Anahtar kelimeler: Anapara Satımdan Reeskont İlamsız Borca Toplamı Geçmiş Durdurulduğunu Fatura Avans

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalıdan 15.09.2022 tarihli ----- nolu ticari fatura nedeniyle 16.960,61 TL ve 23.09.2022 tarihli ----- nolu fatura nedeniyle 4.589,48 TL alacaklı olduğunu, taraflarınca söz konusu fatura alacakları nedeniyle anapara ve geçmiş gün reeskont avans faizi toplamı olan 25.236,14 TL toplam alacak üzerinden---- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını ve 01.11.2023 tarihinde borçlu tarafından icra takibine ve borca itiraz edilmesi neticesinde ilamsız icra takibi dairesi tarafından durdurulduğunu, taraflara ait ticari evrak ve banka kayıtları incelendiğinde, taraflar arasında ticari alım satım sözleşmesi mevzu bahis olduğu, davacı tarafından satım konusu emtia davalıya teslim edildiği halde, davalı tarafından satış bedelinin davacı şirkete ödenmediğini, davanın kabulüne, davalı borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile 25.236,14 tl üzerinden takibin aynen devamına, davalı borçlunun takip miktarı olan 25.236,14 TL üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı şirket aleyhinde açılan dava haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı taraf davalı şirketin kendilerine borcu olduğundan bahisle icra takibi başlatmış ve haksız olarak başlatılan icra takibine davalı şirketin itirazı üzerine huzurdaki itirazın iptali davasını açıldığını, davalı şirketin davacı tarafa borcu olmadığı beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama masraflarının davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.---. İcra Müdürlüğü'nün-----esas sayılı dosyası celp edilmiştir.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1)
: "(Değişik fıkra: █████/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."(2)
: "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1)
: "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır, Bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle; DEFTER İNCELEMESİ: Davacı Defter İncelemesi (Usul): Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2022 - 2023 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davacı şirketin ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılları ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.Davalı Defter İncelemesi (Usul)
: Sayın Mahkemenin 20.09.2024 tarihli celsesinde, ‘’Tarafların █████████ yıllarına ait ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde mahkememiz kaleminde hazır bulundurmalarına, tarafların yerinde inceleme talepleri var ise 2 haftalık kesin süre içerisinde açıkça bildirmelerine, yerinde incelemenin nerede yapılacağının açıkça bildirilmesine, bu hususta taraflarca iki haftalık süre içerisinde açıklama yapılmasına, ticari defterler inceleme gün ve saatinde hazır edilmez veya 2 hafta içerisinde yerinde incelemede talep edilmezse ticari defterlerin incelenmesinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, Ticari defterlerini sunmadığı veya yerinde inceleme talebinde bulunmadığı takdirde 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun davalı tarafa ihtarına,’’ karar verilmiştir.Sayın Mahkemenin duruşma zaptı, e.tebligat ile 25.09.2024 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.HESAP İNCELEMESİ
: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın ticari defterlerinde davalı şirkette ait olan 2022 ve 2023 yıllar---- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir.¸Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı satıcının 15.09.2022 tarihli -----no.lu satış faturası ile başladığı, davacı satıcının 15.09.2022 tarihinden 23.09.2022 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 21.550,09 TL bedelli satışı yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 24.10.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 21.550,09 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.HESAP İNCELEMESİ
: Davalı Hesap İncelemesi: Davalı ----- incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı hesap incelemesi yapılamamıştır. BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere ---- Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği ---- döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır.Sayın Mahkeme 13.03.2024 tarihli tensip zaptında, ‘’Sadece taraflar arasındaki kayıtları gösterir 2022 yılına ilişkin BA-BS formlarının celbi’’ yönünde karar vermiştir. Davalının bağlı bulunduğu ---- Vergi Dairesi 10.01.2025 tarihli yazı cevabından, davalının 2022 dönemine ait karşılaştırmalı Ba - Bs Analizi bilgi formlarının, dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin 2022 yılı ait karşılaştırmalı Ba - Bs Analizi formunda, davacı tarafından davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 18.262,79 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür.Faturaların İncelenmesi
: Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunulan takip konusu alacağı oluşturan 15.09.2022 tarihli ----- seri no.lu 16.960,61 TL tutarlı, 23.09.2022 tarihli ----- seri no.lu 4.589,48 TL tutarlı faturaların e. fatura olduğu. Faturaların davalı şirkete e-fatura sistemi üzerinden “Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiğini, Ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara, e-fatura uygulaması üzerinden itiraz mahiyetinde, mali mühür ile imzalı bir belge üreten yapı barındıran ‘’red’’ yanıtı verilebilmektedir. Dolayısıyla ticari faturalara farklı 2 yolla itiraz edilebilir: a-E-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülmesi, b- Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturaya itiraz edilmesi. Buna göre ticari faturalara gerek e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülmesi gerekse Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturaya itiraz edilmesine ilişkin olarak Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine uymak tacir olmanın hukuki sonuçlarındandır. Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar ve e-Fatura uygulaması üzerinden dönülen red yanıtları söz konusu faturaların alıcı tarafından ticari fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurmaktadır. 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalının 2022 yılı BA formunda, takip konusu alacağı oluşturan 15.09.2022 tarihli ----- seri no.lu 16.960,61 TL tutarlı, 23.09.2022 tarihli ----- seri no.lu 4.589,48 TL tutarlı faturaların gözüktüğü görülmüş olup, dosya kapsamında davalının takip konusu faturalara, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturalara itiraz edildiğine dair dayanak belge bulmamaktadır.Faiz Konusu İncelenmesi
: Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle…” temerrüdün başlayacağı kabul edilir. Takip alacaklısı davacı taraf 18.08.2023 tarihli icra takibinde 23.795,20 TL asıl alacağına, 761,46 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Dosya kapsamında, davacının davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dayanak belge bulunmadığından, takip öncesi talep edilen işlemiş faiz hakkında takdir sayın mahkemenindir. ---- verilerinden 24.10.2023 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %31,75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %31,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,S O N U Ç
: Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı adına ---- kodlu muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı satıcının 15.09.2022 tarihli ------- no.lu satış faturası ile başladığı, davacı satıcının 15.09.2022 tarihinden 23.09.2022 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 21.550,09 TL bedelli satışı yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 24.10.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 21.550,09 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takip konusu alacağı oluşturan 15.09.2022 tarihli ----- seri no.lu 16.960,61 TL tutarlı, 23.09.2022 tarihli ----- seri no.lu 4.589,48 TL tutarlı faturaların e. fatura olduğu, Faturaların davalı şirkete e-fatura sistemi üzerinden “Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği, 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalının 2022 yılı BA formunda, takip konusu alacağı oluşturan 15.09.2022 tarihli ----- seri no.lu 16.960,61 TL tutarlı, 23.09.2022 tarihli ----- seri no.lu 4.589,48 TL tutarlı faturaların gözüktüğü görülmüş olup, dosya kapsamında davalının takip konusu faturalara, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturalara itiraz edildiğine dair dayanak belge bulmamaktadır.Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı tarafından takip konusu yapılan 2 adet 21.550,09 TL tutarlı faturalara, davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dayanak belge bulunmadığından, takip konusu alacağı oluşturan 2 adet 21.550,09 TL tutarlı faturaların – miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kesinleştiğinin ve faturalara konu olan ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine karine oluşturduğunun kabulü halinde; 24.10.2023 takip tarihi itibariyle davacının, davalı taraftan 21.550,09 TL alacaklı olduğu, 21.550,09 TL alacak tutarı için takip sonrası yılık %31,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 21.550,09-TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İcra takibinin 21.550,09-TL asıl alacak, 3.686,05-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.236,14-TL üzerinden başlatılmış olduğu, asıl alacak yönünden davacının alacaklı olduğu anlaşılmıştır.İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530. Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,2----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 21.550,09 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,3-Asıl alacak olan 21.550,09 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 3.074,18-TL'nin davalıdan, 525,82-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,5-Karar tarihinde alınması gerekli 1.472,08-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.044,48-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından yapılan 5.315,00 TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul oranına göre belirlenen 4.538,68-TL'nin ve davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç giderinin toplamı 4.966,28-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A,A,Ü,T, deki esaslara göre belirlenen 21.550,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A,A,Ü,T, deki esaslara göre belirlenen 3.686,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.