraflarına süre verildiğini, açıklanan nedenlerle; davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve davacının meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etme zorunluluğunun doğduğunu, her ne kadar çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmiş olsa da, yasal süresinde icra takibine geçilmediği gibi çeklerin zamanaşımına da uğradığını, tüm bu nedenlerle; davacının elinden rızası dışında çıkan ...Şubesinin ...TL bedelli ... çek numaralı ... tarihli çekin istirdadına ve davacının meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili █████/2025 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan istirdat davasında ...nolu ...TL çek ...tarafından ... Adına düzenlenerek verilen bir çek olduğunu, lehtar tarafından ciro edilen çekin, daha sonra ...'ye ciro edilmiş ve en son müvekkile ciro edildiğini, müvekkili tarafından süresinde bankaya ibraz edilmiş ve karşılıksız yazılmasından sonra ...ile aralarında ticari alacaklar nedeniyle çekin iade edildiğini, müvekkilinin alacağını tahsil ettiğini, zayi davası açan davacının, çeki nasıl aldığının ve zayi nedeninin ne olduğunun belirsiz olduğunu, her ne kadar istirdat davası açmış ise de müvekkilinin iyi niyetli olarak bu çeki, ticari iş nedeniyle alacak karşılığında ciro almış ve son hamil olarak yazdırdıktan sonra kendisine ciro eden ...'ye alacaklar tahsil edilmek suretiyle iade edildiğini, müvekkilinin iyi niyetli olması nedeniyle davacının, iyi niyetli hamile karşı istirdat dava hakkı bulunmadığını, TTK ve TMK gereğince çalıntı çekin hamilinden istirdadı için; davacının, çeki elinde bulunduran davalının iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu, ispat etmesi gerektiğini, davacının, müvekkilin kötü niyetli olduğuna yönelik bir iddiasının olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddi gerektiğini, ayrıca halen çeki elinde bulunduran olmadığını, tüm bu nedenlerle; müvekkilinin iyi niyetli hamil olup ticari alacaklar nedeniyle çeki almış olduğundan açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Kayseri 1. ASliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının bir sureti Uyap Sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Mahkememizde açılan dava İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) talebinden ibarettir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde arabuluculuk son oturum tutanağını sunmadığı görülmüş davacı vekiline 17.01.2025 tarihinde "... 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesine göre; tarafınıza arabuluculuk son oturum tutanaklarının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretlerini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın usulden reddedileceği hususu ihtar olunur" şeklinde muhtıra yazılmış ve yazılan muhtıra 25.01.2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereği ticari davalarda, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A-2 maddesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir. Dosya kapsamına göre menfi tespit talebine ilişkin eldeki bu ticari davanın açılması için zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekir. Davacı vekili dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin bilgi vermemiş ve arabuluculuk son oturum tutanağını sunmamıştır. Davacı vekiline arabuluculuk son oturum tutanağının sunulması için 17.01.2025 tarihinde muhtıra çıkartılmış, muhtıra davacı vekiline 25.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili çıkartılan muhtıraya rağmen 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk son oturum tutanağını sunmamıştır. Ancak davacı vekili 03.02.2025 tarihli beyan dilekçesi ile dava tarihinden sonra başvurusu yapılmış ve son oturum tutanağı düzenlenmiş arabuluculuk son oturum tutanağını sununmuştur. 6100 sayılı Kanun’un 114/2- ve 115. maddeleri gereği dava açıldığı esnada arabulculuk görüşmesinin yapılmaması, arabuluculuk son oturum tutanağının sunulmaması, sonradan giderilebilecek bir dava şartı olmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK nun 115. maddesinde Mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir. Aynı yasanın 138. maddesinde de mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği ve gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir. Bu hükümler ve usul ekonomisi gözetilerek dosya üzerinden yapılan inceleme ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Arabuluculuk dava şartının bulunmaması sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2 maddesi gereği, 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi gereğince talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
6-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair; HMK 320 maddesi uyarınca tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!