Anahtar kelimeler: Filtrenin Filtresi Filtre Bacasını Hacmi Baca Yıkama Söküldüğünü Çamaşır Temizleme

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'da faaliyet gösteren çamaşır yıkama ve kuru temizleme faaliyeti gösteren bir firma olduğunu, işyerinin hacmi ve büyüklüğü nedeniyle bacasını standartlara uygun bir filtre ile değiştirmesi gerektiğinden davalıdan baca filtresi satın alındığını, söz konusu filtrenin kısa sürede arızalanması ve kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle söküldüğünü, işbu sebeple zarara uğradıklarını, zararın giderilmesi amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ( ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı dosyasında takip başlatıldığını, borçlunun itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, borçlunun borçlarının bulunmadığını ve filtreden duman çıkmasının olağan olduğunu, çıkan dumanın kirletici parametrelerinin görsel olarak değil teknik inceleme ile ortaya çıkacağını ileri sürdüğünü, ancak itirazın kötü niyetli olduğunu, çıkan dumanın bacanın düzgün çalışıp çalışmadığını göstermesi bakımından herkes tarafından tespit edebileceği, kaldı ki müvekkili tarafından ... Ticaret ve Sanayi Odası tarafından █████/2013 tarihinde bir bilirkişi marifetiyle baca filtresini inceletildiğini, filtreinin düzgün çalışmadığı ve mevzuat ile standartlara uygun olmadığının tespit edildiği, daha önceden █████/2019 tarihinde ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından açtıkları itirazın iptali davasının arabulucuya başvurulmaması nedeniyle usulden reddedildiğini, akabinde arabulucu sürecini tamamlanarak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan sebeplerle itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 icra inkar tazimatına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin borçluya yükletilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşmenin █████/2013 tarihinde imzalandığını ve imzadan kısa süre sonra ürünün kullanıma hazır hale geldiğini, kaldı ki davacının hazırlattığı raporda ürünün 2013 yılının 7. ayında davacı nezdinde olduğunu, işbu sebeple aradan geçen 11 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının takibe itirazın kendilerine tebliğ edilmediğine dair gerekçesinin dinlenemeyeceğini, icra takip dosyasına itiraz ettiklerini ancak dosyanın takipsizlik nedeniyle kapatıldığını, daha sonra dosyanın yenilenmesi nedeniyle davacının itiraza vakıf olduğunu, öte yandan daha önce açılan itirazın iptali davasının ret kararı ile birlikte tebliğ edilerek bu haliyle de davacının itirazdan haberdar olduğunu, bir diğer açıdan davaya konu icra takip dosyasının yine takipsizlik sebebiyle işlemden kalktığını ve ortada derdest takibin bulunmadığını, açıklanan uzun yıllara sari süreç sebebiyle itirazın iptali davasının hak düşürücü süre nedeniyle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, esasa yönelik olarak aradaki sözleşmeye istinaden müvekkilinin söz konusu sistemi üreterek nakliye kamyonu üzerinde davacıya teslim ediminin olduğunu, bu hususların davacı tarafından çarpıtıldığını, aradaki sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerin açıkça belirlendiğini, sözleşme bedelinin 55.000,00 TL olmasına karşın 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, malın nakliye ve montajının davacıya ait olmak üzere müvekkilinin teknik destek yükümlülüğünün olduğunu, talep halinde montaja yardımcı olmak maksadıyla davacıya teknik eleman desteği sağlanabileceğinin belirlendiğini, ürünün .... alıcıya teslim edileceğin kararlaştırıldığını ve ürünün vasıf ve nitelikleri sözleşmede belirtildiği üzere davacıya teslim edildiğini, davacının teknik eleman desteği talep etmeksizin kendisinin ürünü montaj etmeye çalıştığını, bilirkişi raporunun müvekkiline gönderilmesi akabinde davacın talebi ile davacının işyerine gidilerek yapılan incelemelerde arızanın hatalı montajdan kaynaklandığını, bu durumu düzeltmek suretiyle sistemi işletmeye aldığını, yine mahaldeki incelemelerde davacıya ait kazanların önündeki partikül tutucunun sistemin çalışmasına olanak vermekten uzak olduğunu, partikül tutucunun daha büyüğü ile değiştirilmesi gerektiğinin ya da eldeki tutucunun daha sık aralıklarla temizlenmesi gerektiği konusunda davacı ile bilgi alışverişinde bulunulduğunu, ayrıca söz konusu raporun ehil olmayan kişi tarafından uydurma şekilde hazırlandığını, teknik analizlere yer verilmediğini, davacı ile müvekkilinin daha önceden de benzer ticaretlerinin olduğunu, ayrıca davacının halen bakiye borcunun bulunduğunu, davanın hem hak düşürücü hem zamanaşımı nedeniyle reddini, aksi kanaat hasıl olması halinde itirazın iptali talebinin esastan reddi ile müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masraf ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmilini, talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf davalıdan bacasının değiştirilmesi için baca filtresi satın aldığını baca filtresinin bir süre sonra arızalanması sebebi ile söküldüğünü almış olduğu malı kullanamaması sebebi ile ödemiş olduğu 52.920,00-TL'lik bedelin tahsili için ... İcra Müd. ...esas sayılı dosyası ile takip başlattığını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...AŞ Borçulunun ...olduğu borcun kaynağının █████/2013 tarihli 26.07.2013 tarihli rapora göre işlevsiz baca filtresi bedelinin iadesi. 52.920,00 TL olduğu ve bu tutarın işlemiş faiz olan 15.423,64-TL ile tahsili talebi olduğu anlaşılmıştır. Yapılan icra takibine davalı tarafın takibin yetkili icra dairesine açılmadığı yetkili icra dairesinin istanbul olduğu sebebi ile icra dairesinin yetkisine, asıl borca, ferilerine, faize, faiz miktarına, açıkça itiraz ettiği, anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olay incelendiğinde taraflar arasında baca filtresi alımına ilişkin anlaşma olduğu bu anlaşma doğrultusunda davalının davacıya baca filtresi sattığı ve davacının da davalıya 52.920,00-TL'lik ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Davalının yapılan tacir araştırmasında ... Vergi Dairesinden gelen yazı cevabında bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşıldığından mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf ise taraflar arasındaki sözleşmenin █████/2013 tarihinde imzalandığını malın nakliye ve montajının davacıya ait olup davalının sadece teknik destek vereceğini davacı tarafın teknik hizmet eleman gelmesini istemeden ürünün montajını yaptığını ve hatalı montaj sebebi ile üründe sorunlar yaşandığını gaz yıkama pompasının ters bağlandığını davalının bu durumu düzelterek sistemi işletmeye aldığını davacının yakma kazanlarının önündeki partikül tutucusununu kapasitesinin küçük olması sebebi ile davacı tarafa bunun değiştirilmesi hususunda bilgi verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya makine mühendisi ve SMMM bilirkişi tarafından davacının davalıdan icra takibine konu ettiği alacağının olup olmadığı hususunda rapor sunmaları için bilirkişiye tevdi edilmiş gelen raporda ... Ticaret ve Sanayi Odası tarafından bilirkişi marifetiyle hali hazırda kurulmuş sistemin sadece doğru çalışmadığının kayıt altına alındığı, sistemin çalışmasını engelleyen unsur - unsurlar yada sistemin arızasını tespit eden bir belge oluşturulmadığı, filtrenin ayıplı olup olmadığı hususunda usulüne uygun bir süreç yönetilmediği, tarafımca tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme neticesinde; ürünün üretiminin ayıplı olup olmadığına dair tespit yapılamadığı anlaşılmakla, yetkisiz kurulum - müdahale nedeni ile sistemin zarar görmesi göz önünde tutulduğunda üretici olan davalı firmanın sorumlu tutulamayacağı, Davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar sunulamadığı beyan edildiği için mali yönden incelenememiştir. Davalı tarafça ticari defterler sunulu olmadığı için davacı tarafa düzenlemiş olduğu fatura olup olmadığının tespit edilemediği, Davacı kayıtlarında davalı tarafa ait fatura bulunmadığı, Davacı kayıtlarında 10.05.2013 tarihli 7.500,00 TL, 16.05.2013 tarihli 10.000,00 TL, 22.05.2013 tarihli 25.000,00 TL, 07.06.2013 tarihli 5.000,00 TL eft ve 05.07.2013 tarihli 5.000 TL çek olmak üzere toplamda 52.500,00 TL ödeme kaydı bulunduğu, bu nedenle de davacının kayıtlarında dava tarihi itibariyle 52.500,00 TL davalıdan alacaklı olduğu, şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Gelen bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalının davacıya satmış olduğu baca filtresindeki arıza noktasında alanya ticaret ve sanayi odası tarafından yapılan bilirkişi marifeti ile sadece sistemin doğru çalışmadığının tespit edildiği bu belgenin sistemin arızalı olduğnu tespit eden bir belge olmayacağı ayrıca davacı tarafın ayıp hususunda usulüne uygun bir süreç yönetmeyip yetkisiz kurulum sebebi ile sistemin zarar gördüğü anlaşıldığından ve bu durumun meydana gelmesinde davalının bir kusuru olmayıp kusurun davacıda olduğu değerlendirildiğinde davacını kendi kusuru ile meydana gelen zarar nedeni ile sözleşmenin dönerek davalıya ödemiş olduğu bedeli geri istemesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiş davacının icra takibi açmasında kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından ve davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı yapılan yargılama sonucunda netleştiğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine
2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 827,14-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 211,74‬TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7- Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!