Anahtar kelimeler: Barosu Barolar Levhasına Baro Israr Sekizinci Süreci Adalet Müdahil Türkiye

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... BirliğiVEKİLİ
: Av. ...DAVALI YANINDA MÜDAHİL
: ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
:...'ın Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının, Adalet Bakanlığı'nca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine, anılan kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: .. İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Anayasa Mahkemesinin ██████████ Başvuru Numaralı ve █████/2021 tarihli Genel Kurul Kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda; 1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasında, kovuşturma altında bulunma durumuna yönelik düzenlemenin yer aldığı fakat hakkında soruşturma bulunanlarla ilgili bir hükmün bulunmadığı, kanun koyucunun kovuşturma kavramı ile soruşturma aşamasını da içine alan ceza muhakemesi evresini amaçladığı düşünülse bile hak ve özgürlükleri sınırlandıran hükümlerin kamu makamlarınca geniş yorumlanmasının bireyler açısından öngörülemez sonuçlar doğurabileceği, soruşturma ve kovuşturma kavramlarının tanımının 1136 sayılı Kanun'da yapılmadığı dikkate alındığında söz konusu kavramların kapsamının belirlenmesinde 5271 sayılı Kanun'dan yararlanılması gerektiği, 1136 sayılı Kanun'da avukatlığa kabul konusundaki düzenlemede, aynı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen yazılı cezalardan kovuşturma altında bulunulmuş olması durumunda baro levhasına yazılma ile ilgili başvurunun kovuşturmanın sonuna kadar ertelenmesi konusunda idareye takdir hakkı verilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin soruşturma aşamasında da uygulanabileceğine ilişkin hükme yer verilmediği anlaşıldığından; hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ceza soruşturması yürütülen müdahilin baro levhasına yazılmasına engel bir halinin bulunmadığı ve dolayısıyla baro levhasına yazılmasında ısrar edilmesine ilişkin dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, yargılama giderleri davacı Adalet Bakanlığı'na yükletilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Uyap kayıtlarının incelenmesinden, Mustafa Çapar'ın "Silahlı Terör Örgütüne Üye OIma" suçundan hakkında yapılan ceza soruşturması sonucunda, … Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… sayısında kayıtlı ceza davasında yargılanması sonucu mahkemenin … tarihli E:… sayılı kararı ile etkin pişmanlık nedeniyle "Ceza Verilmesine Yer Olmadığına" karar verildiğinin görüldüğü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Etkin Pişmanlık" başlıklı 221'inci maddesinin 2'nci fıkrasında örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işleyişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını, ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmayacağı; 5'nci fıkrasında da "Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunacağı, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin, 3 yıla kadar uzatılabileceği" kuralına yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Duruşmanın sona ermesi ve Hüküm" başlıklı 223'ncü maddesinin 4'ncü fıkrasında; işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen (a) (b) (c) (d) bentlerinde haller sayılarak (a) bendinde, etkin pişmanlığa yer vermek suretiyle bu hallerde faile ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceğinin belirtildiği, belirtilen mevzuat hükümleri karşısında, etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmemesi müessesesinde, sanığın fiili suç olsa da sanık hakkında verilmiş bir cezadan yani mahkumiyet hükmünden söz etmenin mümkün olmadığı, bu durumda; müdahil hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi hususunun yukarıda açıklanan ceza kanunu kapsamında değerlendirilmesi durumunda müdahil hakkında etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmemesine hükmedilmesi karşısında, müdahilin avukatlık mesleğini icra etmesine engel bir mahkumiyet hükmünün bulunduğundan söz edilemeyeceği açık olduğundan dava konusu işlemde bu yönden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, Bakanlığın 5018 sayılı Kanunun Ekli 1 sayılı cetvelinin 9.sırasında belirtildiği üzere Genel Bütçeye tabi kurum olduğundan 492 sayılı Harçlar Kanununun 13.maddesinin (j) fıkrası gereği harçtan muafiyetin davanın tüm aşamaları için geçerli olduğu, harçların davacıya tamamlattırılması için Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına yönelik verilen kararda yargılama giderleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekmekte iken aksi yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ
: Davacı Adalet Bakanlığı harçtan muaf olduğundan dava açılırken tahsil edilmeyen yargı harçlarının yargılama sonunda davada haksız çıktığından bahisle yargılama gideri olarak davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına yönelik kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:İlgili Mevzuat
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı, hükme bağlanmıştır.492 sayılı Harçlar Kanununun "Harçdan müstesna işlemler" başlıklı 13. maddesinde, "Aşağıda yazılı mevzular harçdan müstesnadır: (...) j) Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri. (Yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının, Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir.)" hükmüne yer verilmiştir.5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Ek 1 sayılı cetvelin 8. sırasında Adalet Bakanlığı, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, "(1) Yargılama giderleri şunlardır: a) Başvurma, karar ve ilam harçları. b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. c) Dosya ve sair evrak giderleri. ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekaletname düzenlenmesine ilişkin giderler. d) Keşif giderleri. e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler. f) Resmi dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler. g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hakimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu halde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri. ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler."; "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326/1. maddesinde, "Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir."; "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinde, "(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. (2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. (3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır." hükmü yer almıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, davacı Bakanlığın harçtan muaf olmasına karşın, tahsil edilmeyen harçların Bakanlığa tamamlattırılması için vergi dairesine müzekkere yazılmasına hükmedilmesi nedeniyle temyiz edilmiş olup; temyiz incelemesi Mahkeme kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden yapılmıştır.Ankara 14. İdare Mahkemesinin █████/2021 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararında, davanın reddine karar verilmesi üzerine 492 sayılı Kanunun 13/1-j bendi gereği harçtan muaf olması sebebiyle davacı Bakanlıktan dava açılırken alınmayan toplam 386,90-TL harcın yargılama gideri olarak davada haksız çıkan davacı Adalet Bakanlığından tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.492 sayılı Harçlar Kanununun 13/1-j bendinde yer alan düzenleme gereği Genel Bütçeye dahil idarelerin Kanunun (1) ve (3) sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olduğunun kurala bağlandığı, söz konusu düzenlemenin geçici bir muafiyet öngörmediği, dolayısıyla Genel Bütçeye dahil idarelerin davacı sıfatını haiz olduğu davalarda, 492 sayılı Kanunun 13/1-j bendi gereği harçtan muaf olduğundan bahisle dava açılırken alınmayan yargısal harçların, davanın reddi durumunda davada haksız çıktığından bahisle Genel Bütçeye dahil idareden tahsili cihetine gidilemeyeceği, aksi düşüncenin harçtan muafiyete dair kuralın getiriliş amacı ile bağdaşmayacağı açıktır.Bu nedenle, ... İdare Mahkemesinin hüküm fıkrasında yer alan ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görülen "Harçlar Kanunu'nun 13'üncü maddesi uyarınca harçtan muaf olan davacı idareden davanın açılması sırasında alınamayan (59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL karar harcı, 97,70-TL YD harcı, 162,10-TL YD itiraz harcı, 8,50-TL vekalet harcı olmak üzere) toplam 386,90-TL yargılama giderinin davada haksız çıkan davacı idareden tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, şeklindeki kısmın çıkarılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan İdare Mahkemesi'nin hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.