Anahtar kelimeler: İgdaşa İlişiksiz Geciken Boru Doğalgaz Mektuplarının Birimine İşini Uğranılan İnşaatı

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:583-453Dava, geciken Kurum işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Davacı ... Ticaret Limited Şirketi, dava dışı İGDAŞ’a ait doğalgaz boru hattı inşaatı işini aralarındaki sözleşmeye uygun olarak 05.08.2003 tarihinde tamamladığını, İGDAŞ’a işin başlangıcında verdiği teminat mektuplarının iadesi için gerekli olan ve yapılan iş kapsamında herhangi bir sigorta prim borcu bulunmadığına ilişkin “İlişiksiz Belgesi”ni almak için davalı ... Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın ilgili birimine başvurduğunu, asgari işçilik oranının Kurum tarafından hatalı belirlenerek prim borcu çıkarılması nedeniyle Kurum işlemlerinin iptali ve işçilik oranının tespiti amacıyla dava açmak zorunda kaldığını, dava sonucunda Bakırköy 3. İş Mahkemesi’nin 23.11.2006 tarih ve ███████ sayılı ilamı ile Kurum işlemi iptal edilerek asgari işçilik oranının düzeltildiğini, talep ettiği İlişiksiz Belgesini ancak ilamın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi sonrasında alabildiğini, bu nedenle de İGDAŞ’ın elindeki teminat mektuplarını 26.08.2008 tarihinde dava dışı ... Katılım Bankası’na iade edebildiğini, 05.08.2003 – 26.08.2008 tarihleri arasındaki süre için anılan Bankanın fazladan komisyon aldığını, bu kapsamda Banka’ya 18.325,00 TL. fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ederek, söz konusu bedelin en yüksek banka mevduat faizi ile hatalı işlem yaparak gecikmeye ve dolayısıyla komisyon ödemesine neden olan davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın esastan incelenmesi sonucu, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemelerin görevi ve yargı yolu “kanun” ile belirlenmiş olup, kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her safhasında mahkemece re’sen nazara alınır. (HMK 1. madde)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70’inci ve mülga 506 sayılı Kanunun 134’üncü maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.Mahkemelerin görevi, taraflar arasındaki uyuşmazlığı hukuki sebebine göre belirlenmektedir. Davaya konu somut olayda; davalı Kurum görevlilerin hatalı işlemleri nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararın tazmini istendiğinden, uyuşmazlığın Kamu görevlilerinin haksız eylemine dayandığı belirgin olup, uyuşmazlığın çözümünde ne 1479 ve 506 sayılı Kanunlar ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101’inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli olmadığından, uyuşmazlığın genel mahkemelerin görev alanına girdiği gözetilmeksizin, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.