Anahtar kelimeler: Mersis Esaskarar Sinaî Fikri Hükümsüzlüğü Katip Marka Haklar Ankara Birleşen

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: 1- ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: 2- ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ
: █████/2021BİRLEŞEN DAVA (Mahkememizin ....)DAVACI
: ...Mersis No
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: 1- ......DAVALI
: 2- ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ
: █████/2021----------------------------KARAR TARİHİ
: █████/2023Mahkememizde görülmekte olan asıl dava yönünden; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulü ile ilgili verilen ... kararının kabulü yönünden yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı; birleşen dava yönünden; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddiyle ile ilgili verilen ... kararının reddi yönünden yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı yönündeki davanın yapılan açık yargılaması sonunda,ASIL DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... başvuru numaralı “... ...+...” marka başvurusuna karşı, davalı tarafça itirazda bulunulduğunu, ... tarafından davalı itirazlarının haklı bulunmayarak reddolunduğunu, ancak ...’nun başvuruya konu 20. ve 24. sınıflara dâhil mal ve hizmetler yönünden itiraz sahibine ve başvuruyla benzer görülen markalarını kapsamında bulunmaması ve markalar arasındaki benzerlik düzeyinin çok yüksek olmaması sebepleri göz önüne alarak bu sınıflara dâhil mallar yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığına; 35.sınıfa dâhil mal ve hizmetler yönünden markalar arasında 6769 sayılı S.M.K. m.6/1 anlamında seri marka biçiminde algılanmak suretiyle ilişkilendirilme ihtimali dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğuna kanaat getirdiğini,, verilen karar hatalı olduğunu, sicilde “...” ibaresini içerir çok sayıda tescilin bulunduğunu, bu durumun davalı şirketin ileri sürmüş olduğu “...” ibaresinden kaynaklı olarak karıştırılma ve iltibas ihtimalinin olamayacağını, zira Türkiye çapında yaygın bir şekilde bu ibarenin yer aldığı markaların kullanımının bulunduğunun açık olduğunu, bu markalardan 627 tanesinin ... marka sınıflandırmasında 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescilinin gerçekleştirildiğini, davaya konu olayda, davalıya ait tescilli markaların tamamının sadece ... olarak tescil edilmiş markalar olduğunu, müvekkili markasının ise “...+...” şeklinde düzenlenmiş olduğunu, davalının ... şeklindeki markaları ile müvekkilinin ...+... şeklindeki markasının birer bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markaların bütün olarak farklı olduklarını iddia ederek ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ASIL DAVAYA CEVAP
:Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davanın konusu ...'nun 14.09.2021 tarih ve ... sayılı kısmi red kararının iptali olmakla aynı kararın aleyhie olan kısmına karşı █████/2021 tarihinde bir dava ikame edildiğini, bu nedenle davaların birleştirilmesini talep ettiklerini, “...” ibaresinin müvekkilinin markasının 1998 yılından beri faaliyet gösterdiği tüm markalarında kullandığını, müvekkili markalarının çok sayıda ödül kazandığını, başarı elde ettiği ve sektör liderlerinden biri olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresine eklediği sözcükler ile oluşturduğu çok sayıda markasının bulunduğunu, dava konusu markanın da bu markalardan biri gibi algılanacak olduğunu, dava konusu markadaki gerek “...” gerek “...” ibarelerinin marka kapsamında yer alan 20 ve 24. Ürünler için tanımlayıcı olduğunu, bu nedenle ... ... ibareli markanın müvekkil firma tarafından piyasaya sürülen bir yan marka olduğu izlenimi uyandırdığını, dava konusu markanın başlangıç sesinde yer alan ... ibaresinin müvekkilin ... ibaresi ile başlayan seri markaları ile birebir aynı olması nedeni ile görsel ve işitsel olarak bıraktıkları izlenim benzerliği sonucu iltibasa mahal vereceğini, Kurum tarafından da markaların aslında benzer görüldüklerini, davacı markasında tescil işlemlerinin devamına karar verilen 20 ve 24. Sınıftaki tüm emtia aynı/benzer olup aslında başvurunun müvekkilinin tescilli markası nedeni ile de tümden reddi gerektiğini, müvekkili markalarının tanınmış markalar olduğunu, yoğun kullanım neticesinde ayırt ediciliğinin yüksek hale geldiğini, ...” ibaresini gören potansiyel müşteriler “...” ibareli markalarının kökeninin “...” markası ve müvekkil şirket ile bağlantısını daha ilk görüşte/okuyuşta anlar hale geldiklerini, dava konusu markanın tesciline izin verilmesinin müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterini zedeleyebilecek nitelikte olduğunu, davacı yan başvurusunun kötü niyetli olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafından tescil başvurusu yapılan ... sayılı ... ... ibareli marka başvuruna müvekkili tarafından yapılan itirazın ... reddedildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ... nezdinde tescilli ... ve ... ibareli markalar mesnet gösterilmek üzere ... ...'na itiraz başvurusunda bulunulduğunu ve ... ...'nın ... sayılı kararı ile; 35 sınıfta yapmış oldukları itirazlarının kabul edildiğini ancak 20 ve 24. Sınıf yönünden reddedildiğini beyanla ... ...'nın ... sayılı kısmi red kararının iptaline, davalı adına ... başvuru numarası ile kayıtlı “... ...” markasının 20 ve 24. sınıf ürünlerdeki tescilinin reddi ile işlemden kaldırılması veya tescilişlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP;Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... kararının yerinde olduğunu iptali koşullarının oluşmadığından bahisle devanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalıya dava dilekçesinin █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği ancak davaya yasal süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.YARGILAMA
:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;Asıl dava yönünden; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulü ile ilgili verilen ... kararının kabulü yönünden yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı;Birleşen dava yönünden; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddiyle ile ilgili verilen ... kararının reddi yönünden yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı;noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır....'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ''... ...'' ibaresinin, 20, 24 ve 35. Sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 27.08.2020 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 27.10.2020 tarih ve 359 sayılı bültende ilana çıktığı, söz konusu ilana karşı asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı yanca önceki tarihli çok sayıda markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu, ...’nın 31.03.2021 tarihli kararı neticesinde ise itirazların haklı bulunmayarak reddolunduğu; söz konusu ret kararına karşı davacı yanın bir kez daha itirazda bulunduğu, davacı itirazlarını değerlendiren ...’nun 14.09.2021 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 ile birlikte 6/5 maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ...Genel ilkeler çerçevesinde, başvuru konusu marka ile itiraz gerekçelerinden ...sayılı markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıkları görüşüne varılmıştır. Ancak, başvuru konusu "... ..." ibareli marka ile itiraz gerekçesi "..." ibaresini içeren diğer markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları düşünülmüştür. Zira "..." ibaresi çekişme konusu markaların başlangıç kısmında ortak olarak yer almaktadır. Ayrıca, başvuruya konu mal/hizmetlerden 35. sınıfa dahil olan hizmetlerle aynı/aynı tür hizmetlerin itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunduğu belirlenmiştir. Karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde, tüketicilerin satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka bir malı/hizmeti almak durumunda kalması kadar, iki ayrı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye/firmaya ait olduğunu ya da marka sahipleri arasında iktisadi veya idari yönden bir bağlantı bulunduğunu düşünmeleri ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu çerçevede, başvuruya konu marka ile itiraz gerekçesi markalar arasındaki benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/aynı tür hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde başvuru markanın asli unsuru durumunda olan "..." ibaresinin, itiraz sahibine ait "..." ibaresini içeren seri markaların bir devamı olduğu ya da marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim de oluşabileceği, diğer bir ifade ile 35. sınıfa dahil hizmetler yönünden markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında seri marka biçiminde algılanmak suretiyle ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak, başvuruya konu 20. ve 24.sınıflar dahil malların itiraz sahibine ait ve başvuruyla benzer görülen markalarını kapsamında bulunmaması ve markalar arasındaki benzerlik düzeyinin çok yüksek olmaması hususları birlikte göz önüne alındığında, 20. ve 24. sınıfa dahil mallar yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca, "... ..." ibareli başvurunun 20. ve 24. sınıfa dahil mallar için tescili veya kullanımı halinde, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak, itirazda, muterizin e-ticaret/online mağazacılık sektöründe tanınmışlığını ileri sürdüğü "..." markasına verilecek zararın ya da markasının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası olduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı görüşüne varılmış ve bu yöndeki itiraz kabul edilmemiştir.” şeklindeki gerekçeler ile davalı – birleşen dosya davacısı yanın itirazlarının 35. Sınıf hizmetler açısından kabul edildiği ve başvuru kapsamından “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina, kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin çıkartıldığı; eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda ve ek raporda özetle:ASIL DAVA YÖNÜNDENDava konusu ... sayılı başvuru kapsamında reddine karar verilen 35. Sınıftaki hizmetlerin, davalı yanın önceki tarihli seri markaları kapsamında yer alan hizmetler ile aynı tür hizmetler oldukları, davalı –birleşen dosya davacısının, seri marka yaratma alışkanlığı ile birlikte tanınırlığı ve taraf markalarının oluşturuluş sistematiklerindeki benzerlikler nedeniyle taraf markaları arasında benzerliği tespit olunan 35. Sınıftaki bu hizmetlerde, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olduğu, bu halde ... kararı neticesinde varılan kanaate de varıldığı; takdirin mahkemeye ait olduğu;BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDENDava konusu ... sayılı marka başvurusu kapsamında ... kararı sonrasında kalan 20 ve 24. Sınıftaki malların, birleşen dosya davacısına ait önceki tarihli markalar kapsamında aynı sınıflarda yer alan mallar ile aynı tür; 35.05 alt grubunda anılan malların satışına özgülenmiş satış hizmetleri ile ise benzer olduğu, asıl dava yönünden yapılan incelemeler sonucunda işaretlerin benzerliği ile ilgili varılan kanaatler doğrultusunda taraf markaları arasında ... kararı sonrasında kalan 20 ve 24. Sınıftaki bu mallar bakımından da, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin oluşabileceği, birleşen dosya davacısına ait markanın “e-ticaret, internet üzerinden satış hizmetleri, alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” alanında tanınır olduğu, bu tanınırlığının bulunduğu mal ve hizmetlerde “...+...” şeklinde çok sayıda marka yarattığı, dava konusu markanın da kapsamında yer alan emtiaların aynı zamanda doğrudan satışa konu edilebilecek oluşu da gözetildiğinde, bu tanınırlığın taraf markaları arasındaki iltibas ihtimalini pekiştiren bir sonuç yaratabileceği, takdirin mahkemeye ait olduğu,bildirilmiştir.GEREKÇE
:Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Dava Konusu Marka Asıl Dosya Davalısı/Birleşen Dava DavacısıÖrnek Dayanak Markaları... ...+... ...(20, 24, 35. sınıf) .....................(20, 24, 35. sınf)Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka 20, 24 ve 35. Sınıf 1-4 alt grupları ile birlikte 35. Sınıf 05. Alt grubunda 20 ve 24. mal sınıflarına ait malların tamamının satışı hizmetlerini kapsamakta olup davalı – birleşen dosyada davacı yanın önceki tarihli markalarının tamamında 35. Sınıfın tüm alt grupları ve 1-34 mal sınıfına özgü malların tamamının satışı hizmetleri yer aldığı gibi yine bir kısım markası kapsamında ise doğrudan 20 ve 24.sınıftaki emtialar da yer aldığı, 20 ve 24. Sınıf emtialar açısından taraf markalarının kapsamları itibariyle ayniyet düzeyinde bir ilişki varken, anılan mallar ve bu malların satışına özgülenmiş satış hizmetleri bakımından da taraf markaları arasında benzerlik düzeyinde bir ilişkinin, mal üreten işletmenin karineten üreteceği malı da satışa konu edeceği ilkesi uyarınca var olduğu; taraf markalarının, dava konusu marka kapsamında reddine karar verilen ve verilmeyen tüm mal ve hizmetler bakımından benzer ihtiyaçları karşılayan, tüketiciye aynı kanaldan ve aynı tür satış yöntemi ile ulaştırlan, birbirleri ile doğrudan rekabet İlişkisi içerisinde bulunan, hedef tüketici kitleleri benzer olan, birbirlerini tamamlayan ya da birbirleri yerine ikame edilebilirliği bulunan mal ve hizmetler oldukları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu marka incelendiğinde başvurunun “...” hakim unsurundan oluşan, fonda Mavi renkli yuvarlak bir logonun kullanıldığı ve yine tali pozisyonda kalacak şekilde “...” şeklindeki jenerik bir kavramla birlikte oluşturulduğu, “...” kelimesinin “dekorasyon” sözcüğünün kısaltması olarak ticaret hayatında kullanılan bir ibare olduğu, bu haliyle dava konusu markanın esas unsurunun “..." - şeklindeki tamlamanın bütünü olduğu, anılan kelimelerin birleşik yazımının ortaya yeni bir kavramsal bütün çıkarmadığı, tamlamayı meydana getiren her iki sözcüğün de bağımsız karakterlerini korudukları, markanın görsel unsurlarının bütüne olan katkısının zayıf olduğu, kaldı ki tüketicinin dava konusu markayı algılar, tanımlar ve üçüncü kişilere aktarırken zihninde yer edecek temel unsurun şekli unsurlar/renkler değil“..." ibaresinin kendisi olacağı anlaşılmaktadır.Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın önceki tarihli markalarına bakıldığında ... şeklindeki tanınmış markasının yanı sıra “...+ ...” kombinasyonu ile oluşturulmuş bir seri marka zinricinin mevcut olduğu; bahsi geçen her bir marka benzer bir sistematik ile oluşturulmuş olup bu şekilde ciddi bir seri marka ailesi yaratılmış ve her bir marka bütünsel olarak “...” ibaresi köken alınarak oluşturulduğu, anlaşılmaktadır.Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir....'nun 08.06.2016 gün ve ...sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da değinildiği edildiği üzere; somut olayda davalı – birleşen dosya davacısı yan markalarının “...” kelime köküne eklenen birtakım sözcükler ile oluşturulmuş markalar oldukları, davalı – birleşen dosya davacısı yanın bu sayede bir seri marka ailesi meydana getirdiği, “...” ibaresinin “bütünü, tamamı” ifade eden bir zamir olmakla birlikte mal ve hizmet sınıfları açısından ayırt ediciliği güçlü olmasa da bulunan bir ... olduğu, davacı taraf markalarının da bu şekilde çok uzun yıllardır tescilli olduğu; bu bağlamda “...” sözcüğünün, bu sözcüğün kullanıldığı bütün içerisindeki kullanım biçimi, konumu ve ibareye yüklenen anlam itibariyle, tüketicide bırakacağı algının ve ayırt edici niteliğinin değişkenlik gösterebileceği aşikar olmakla birlikte bu ibarenin doğrudan herkesin kullanımına açık bir ... olarak değerlendirilmesi mümkün görülmediği, dava konusu marka örneği bu çerçevede incelendiğinde, anılan markanın da oluşturuluş sistematiği itibariyle, davalı – birleşen dosya davacısı yan markalarının yeni bir ürün ya da hizmetinin adı olduğu yönünde algı oluşturmaya müsait mahiyette bir marka olduğu, “...” kelimesinin niteliği itibariyle bütünsel algıya katkısının son derece zayıf olduğu, dava konusu markanın görsel anlamda içerdiği unsurların bütünsel algıya etkisinin zayıf olduğu, bu haliyle taraf markalarının bütünsel açıdan özellikle oluşturuluş sistematiği (... + ...), buna bağlı oluşan işitsel ve kavramsal benzerlikler itibariyle ilgili tüketici nezdinde aynı iktisadi – idari kaynakça oluşturulmuş markalar olarak algılanmaya müsait olacağı; bu noktada ayrıca davalı – birleşen dosya davacısı yanın seri marka yaratma alışkanlığının mevcut olması ve yaratılan her bir markanın, dava konusu marka gibi oluşturulmuş markalar olmalarından ötürü de tüketicinin de davalı –birleşen dosya davacısı yanın evvelden beri süregelen bu markaları hakkında bilgisi, görgüsü ya da deneyiminin mevcut olduğu kabul edileceğinden, sonraki karşılaşacağı dava konusu markayı da bu serinin yeni bir versiyonu olarak algılayabileceği; bununla birlikte mevcut uyuşmazlıkta karıştırılma ihtimaline yönelik varılan bu kanaate ilişkin değerlendirmenin davalı – birleşen dosya davacısı yanın tanınmış nitelikteki markalarından bağımsız olarak yapılması yerinde olmayacağı, davalı – birleşen dosya davacısı yanın özellikle “...” ibaresinden oluşan markalarının e-ticaret hizmetleri açısından yıllara sair kullanım ve eskiye dayalı tescilleri, yoğun faaliyetleri çerçevesinde tanınmış marka korumasından yararlanmakta olduğu ve ... sicil kayıtlarında ... sayısı ile de kayıtlı olduğu; kaldı ki, somut olayımızda taraf markalarının bütünsel açıdan özellikle oluşturuluş sistematiğinde (... + ...) benzerlik bulunması nedeniyle, dikkat/özen/bilgi/bilinç seviyesi yüksek olan alıcı grubunun dahi yanılgı yaşaması, tüketicinin önceki ve sonraki markayı ilişkilendirme ve zihinde çağrıştırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olacağı, karşılaştığı markalardan hangisinin hangi tarafa ait marka olduğunu ilk bakışta anlamasının mümkün olamayacağı; somut olayda da tüketicinin, dava konusu gibi bir marka ile 35. Sınıf 05. Alt grubunda yer alan hizmetlerde karşılaştığı bir durumda, ilgili sınıfın davalı – birleşen dosya davacısı yanın spesifik olarak yüksek düzeyli tanınırlığının da bulunduğu satış / mağazacılık / eticaret faaliyetleri hizmetlerini kapsaması nedeniyle özellikle bu sınıf açısından tüketici, taraf markaları arasında doğrudan ve yüksek düzeyli bir iktisadi bağlantı kurma eğilimi yaşayarak, dava konusu markayı da davalı – birleşen dosya davacısı yanın iktisadi kaynağına ait, davalı – birleşen dosya davacısı tarafça yaratılmış yeni bir marka gibi yorumlayacağı; bunun yanı sıra 35. Sınıf 1-4 alt grubundaki hizmetler açısından taraf markaları incelendiğinde de yine her ne kadar işaretler arasında birtakım farklılıklar bulunmakta ise de davalı – birleşen dosya davacısı yanın neredeyse her bir markası kapsamında yer alan bu alt sınıflarda da doğrudan bir seri marka ailesi yaratmış olmasından ötürü, taraf markalarını her zaman yan yana görme ihtimali bulunmayacak tüketici nezdinde de “...” vb. şekillerdeki markalar ile benzer şekilde oluşturulduğu görülen “...” ibaresinin de yine davalı – birleşen dosya davacısı markaları ile benzer bir algı oluşturma ihtimalinin mevcut olacağı, tüketicinin bu marka ile karşı karşıya kaldığında davalı – birleşen dosya davacısının “...” kelimesinin, ev dekorasyon ürünleri için yaygın kullanılan bir kısaltma oluşundan ötürü, bu sektöre yönelik olarak tanınmış “...” markasının kökünden yarattığı diğer seri markaları gibi anılan sektör için oluşturduğu yeni markasının adı olarak değerlendirebileceği; ayrıca bu noktada taraf markaları arasındaki benzerliğin 20 ve 24. Sınıf mallar açısından da karıştırılma ihtimalini doğurabilecek düzeyde olduğu; gerek davalı – birleşen dosya davacısı yanın bir kısım markasında anılan emtiaların doğrudan yer alıyor oluşu gerekse de mal üreten işletmenin aynı zamanda bu malı muhtelif mecralarda satışa konu edebileceği karinesi gözetildiğinde, söz gelimi “...” ibaresi ile oluşturulmuş bir internet sitesi aracılığıyla, davacı –birleşen dosya davalısı yanın 20 ve 24. Sınıftaki mallara yönelik satış yapması halinde bu durumun doğrudan davalı – birleşen dosya davacısı aynı emtiaların satışına yönelik hizmetleri kapsayan çok sayıdaki markası ile ilişkilendirilebilir sonuçları, tüketiciler nezdinde doğurabileceği, dolayısıyla işbu ibare ile 35. Sınıf 05. Alt grubu kapsar şekilde ticari faaliyetlerde bulunulması mümkün olabileceğinden, bu ihtimal çerçevesinde taraf markaları arasında bir kez daha karıştırılabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olabileceği anlaşılmıştır.Açıklanan tüm bu nedenlerle asıl dava bakımından asıl davanın REDDİNE, birleşen dava bakımından 14.09.2021 tarih ve ... sayılı kısmı red kararının 20. Sınıf ve 24. Sınıftaki tüm mallar bakımından iptaline, ... başvuru nolu davalı markasının 20. Ve 24. Sınıftaki tüm mallar bakımından hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere:A-Asıl Dava Bakımından1-Asıl davanın REDDİNE,2-Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),B-Birleşen Dava Bakımından1-14.09.2021 tarih ve ... sayılı kısmı red kararının 20. Sınıf ve 24. Sınıftaki tüm mallar bakımından iptaline,2-... başvuru nolu davalı markasının 20. Ve 24. Sınıftaki tüm mallar bakımından hükümsüzlüğüne sicilden terkinine,3- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 1.687,60-TLyargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023Katip ... Hakim ...e imza e imzaBİRLEŞEN DAVA MASRAF DÖKÜMÜİLK MASRAF
: 127,10-TLGİDER AVANSI
:1.560,50-TLTOPLAM
:1.687,60-TL