Anahtar kelimeler: Paya Kağıt Elinden İstemli Hissedar Hissedarlığının Temelini Hisseleri Gerçeğe Hisse

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 17.08.2024 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca 255.000 adet paya karşılık şirketin %51 oranında hisse sahibi olduğunu, davalı şirkette müvekkili ile birlikte hissedar olan ... tarafından sahte evraklar düzenlenmek suretiyle müvekkilinin hisseleri kendisine devredilmiş gibi gösterilerek müvekkilinin hisseleri kağıt üzerinde elinden alındığını, davanın temelini bu sahtecilik işlemi sonucu müvekkilinin hissedarlığının ortadan kaldırılması ve oluşturulan bu gerçeğe aykırı durum uyarınca usulsüz gerçekleştirilen genel kurul toplantısının oluşturduğunu, müvekkilinin Irak uyruklu yatırımcı olduğu, Türkiye'de çeşitli yatırımlara sahip olduğu, müvekkilinin tercümanı vasıtasıyla tanıştığı ... ise müteahhitlik yaptığını beyan ettiğini, ..., ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 2870 ada 12 parselde kayıtlı 14.659,50 m2 yüz ölçümlü “arsa” nitelikli taşınmazı satın alıp bu taşınmaz üzerinde 2 Bloktan oluşan bir inşaat projesi yapıldığında çok karlı bir yatırım olacağını söyleyerek müvekkilini ikna ettiğini, mezkur taşınmazın maliki ... Ticaret Sicil odasına ... sicil no'su ile kayıtlı davalı şirket ... (Bundan sonra "davalı şirket" olarak ifade edilecektir.) olduğu için bu görüşmelerin ... tarafından gerçekleştirildiğini, bu görüşmelerin neticesinde ...ın müvekkilinin sadece taşınmazın satın alınması yerine, şirketin bir bütün halinde satın alınmasının daha mantıklı olduğunu ifade ettiğini, ...'ın telkinleri ile ikna olan müvekkilinin, taşınmaz bedeli de dahil olmak üzere şirket hisselerinin tüm bedelini şirketin eski ortaklarına ... aracılığı ile ödediğini, müvekkilinin daimi olarak Türkiye'de yaşamıyor olması ve ...'ın taşınmaz üzerindeki inşaatın organizasyonunu yapacak olması sebebiyle şirket hisselerinin emaneten ...'a devredildiği, bu aşamadan sonra şirkete ait taşınmaz üzerinde inşaat projesine başlandığını, aslen müvekkiline ait olan şirketin taşınmazında yapılan inşaat projesi kapsamında ortaya çıkan tüm masrafların müvekkili tarafından çeşitli yollarla ...'a gönderildiğini, şirket hisselerini emaneten elinde tutan ...'ın ise müvekkilinden gelen bu paraları şirket kayıtlarına sokmadığını, kendisinin ve işbirliği yapmış olduğu üçüncü kişilerin menfaatine olacak şekilde farklı hesaplara aktardığını, bunun yanında ... tarafından proje üzerinden gerçeğe aykırı şekilde düşük bedeller gösterilerek satış vaadi sözleşmeleri imzalanarak daire satışları yapıldığını ve tahsil edilen satış bedelleri de davalı şirket kayıtlarına işlenmediğini, izah edilen şirket ve taşınmazın devralınması işlemlerinin 2014 yılında gerçekleştirilmiş olmasına rağmen işbu dava itibariyle inşaatın henüz tamamlanmadığını, müvekkili tarafından gönderilen paralara rağmen inşaatın tamamlanmamış olması sebebiyle müvekkilinin, ...'tan şirket hisselerini kendisine devretmesini talep ettiğini, ...'ın şu aşamaya kadar inşaatı kendisinin yürüttüğünü, inşaat firmaları ve diğer kişilerin kendisini tanıdığını, müvekkilinin ise yabancı uyruklu olması nedeniyle işlemleri yürütemeyeceğini ve şirketin tamamının devredilmesi halinde alınmış olan inşaat ruhsatının yüklü miktarda harç ödenerek yenilenmesi gerekeceğini söylerek inşaat tamamlanana kadar davalı şirketin 500.000 adet hissesinin 255.000 adedini müvekkiline devrederek müvekkili şirkette %51 oranında pay sahibi olmaya ve şirket yönetimini birlikte yürütmeye ikna ettiğini, müvekkilinin bu durumu kabul edip şirketin tamamı için ödeme yapmış olmasına rağmen %51 paya inşaat tamamlanana kadar kandırılarak razı edildiğini, bu süreçte de müvekkilinin davalı şirkette sahip olduğu %51 payın yaptığı yatırıma karşılık olarak inşaatın tamamlanması halinde bir teminat olacağını düşündüğünü, zira şirketin sahibi olduğu gayrimenkulün üzerinde yapılacak olan inşaat yatırımını koruyacağını düşündüğünü, ... tarafından müvekkiline 17.08.2024 tarihinde davalı şirketin %51 hissesinin devredildiğini, bu pay devrinin pay defterine işlenerek davalı şirketin 19.08.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldığını, işbu Genel Kurul Toplantısında alınan kararların ... 37. Noterliğinin ...tarihli ... yevmiye numaralı kararı ile tasdik edildiğini, Genel kurul sonrasında Yönetim Kurulu toplantısı yapılarak müvekkilinin 3 yıllığına Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildiğini ve ...ın ise Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak belirlendiğini, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesi'nin 27.08.2024 tarihli sayısının 131 ve 132 numaralı sayfalarında yayınlandığını, müvekkilinin hiçbir surette davalı şirkette olan hisselerini devretmediğini, buna rağmen davalı şirket pay defterinde müvekkilinin hisselerinin devredildiğine dair kayıt yer aldığını, kanun hükmüne aykırı olan devir kaydının geçersizliğinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin yurtdışında yerleşik olduğu için şirketin tüm defter ve kayıtları diğer hissedar ve yönetim kurulu üyesi olan ...'ın kontrolünde olduğunu, bu durumdan istifade eden ... tarafından tamamen tek taraflı olarak müvekkilinin imzasını içermeyen bir şekilde şirket hisselerinin devredildiğine dair kaydın pay defterine işlendiğini, müvekkilinin hiçbir surette şirketteki hisselerini devretmediğini, bu doğrultuda herhangi bir sözleşme veya pay senedi imzalamadığını, davalı şirket tarafından herhangi bir surette pay senedi bastırılmadığını, dolayısıyla tüm hisselerin çıplak pay olduğunun kabulü zorunlu olduğunu, içtihatlarde ifade edildiği üzere hamiline yazılı payların devrinde senede bağlanmamış olan çıplak payların devri için alacağın temliki hükümleri uyarınca yazılı sözleşmenin varlığını, eğer bedeli tamamen ödenmemiş ise payın devri için yönetim kurulunun onayı zorunlu olduğunu, davaya konu pay devrinde bu sayılan unsurların hiçbiri bulunmadığını, diğer ortak ... tarafından tek taraflı ve gerçeğe aykırı bir beyanla pay defterine müvekkilinin hisselerinin kendisine devredildiği kaydının geçirildiğini, bu hususta taraflarınca suç duyurusunda bulunulduğunu ... Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ... Soruşturma sayılı dosya ile soruşturmaya devam edildiğini, müvekkilinin sahibi olduğu %51 oranındaki hissenin hukuka aykırı şekilde diğer hissedara aitmiş gibi gösterilmesi sebebiyle müvekkilinin toplantıya katılmasının engellendiğini, bu haliyle kanunda aranan nisaplar karşılanmaksızın alınan kararlar yok hükmünde olduğunu, dava konusu kararların yok hükmünde olduğuna ilişkin tespit taleplerinin kabul edilmediği durumda davalı şirketin 08.11.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini, tensiple birlikte şirkete kayyım atanmasını ve şirket adına kayıtlı tüm malvarlığı değerlerine ihtiyati tedbir uygulanmasını, davalı şirkete tensiben ihtiyati tedbir mahiyetinde yönetim kayyumu atanmasına, davalı şirketin malvarlığını eksiltmesinin önüne geçmek maksadıyla başta ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 2870 ada 12 parsel sayılı taşınmaz olmak üzere davalı şirkete ait tüm malvarlığı değerlerine tercihen teminatsız aksi kanaat halinde ise makul bir teminat mukabilinde üçüncü kişilere devir ve temlik başta olmak üzere tüm tasarruf işlemlerini engeller mahiyette ihtiyati tedbir uygulanmasına, HMK md. 110 kapsamında öncelikle müvekkil adına gerçekleştirilmiş gibi gösterilen hisse devrinin ve buna ilişkin davalı şirket pay defterinde oluşturulan kaydın geçersizliğinin tespitine, bir üstteki tespitle bağlantılı olarak emredici kanun hükümlerine aykırı gerçekleştirilmiş olan davalı şirketin 08.11.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan tüm kararların yoklukla malül olduğunun tespitine, terditli olarak bir üstteki talebin kabul edilmemesi halinde davalı şirketin 08.11.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan tüm kararların iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava, davacının davalı şirket sermayesindeki paylarının devrine ilişkin işlemin geçersizliğinin, 08.11.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti olmadığı takdirde 08.11.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.Yargıtay HGK'nın 11.04.2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında "...Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz ...6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür." denilmiştir.Mahkemenin yetkisine ilişkin kesin yetki kuralı, HMK 114/1-ç maddesine göre dava şartıdır. HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.6102 sayılı TTK'nın 445. maddesinde; "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler," hükmünün düzenlendiği, buna göre davanın şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacağı yine 6100 sayılı HMK m.14 hükmüne göre ortağın bu sıfatla özel hukuk tüzel kişisi aleyhine açmış olduğu davalarda da tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olacağı düzenlenmiştir.Dosya içine alınan ... Ticaret Odası kayıtları ile dava dilekçesinde belirtilen ... adresi itibari ile işbu davaya bakmakla kesin yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine, süresinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK.'nın 114/1-ç, 115/2. Maddeleri uyarınca mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,2- HMK.nın 20. Maddesi uyarınca taraflardan birinin bu kararın; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli ... Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna GÖNDERİLMESİNE,3-HMK'nın 20 maddesine göre kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-Yargılama gideri konusunda HMK'nın 331/2 maddesi gereğince yetkili Mahkemece karar verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...