Anahtar kelimeler: Özetidavacı Davaitirazın Atm Denizcilik Mesnetsiz Yana İhtisas Borcun Ödenmemesi İhtarnameye

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:███████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)NUMARASI
:███████ Esas - :████████ KararTARİH
:█████/2021DAVA
:İtirazın iptaliKARAR TARİHİ
:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı borçlu yana gönderilen 23.02.2017 tarih ve ... no'lu ihtarnameye ilişkin borcun ödenmemesi üzerine açılan takibe davalının haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini; bunun üzerine İzmir 5. ATM ████████ E. sayılı dosyası ile İtirazın iptali davası açıldığını; ancak davanın esas konusunu oluşturan olay gereği "konşimento asıllarının davacı tarafa hiç gönderilmemesi" nedeniyle yetki klozunun davacı tarafça öğrenilmesinin mümkün olmadığı ve dolayısıyla İzmir'de açılan davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddedildiğini; ancak davanın asıl konusunun davalı şirketin, davacı müvekkili şirkete konşimento asıllarının tüm taleplerine rağmen hiçbir zaman göndermemesi sebebiyle davacı şirketin uğramış olduğu zararın tazminine ilişkin olduğunu, davacının ... LTD. ile akdedilmiş olan ... sözleşmesine binaen belirlenen ücretin %85'i peşin %15'i malın tesliminden sonra ödenmesi şeklinde anlaşıldığını, bu ticari iş ilişkisinde ... Şti.'nin ... konumunda olduğunu; bu sözleşmeye binaen belirlenen ücretin %85'inin peşin olarak ödendiğini ve malın alıcıya eksiksiz olarak gönderildiğini, ancak sözleşme ile kararlaştırılan malın tesliminden sonra ödenecek %l 5'lik kısmının ... Şirketinin hukuka aykırı işlemlerinden dolayı alınamadığını, davacı ile ... arasında düzenlenen konşimentodan anlaşılacağı üzere bu konşimentonun onaylandığı, davacı şirket çalışanının ... çalışanına gönderdiği 19 Ekim 2016 tarihli mail içeriğinden de anlaşılacağını, sözleşme gereği konşimentonun orijinallerinin davacıya gönderilmesi gerektiği halde gönderilmediğini, konşimentonun sözleşme gereği %15'lik ödemenin yapılmasından sonra alıcı firmaya verilebilmesi ve alıcı firmanın da konşimentoyu gemiye sunarak malı teslim alabilmesi için konşimento asıllarının ... tarafından davacıya ulaştırılması gerektiğini, ancak davacının onayı olmadan, alıcıya gönderilen emtiaların ... (orijinal konşimento olmadan malzemenin teslimini sağlayan bildirim) ile gümrüğe geldiği gün alıcı tarafından teslim alındığını, dolayısıyla ... firmasının %15'lik ödeme karşılığı olan 13.608,00 USD tutarındaki ödemeyi almadan malı teslim ettiğini, bu olayın öğrenilmesinin hemen ardından davacı firma çalışanının bir mail ile ... çalışanını işlemin yasal olmadığı noktasında uyardığını, davacıya hiçbir evrakın aslı gönderilmeksizin hukuka aykırı bir şekilde malın alıcı tarafından teslim alındığını, TTK m. 886/6 ve TTK m. 872/3 hükümleri gereğince ... firmasının davacının menfaatlerini korumakla ve davacının talimatlarına uymakla yükümlü olduğunu ve bu nedenle eşyanın teslim edilmesindeki sözleşmeye ve hukuka aykırılıklardan sorumlu olduğunu, ... firmasının forwarder olduğunu ve forwarder ilişkisinin karşılıklı güven unsuru ve özen borcu ve tarafların her zaman bu ilişkiye son verebilmeleri açısından vekalet sözleşmesine benzediğini, bu nedenle doğan zarardan davalının da sorumlu olduğunu, sorumlu olunan borcun ödenmemesi üzerine ... sayılı icra takibine geçildiğini, davalının yetki ve borca itirazı üzerine dosyasının ... gönderildiğini ve burada dosyanın ... sayılı dosyası halinde geldiğini beyanla ... sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu taşımaya ilişkin malın 20.11.2016 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, bu davanın ise 21.03.2019 tarihinde açıldığını; TTK m.l 189'de düzenlenen, "(0 Eşyanın ziyaı veya hasarı İle geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer" hükmü uyarınca bu tazminat davasının 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve bu sürenin aşıldığını, davacının, taşıyıcı konumunda bulunan davalıya verdiği taşıma belgelerinde, malın teslimi sırasında bakiye %15'lik kısmının ödenmesi gerektiği konusunda alıcıyla yapılan anlaşmaya ilişkin herhangi bir talimat veya şerh düşmediğini, bu nedenle alıcı ile satıcı arasındaki sözleşmenin, taşıyıcı konumundaki davalı müvekkili açısından bir yükümlülük doğurmadığını, davacının (satıcının) satış bedelinden kalan %15'lik alacağını tahsil edememesinin davalı firma (forwarder) ile bir ilgisinin olmadığını; alıcının bu yöndeki talebini dava dışı alıcıya yöneltmesi gerektiğini, nitekim mal mukabili olan bu bölümün, malın satış faturasında yer alan %55'lik "CAD" yani "..." olan kısım için malın alıcısının ödeme yaptığını, alıcı tarafından ödenmediği iddia edilen mal mukabili olan %15'lik kısmın göndericinin en başından beri riski olduğunu, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu 19.10.2016 tarihli mail içeriğinin ilk dört satırının tercüme edilmeyen mail içeriğinde davalı müvekkilinin davacıya sorduğu ve cevap alamadığı konşimento ile ilgili önemli gerçeklerin mevcut olduğunu; bu kısmın tcrcüme edilmemesinin kabul edilemez olduğunu, davalının haricen öğrendiği bilgiye göre, alıcının %15'lik kısmı ödememesinin sebebinin malların islenen kalitede olmaması olduğunu, malın bölünebilen bir mal olmadığını; alıcının mal bedelinin %85'ini ödemişken ve taşıyıcıya tahsilat talimatı verilmemişken, taşıyıcının alıcıya malın %15'lik bakiyesini ödemediği takdirde malt teslim etmeme hakkı ve yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2021 tarih ve ███████ Esas - :████████ Karar sayılı kararında;"Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davalı tarafça konşimentosuz mal teslimi yapılıp yapılmadığı, konşimentosuz teslim nedeni ile davacı zararının bulunup bulunmadığı, davacının zararı var ise bu nedenle davalının kusur ve sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Şti. Tarafından borçlu .... A.Ş. aleyhine █████/2017 tarihinde toplam 51.116,08.TL 'nin tahsili için ... sayılı ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, borçluya ödeme emrinin █████/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin █████/2017 tarihli itirazı ile takibin durduğu, ve borçlu vekilinin yetki itirazında bulunduğu, alacaklı vekilinin yetki itirazını kabul etmesi üzerine dosyanın ... tevdi edildiği, ödeme emrinin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü dosyasından borçluya █████/2018 yeniden tebliğ edildiği ve iş bu davanın █████/2019 tarihinde İİK Md. 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen█████/2021 tarihli raporda, Taşıyan sıfatını haiz davalı tarafından seawaybill karşılığında yükün teslimin geçerli ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, Taşıyanın teslim borcunu gereği gibi ifa ettiği belirtilmiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile taraf beyanlarından anlaşıldığı üzere, huzurdaki davaya konu uyuşmazlık davacı ile davalı arasında akdedilen deniz yolu ile taşıma (navlun) sözleşmesinden kaynaklanmakta ve iş bu sözleşme uyarınca, davacı tarafın taşıtan ve (her ne kadar davacı forwerder olarak nitelendirse de) davalı tarafın da taşıyan sıfatını haiz olduğu dosyada mevcut 002615 numaralı konişmento kayıtlarından anlaşılmaktadır. Davalı vekilince her ne kadar TTK 1188 maddesi kapsamında, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı savunulmuşsa da; uyuşmazlığa konu emtiaların █████/2016 tarihinde dava dışı alıcıya teslim edildiği, davaya konu takibin ise evvela yetkisiz ... sayılı takip dosyası tahtında takibe konulduğu, davalı borçlunun takibe ve icra dairesine yönelik itirazı sonrasında İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı █████/2018 tarihli kararı ile icra dairesi yetkisizliği nedeni ile davanın reddi kararı sonrası, █████/2018 tarihli müdürlük kararı ile dosyanın davaya konu ... aldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davaya konu uyuşmazlık bakımından TTK 1188 maddesinin uygulanması hukuken mümkün olmamakla birlikte, davanın süresi içerisinde açıldığı mahkemece kabul edilerek davalının hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmemiştir.Bununla birlikte uyuşmazlık konusu ise, yükün konişmentosuz teslim edilmiş olması iddiasıdır. Ancak bu noktada ifade etmek isteriz ki, davacı taraf her ne kadar yükün konişmentosuz teslim edildiğini iddia etse de, bu yönde hakkı bulunmasına mukabil, davalı taşıyana yükün teslim edilmemesi yönünde bir talimatı olmadığı gibi; aksine seawaybill aracılığı ile teslim edilmiş olmasını da kabul ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Şu halde huzurdaki davada tespit gereken temel husus, taşıyanın yükü teslim borcunun kapsam ve/veya şeklidir. Bu noktada dikkate alınması gereken hükümlerin de TTK 1230, 1236 ve 1242 maddeleridir. Zira Kanun 1230/1 'de "Konişmentonun meşru hamili, eşyayı teslim almaya yetkilidir." Hükmünü havi olup; söz konusu hükmün mefhumu muhalifinden, taşıyanın eşyanı konişmentonun meşru hamiline teslim etmekle, teslim borcunu gereği gibi ifa etmiş sayılmaktadır. Diğer taraftan kanun, I230 maddesindeki düzenlemesine paralel olarak/onu tamamlamak suretiyle 1236. maddesinde de, eşyanın ancak konişmentonun taşıyana ibrazı karşılığında teslim edileceğini/edilmesi gerektiğini düzenleme altına almıştır. Şu halde bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kıymetli evrak niteliği gereği, eşyayı temsil eden konişmentonun teslimi karşılığında yükün teslimi taşıyanın teslim borcunu sona erdirmekle birlikte; aksi, yani yükün konişmentosuz teslimi halinde ise, taşıyanın navlun sözleşmesinden kaynaklanan teslim borcunu gereği gibi ifa etmediği söylenebilecektir. Bununla birlikle Kanun koyucu deniz ticaretinde, bu yönde ortaya çıkan gereksinim sebebiyle ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak ileride ortaya çıkabilecek uygulama değişikliklerine uyum düşüncesiyle konişmento dışında bir ispat belgesi daha öngörmüş ve "Diğer denizde taşıma senetleri" başlıklı 1242. maddesinde, bu amaçlara hizmet edecek bir düzenleme öngörmüştür. Nitekim söz konusu hükümde aynen "Taşıyan taşınacak eşyayı lesiim aldığını göstermek üzere düzenlediği konşimentodan başka her türlü senet, taşıma sözleşmesini yapılmış ve eşyanın senette yazılı olduğu gibi taşıyan tarafından teslim alınmış olduğuna karine oluşturur; ancak bu karinenin aksi ispat edilebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Görüldüğü üzere, her ne kadar kıymetli evrak niteliği arz etmese de, diğer denizde taşıma senetleri de, ki bunun en yaygın örneği, davaya konu uyuşmazlıkta da olduğu gibi seawaybilldir, eşyayı temsil etmekte ve ibrazı karşılığında yükün teslimi hakkı vermektedir. Dolayısıyla, özellikle kıymetli evrak niteliğini haiz olmamasından ötürü, aksi taşıyanca ispat edilmedikçe ve/veya huzurdaki uyuşmazlıkta da olduğu üzere, taşıyanın yükün teslim edilmemesi yönünde bir talimatı olmadıkça, seawaybill'e dayanılarak yapılan teslim halinde de, taşıyanın navlun sözleşmesinden kaynaklı yükün teslimi borcunu gereği gibi ifa ettiğinin kabulünün gerekeceği bilirkişilerce belirtilmiştir. Ayrıca dosyaya sunulan mal faturası incelendiğinde dava değeri olan ve faturanın %15 lik kısmını oluşturan bedelin davacı ile dava dışı alıcı arasında mal mukabili ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla, Gümrükten malları çekmek için ihracatçı tarafından adına veya emrine düzenlenmiş konişmentoyu ibraz etmesinin yeterli olduğu, satıcının, malların bedelini almadan malları gönderdiği için riskli konumda olduğu, dolayısıyla, uyuşmazlıkta mal mukabili ödeme kararlaştırıldığı için konişmento davacıya teslim edilsin edilmesin, davacının satış ilişkisi kapsamında konişmentoyu dava-dışı alıcıya göndereceği ve alıcı henüz malın parasını ödemeden eşyayı teslim alabileceği hususları da gözetilerek Taşıyan sıfatını haiz davalı tarafından seawaybill karşılığında yükün teslimin geçerli ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu; taşıyanın teslim borcunu gereği gibi ifa ettiği; dolayısıyla, davaya konu zarar sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, '' Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "... LTD. ile müvekkil şirket arasında akdedilmiş olan ... sözleşmesine binaen belirlenen ücretin %85’i peşin %15’i malın tesliminden sonra ödenmesi gerektiği şeklinde anlaşılmıştır. Bu durum ... başlığı ile sunulmuş olan faturada “ %30 ..., %55 ..., %15 ... “ şeklinde belirtilmiştir.Bu ticari iş ilişkisinde... Şti. forwarder konumundadır. Müvekkil şirket ile ... arasındaki iş akdi sunulmuş olan █████/2016 tarihli faturadan da açıkça anlaşılmaktadır. İşbu sözleşmeye binaen belirlenen ücretin %85’i peşin olarak ödenmiş olup mal alıcıya eksiksiz ve kusursuz olarak gönderilmiştir. Ancak sözleşme ile kararlaştırılan malın tesliminden sonra ödenecek %15’lik kısım ... Şti’ nin hukuka aykırı işlemlerinden dolayı alınamamıştır. Müvekkil şirket ile ... LTD. arasında düzenlenmiş olan konşimentodan da anlaşılacağı üzere, konşimento ...(navlunun alıcı tarafından ödenmesi) ve 3 orj/3 copy (full set) olarak düzenlenmiştir.İşbu sözleşme gereği orijinal konşimentolar müvekkil şirkete gönderilmesi gerekirken müvekkil şirkete hiçbir şekilde konşimentoların asılları gönderilmemiştir. Müvekkil firma tarafından konişmento asılları.... Şti’nden defalarca kez istenilmesine rağmen (mail içerikleri Yerel Mahkemeye sunulmuştur.) konşimento asıllarının müvekkil şirkete gönderilmesinden ısrarla kaçınılmıştır. İşbu konşimento asılları tarafımıza ... Şti tarafından teslim edilmesi gerekir ki tarafımızca sözleşme gereği olan %15 lik ödeme alındıktan sonra işbu konişmento alıcı firmaya verilmeli ve alıcı firma da kanun ve hukuki düzen gereği kıymetli evrak niteliğinde olan işbu konişmentoyu gemiye sunarak malı teslim alabilmelidir. Böylece %15’lik ödeme alınmadan konişmento aslı alıcı firmaya verilmediği takdirde alıcı firma malı gümrükten çekemeyeceğinden ödemeyi yapmak mecburiyetinde kalmaktadır.Ancak konişmentoların aslı tarafımıza gönderilmediği gibi tarafımızın hiçbir şekilde onayı veya yazılı/sözlü izni alınmadan müvekkil şirketin göndermiş olduğu emtialar ... Şti tarafından ... (orjinal konişmento olmadan malzemenin teslimini sağlayan bildirim) ile gümrüğe geldiği gün alıcı firma tarafından teslim alınmıştır. Zira ... ile malları alıcı firma yani ... LTD.’ye teslim etme hakkı yalnızca satıcı firma olan tarafımıza aittir. İşbu sebeple mallar hukuka aykırı bir yolla .... Şti tarafından alıcı firma olan ... LTD.’ye %15 lik bedeli olan 13.608,00 USD dahi alınmadan teslim edilmiştir. Söz konusu durum müvekkil firma tarafından anlaşılınca müvekkil firma yetkili çalışanı ...’dan ... yetkili çalışanı ...’ e 25 Ocak 2017 tarihinde gönderilmiş olan mail ile bildirilerek yapılan işlemin yasal olmadığı ve bunu nasıl yaptıkları sorgulanmıştır.Ayrıca tarafımızca alıcı ... LTD.’ye phyto dahil hiçbir evrağın aslı gönderilmeksizin bu işlem yapılmış olup tamamen hukuk dışı yollardan mal alıcı tarafından teslim alınmıştır.... İLE MALIN TESLİMİNE DAVACININ MUVAFAKATİ YOKTUR.Öncelikle belirtilmelidir ki her ne kadar Yerel Mahkeme bilirkişi raporunda belirtilen üzerinden karar vermişse de bilirkişi raporunda belirtildiği gibi seaway bill ile malın teslim edilmesine müvekkil tarafından verilmiş herhangi bir onay yoktur. Bilirkişinin işbu onayı nereden gördüğü tarafımızca anlaşılamamış olup kabul edilebilir değildir. Müvekkil firma tarafından yalnızca maille gönderilen taslak konşimentonun unsurları maille onaylamış bulunmakta olsa da konumuz konşimentoların aslı müvekkil şirkete gönderilmediği gibi tarafımızın hiçbir şekilde onayı veya yazılı/sözlü izni alınmadan müvekkil şirketin göndermiş olduğu emtialar ... Şti tarafından ...(orjial konişmento olmadan malzemenin teslimini sağlayan bildirim) ile gümrüğe geldiği gün alıcı firmaya teslim edilmiştir. Ayrıca tarafımızca alıcı ... LTD.’ye phyto dahil hiçbir evrağın aslı gönderilmeksizin bu işlem yapılmış olup tamamen hukuk dışı yollardan mal alıcı tarafından teslim alınmıştır. TTK MADDE 868/6 gereği “ Tasarruf hakkının kullanılması, taşıma senedinin ibrazı şartına bağlanmış ve taşıyıcı herhangi bir talimatı, taşıma senedi ibraz edilmeden yerine getirmişse, bundan doğacak zararlar için hak sahiplerine karşı sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan hükümler geçersizdir.”Ürünleri ... LTD.’ye teslim etme yahut teslim etmeye onay verme hakkı yalnızca satıcı firma olan tarafımıza aittir. İşbu sebeple mallar hukuka aykırı bir yolla .... Şti tarafından alıcı firma olan ... LTD.’ye %15 lik bedeli olan 13.608,00 USD alınmadan teslim edilmiştir. Ve işbu malların teslim edilmesini onaylayan hiçbir mail yahut kabul yazısı bulunmamaktadır. TTK Ödemeli Teslim başlığı altında yer alan MADDE 872/3 gereği “ Eşya bedeli tahsil edilmeden gönderilene teslim edilirse, taşıyıcı, bundan doğan zarardan, gönderene karşı kusuru bulunması bile, eşyanın tesliminde ödenmesi gereken tutarla sınırlı olarak sorumludur.”.... ŞTİ MÜVEKKİL ŞİRKETİN MENFAATLERİNİ KORUMAKLA VE MÜVEKKİLİN TALİMATINA UYMAKLA YÜKÜMLÜDÜR.Eşyanın gönderilene teslim edilmesinden doğan zarardan sözleşme ve hukuka aykırılıktan doğan kusurundan evleviyetle sorumlu bulunmaktadır. Bilirkişinin dayanmış olduğu TTK M.1230/1 konşimentonun meşru hamilinin eşyayı teslim almaya yetkili olduğunu belirtmekte olup işbu dava konumuz olan eşyayı teslim etmeye yetkili olmasına ilişkin herhangi bir karine öne sürmediği gibi bu maddenin varlığı davalı tarafa eşyayı sınırsız bir hakla teslim etmeyi de sağlamamaktadır. Borçlar Kanunu MADDE 502- Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.MADDE 505- Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Ancak, vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmadığında, durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hâllerde, vekil talimattan ayrılabilir. Bunun dışındaki durumlarda vekil, talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile, vekâlet borcunu ifa etmiş olmaz. İlgili maddelerden de görüleceği üzere forwarder olarak görev yapan ... Şti. müvekkil şirketten izin alabilecekken izni dahi olmadan malı alıcı firmaya devretmiş ve müvekkil şirketin alacağa hak kazanmasına rağmen işbu alacağı almasına engel olmuştur. MADDE 506- Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır Yine bilirkişinin değindiği 1236 maddesi gereği konşimentonun taşıyana teslim edilmesi karşılığında eşyanın teslim edilebileceği denmişse de zaten olayımızda konşimento aslı olmadan ve tarafımızın onayı dahi olmadan seawaybill ile teslim edilmiştir. Ancak seawaybill bilgisayarda yapılan ıslak imzaya ihtiyaç olmayan bir husus olup konşimento gibi kıymetli evrak sayılmamaktadır. Tek tarafın kolaylıkla bilgisayar ortamında yapabildiği bir husus olup işbu durum sebebi ile müvekkil şirket tarafından yazılı onay alınması gerektiği açıktır. Zira aşağı da sunduğumuz Yargıtay kararlarından da işbu durum açıkça görülecektir.T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. ██████████ K. ██████████ T. 7.11.2014 ‘’…..taşıma senedinde gerekse konşimento talimatında ödeme şeklinin akreditifli olduğu ve banka teyidi olmadan teslimat yapılmaması belirtilmesine rağmen davalının, emtiayı doğrudan ithalatçısına teslim ettiğini, müvekkilinin satılan mal bedelinin bir kısmını tahsil edemediğini…..taşıma sözleşmesine aykırı davranan davalı taşıyıcının bu eyleminden doğan zararlardan sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.’’T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. █████████ K. ██████████ T. 9.11.2015 ‘’…dava dışı ... Ltd adına fatura edildiği ve ödeme şeklini vesaik mukabili olarak belirlediği, konşimento aslının teslim edilmesi gerekirken, alıcı tarafça konşimento aslı teslim edilmeden ve davalı taşıyıcının fatura bedelini alınmadan konşimento aslını gönderilen dava dışı ... firmasına teslim ettiği, davacının bu nedenle mal bedelini tahsil edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir…’’T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. █████████ K. ██████████ T. 27.6.2014 ‘’ …davalının vesaik mukabili teslim şartına uymadan malları alıcısına teslim ettiğini, alıcı firmanın müvekkilince düzenlenen 6 senetten ilk senedin karşılığı olan 10.973,33 Euro'yu ödeyip, geri kalan 5 senedin karşılığı 54.865,23 Euro'yu ödemediğini, müvekkilinin zararına davalının sebep olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.973,33 Euro'nun davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir…davalı taşıyıcının basiretli bir tacir gibi kendisine teslim edilen belgelerin ne olduğunu ve kabul kredili vesaik mukabili satış durumunda teslimi nasıl yapması gerektiğini bilmesinin zorunlu olduğu, taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi olmasa da kambiyo senedi, fatura ve poliçelerde satımın vesaik mukabili olduğunun açıkça anlaşıldığı, taşıyıcının bu teslim şeklini bilerek yurtdışındaki bankaya teslim etmesi gereken belgeleri ibraz edip gerekli teyidi almadan malları alıcıya teslim etmesi nedeni ile alıcının satım bedelini eksik ödemesi sonucu oluşan davacı zararından sorumlu olduğu…davanın kabulüne, 10.973,33 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.’’Kaldı ki kabul anlamına gelmemekle; Yerel Mahkemenin 'deniz taşımacılığında ortaya çıkan gereksinim sebebiyle ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak ileride ortaya çıkabilecek uygulama değişikliklerine uyum düşüncesiyle konişmento dışında bir ispat belgesi olarak ... kullanılmakta' düşüncesi hukukun üstünlüğü adına ise işbu durumu tabiri caizse fırsat bilerek seaway bill onayı almadan ya da konşimento asıllarını davacıya göndermeden malları dava dışı alıcıya teslim ederek ödemenin yapılmayacağını bilen kötü niyetli davalıyı hangi kanun maddesi korumaktadır? Başka bir deyişle ise teoride olmasa da pratikte kolaylık adına kabul gören bu durum müvekkilin mağduriyetine sebep olurken kanun kimin hukuki üstün yararını korunmaktadır? anlamak mümkün değildir. Açıkladığımız bu nedenlerle ve yukarıda ve ekte sunmuş olduğumuz Yargıtay kararları ve kanun maddeleri uyarınca Yerel Mahkemenin kararını kabul etmemiz mümkün değildir." demiştir. İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle; İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ E. ████████ K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde ‘kaldırılmasını’ ve duruşmalı olarak yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda ‘davamızın kabulüne’ karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, mal mukabili teslim şekline konu emtianın, alıcısına davalı taşıyıcı tarafından konişmento ibraz edilmeksizin teslimi nedeniyle, alıcıdan tahsil edilemeyen bakiye mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından yurtdışında mukim alıcısına ihraç edilen malların davalı tarafından deniz yoluyla taşındığı, konişmento asıllarının davalı tarafından davacıya verilmemesi ve davacının alıcısından bakiye mal bedelini aldıktan sonra alıcısına konişmento aslının teslim edememesine rağmen davalıya alıcı tarafından konişmento ibraz edilmemesine rağmen malların davalı taşıyıcı tarafından alıcısına teslim edildiği, davacı tarafından düzenlenen faturanın ödeme detayları bölümünde, fatura bedelinin % 85 peşin % 15'nin ise konşimento aslının ibrazında ödeneceğinin belirtildiği, emtiaya ilişkin gümrük beyannamesinde teslim şeklinin FOB, ödeme şeklinin ise mal mukabili olarak kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili, konişmento ibraz edilmeden malların alıcısına teslim edilmesi sebebiyle bakiye fatura bedelinin tahsil edilemediğini ve davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş ve aynı gerekçe ile istinaf başvurusunda bulunulmuş, davalı vekili, taraflar arasındaki satış sözleşmesindeki şartların kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Somut olaya emsal olabilecek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamında da; "... 6762 sayılı TTK'nin 1102 ile 1108. maddelerinde malın gerçek sahiplerine tesliminin sağlanması amaçlanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta da emtianın taşıyıcı tarafından konişmentoda gösterilen gönderilene teslim edilmesi, davacının düzenlediği satış faturasının davalı gönderilene hitaben düzenlenmesi, gönderilen tarafından mal bedelinin kısmen davacıya ödenmesi ve taşıyıcıya satılan mal bedelinin tahsilinin sağlanması yönünde bir görev verildiğinin veya yükün bir başka alıcıya teslim edilmesi gerektiğinin iddia ve ispat edilememiş olmasına göre, davalı taşıyıcının ödenmeyen mal bedelinden hangi eylemi nedeniyle ve ne şekilde sorumlu olduğu açıklanmaksızın yazılı şekilde davalı taşıyıcının da ödenmeyen emtia bedelinden sorumlu tutulması doğru olmamıştır. ..." denilmiştir. Yargıtay ilamında belirtilen ilkeler ile somut olayda değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK'nın 1230/1. Maddesine göre konişmentonun meşru hamili, eşyayı teslim almaya yetkilidir. TTK'nın 1232/4 maddesinde, konişmentonun emre yazılı değilse, yükleten ve konişmentoda adı yazılı gönderilen muvafakat ettikleri takdirde, konişmentonun hiçbir nüshası ibraz edilmese bile, eşyanın geri verileceği veya teslim olunacağı, şu kadar ki, konişmentonun bütün nüshaları geri verilmiş değilse, taşıyanın bu yüzden doğabilecek zararlar için önce teminat gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 1236. maddesinde, eşyanın, ancak konişmento nüshasının, eşyanın teslim alındığına ilişkin şerh düşülerek geri verilmesi karşılığında teslim edileceği düzenlenmiştir. Dava konusu emtianın konişmento sunulmadan alıcısına teslim edildiği ihtilaf konusu değldir. Ancak bu durum tek başına, alıcının satım bedelini ödememesi nedeniyle oluşan zarardan taşıyanın sorumlu olması için yeterli değildir. Konişmentonun niteliklerinden birisi de meşru hamili, yani eşyayı teslim almaya yetkili kişiyi teşhis niteliğidir. Somut olayda taşımaya konu eşya konişmento ibraz edilmeden teslim edilmekle birlikte, teslim konişmentoda alıcı olarak gösterilen kişiye yapılmıştır. Ayrıca davacının, alıcıya düzenlediği faturada ve gümrük beyannamesinde bakiye bedel için ödeme şekli mal mukabili olarak gösterilmiştir. Bilindiği üzere mal mukabili satımda, satılan malın teslim yerine ulaşması ve malın alıcısına teslim edilmesinden sonra satım bedeli ödenmektedir. Bu ödeme şeklinde ithalatçı ödeme yapmadan önce gümrüklerden malı çekebilmektedir. Buna göre satış bedeli zaten eşyanın tesliminden sonra ödeneceğinden, davalı taşıyıcının konişmento ibraz edilmeden faturada ve konişmentoda gösterilen alıcıya teslim edilmesi ile taşıyıcının TTK'nın 1178. maddesinde düzenlenen taşımadan kaynaklanan sorumluluğu kapsamında bulunmayan, alıcının satış bedelini ödememesi suretiyle oluşan davacı zararı arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████//2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.