Anahtar kelimeler: Çakışan Dışlanmak Uyulmak Bağkur Tarımsal İlamına Tarım Uyularak Edildi İddiasıyla
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    :265-671
    Dava, çakışan 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalara dışlanmak suretiyle 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davacı, 01.01.1987 tarihinden itibaren tarımsal faaliyetinin devam ettiği iddiasıyla, çakışan 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları dışlanmak suretiyle 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 19.07.2006 tarihine kadar devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın kabulü ile çakışan toplam 529 günlük 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları dışlanmak suretiyle istem gibi davacının 01.01.1987 – 19.07.2006 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7’inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10’uncu maddeleridir. 2926 sayılı Kanunun; 2’nci maddesine göre, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın 3’üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar. 3’üncü maddenin (b) bendinde, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanların, tarımsal faaliyette bulunduklarının kabul edileceği düzenlenmesine yer verilmiştir. 5’inci maddesinde, Kanunda öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı; 9’uncu maddesinde, bu Kanun kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılacağı düzenlenmiştir. Bu çerçevede, anılan Kanunun 36’ncı maddesi gereği olarak da, Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararıyla ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsili olanaklı kılınmıştır. İşte bu bağlamda, sigorta primlerinin ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle tahsili halinde, kişinin, yukarıda izah edilen 5’inci maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin ve 3’üncü maddede belirtilen tarımsal faaliyetin sürdürüldüğü sürede sigortalı olarak kabul edilmesi, anılan yasal düzenlemelerin lafzına ve ruhuna uygun olacaktır. 3’üncü madde hükmünde belirtilen tarımsal faaliyetin sürdürüldüğü süre hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp belirlenmelidir. Belirtilmelidir ki; 2926 sayılı Kanun kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetin karinesi, valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye ve nüfus idareleri kayıtları, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar ve Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankalardır.
    Öte yandan; sigortalılığın sona ermesini düzenleyen 6’ncı maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışamaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği düzenlenmiştir. Ancak, 5’inci maddede yerini bulduğu üzere sigortalılığın zorunlu oluşu ve kapsama dâhil bulunmak koşuluyla sigortalı olmak hak ve yükümünden vazgeçilemeyeceği, kaçınılamayacağı olgusu ile 9’uncu maddede yer alan Kurumun re’sen tescil yükümü birlikte gözetildiğinde; diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi zorunlu sigortalılığın makul kabul edilebilecek süreden daha az olması halinde; anılan sigortalılığın bitiminde 2926 sayılı Kanun çerçevesinde tarımsal faaliyete yeniden başlanarak devam edilmesi durumunda, davalı Kurumun sonradan gerçekleşen bu tarımsal faaliyete değer vermesi zorunlu olup; diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi zorunlu sigortalılığın makul kabul edilebilecek süreyi aşmış olması halinde ise, yeniden 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın kabulü için; bu sigortalılık kapsamında yeniden tescil talebi, prim ödenmesi ya da ürün teslimatında prim tevkifatı yapılması zorunludur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve ███████-73-71; 03.10.2007 gün ve ███████-658-718; 29.02.2012 Gün ve ███████-769, ████████ sayılı ilamları).
    Dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda; 01.03.1987 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge ile talebi üzerine 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescili yapılan davacının, 1988, 1993, 1994, 1995, 1998 ve 1999 yıllarında toplamda 529 günlük 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı bulunduğu, teslim ettiği şeker pancarı ürününden 2004 ve 2005 yıllarında prim tevkifatı yapıldığı, yine aynı tarihlerde Amasya Şeker Fabrikasından gübre bedeli aldığı, tarımsal faaliyetine ilişkin başka herhangi bir adına düzenlenmiş fatura ve ürün teslimi konusunda kesilmiş müstahsil makbuzu, kooperatif üyeliği, doğrudan gelir desteği, adına kayıtlı tarım arazisi bulunmadığı gözetildiğinde, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başka bir sosyal güvenlik kuruluşunda çalışmaya başlaması ile sona erdiğinin kabulü gerekir. Bu durumda; ancak kendisinden prim tevkifatı yapılan 2004 ve 2005 yılları bakımından 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul edilebileceği belirgin bulunması karşısında, söz konusu sürelerin hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!