Anahtar kelimeler: Fişinde Yoklama Belgenin Sunulmadığı Edildi Sürelerinin Okunduktan Günü Raporla Herhangi

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:487-15Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-)02.02.2007 günü itibarıyla 506 sayılı Kanun hükümlerine göre tescil edilen davalı işverene ait işyerinden anılan tarihten itibaren bildirimleri gerçekleştirilen davacı yönünden herhangi bir yazılı belgenin sunulmadığı, ilgili Vergi Dairesi görevlilerince 19.02.2004 günü düzenlenen Yoklama Fişi’nde davalı işverenin tuhafiye ve çeyiz malzemelerinin dikişi ile bunların araçla seyyar satışı işine 01.12.2003 tarihinde başladığı saptamasının yer aldığı anlaşılmakta olup, 20.07.2003 – 01.02.2007 döneminde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davada mahkemece yapılan yargılama sonunda, kanıtlanamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile toplanan kanıtlar hüküm kurmaya elverişli değildir.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6’ncı maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır.Bu bakımdan öncelikle belirtilmelidir ki, faaliyetin bulunmadığı 20.07.2003 – 01.12.2003 dönemine ilişkin talebin reddine yönelik mahkeme yaklaşımı yerindedir. 01.12.2003 – 01.02.2007 tarihleri arasındaki süre yönünden ise, aynı çevrede faaliyet yürüten işyerlerinin işverenleri ve çalışanları ile davalı işverene ait işyerinin bulunduğu sokakta yer alan konutlarda oturan kişiler ilgili Emniyet Müdürlüğü/Amirliği aracılığı ile saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, eylemli çalışmanın varlığı, süresi, hizmetin kesintili gerçekleşip gerçekleşmediği konuları açıklıkla ortaya konulduktan sonra tüm kanıtlardan elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın tümüyle reddi yönünde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.S O N U Ç
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.