Anahtar kelimeler: Cismani Esaskarar Plaka Taraflı Ankara Tek Aracın Karara Yazilma Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: ████████ - ███████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından sigortalı ... plaka sayılı aracın █████/2010 tarihinde tek taraflı olarak neden olduğu trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, geçici iş göremezlik nedeni ile 2.000,00 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile 2.000,00 TL, bakıcı gideri olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, █████/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin 3.354,26 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin 144.092,37 TL olduğunu belirterek, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve 760,50 TL bakıcı ve tedavi giderinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; araç için taşımacılık sigortası poliçesi düzenlenmesi gerektiğini, kendilerinin ancak taşıma sigorta poliçesi limitini aşan zarar miktarı yönünden sorumlu olabileceklerini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına bağlı olmak şartı ile kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, çalışma gücü kayıp oranı ve kusur dağılım oranına ilişkin raporların ATK'dan alınmasını, hatır taşıması söz konusu olduğu gibi davacı emniyet kemeri olmaksızın araçta yolculuk yaptığı için tazminatlardan indirim yapılmasını, davacının zararlarının varlığını ispat etmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında bulunmadığını, olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeni ile kendilerinden yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili █████/2020 tarihli davacının ıslahına karşı beyan dilekçesinde; kazanın █████/2010 tarihinde meydana geldiği, ıslahın 8 yılık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra yapıldığından, ıslaha konu taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek, reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen █████/2020 Tarih, ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin █████/2022 Tarih, ████████ E - ████████ K. sayılı kararı ile davalı lehine kaldırılması sonrasında yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesince;
Davanın, trafik kazası sonucu davacıda oluştuğu ileri sürülen geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ile bakıcı giderinden kaynaklanan zararlarının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının maluliyetinin tespiti açısından raporlar arasındaki çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan alınan █████/2024 tarihli raporda, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunmadığı, 4 ay geçici iş göremez durumda kaldığı, geçici veya sürekli bakıma muhtaç olmadığının belirlendiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, daha önce aktüer bilirkişiden alınan █████/2020 tarihli raporda, davacının 3.354,26 TL geçici iş göremezlik, 144.092,37 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 760,50 TL bakıcı gideri nedeniyle zararının oluştuğunun belirlendiği, ancak hükme esas alınan maluliyet raporu çerçevesinde davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin kanıtlanamadığından reddine karar verilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise, daha önce alınan maluliyet raporu çerçevesinde 3.354,26 TL olarak bilirkişi tarafından hesaplanmış olsa da, hükme esas alınan raporda geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olarak belirtildiği, daha önceki karara esas alınan rapordaki 4 aylık süreye karşılık gelen geçici iş göremezlik zararının (█████/2012 - █████/2010 dönemi için 2,6 aylık dönem için 1.415,54 TL ve █████/2011 - █████/2011 dönemi için 1,4 aylık dönem için 798,29 TL olmak üzere) toplamda 2.213,83 TL olduğu, davacının dava dilekçesinde talebinin 2.000,00 TL olduğu, davacı vekilinin sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine yönelik talebinin yanı sıra geçici iş göremezlik tazminatını da 3.354,26 TL olarak █████/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile ıslah etmişse de, eldeki davanın kısmi dava olduğu, davalının da yasal süresi içerisinde ıslaha karşı cevap dilekçesiyle ıslah ile artırılan kısıma yönelik olarak alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek, zamanaşımı def'inde bulunduğu, ıslah edilen kısım yönünden alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davacının fazlaya ilişkin talebinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "1-) Davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderlerine ilişkin taleplerinin REDDİNE, 2-) Geçici iş göremezlik talebi yönünden; 2.000,00 TL geçici iş göremezlik alacağının █████/2018 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin maluliyet durumunun %0 olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, daha önce üniversiteden alınan raporda %37 oranında maluliyetinin tespit edilerek, 6 ay iş ve güçten kaldığının belirlendiğini, sonrasında ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda %0 maluliyet ve 4 ay iyileşme süresi denildiğini, raporlar arasındaki farkın fahiş olduğunu, 13 yılda müvekkilinin maluliyetinin bir miktar iyileşmesi kabul edilebilir ise de bu derecede farkın kabul edilebilir olmadığını, zamanaşımının da uygun olmadığını, kaza tarihi, dava tarihi ve kesin rapor tarihi baz alındığında zamanaşımının söz konusu olmadığını, Savcılığın Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararının taraflarına tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmeyen ve bu nedenle kesinleşmeyen KYOK kararı gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle de reddinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. Mahkemece kısmi dava olarak açılan davada, sürekli iş göremezlik durumu ve bakıma muhtaçlık durumu kanıtlamadığından davanın reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden ise, geçici iş göremezlik tazminatı 2.313,83 TL olduğu ancak davacı kısmi dava olarak 2.000,00 TL talep ettiğinden, ıslah ile 3.354,26 TL talep etmiş ise de ıslah edilen kısım yönünden davalı yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduğundan, 2.000,00 TL geçici iş görmezlik talebinin kabulüne, ıslah ile artırılan kısım yönünden talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelemesinde; haksız fiil nedeniyle meydana gelen bedensel zarar nedeniyle, sürekli iş göremezlik durumu meydana geldiğini ileri süren davacı, bedensel zararı kapsamında sürekli maluliyetini, mevcut bedensel zararı var ise bu bedensel zararın kaza ile illiyetini kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda, davacı █████/2018 tarihinde açtığı dava ile █████/2010 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını belirterek, davalı sigorta şirketinden zararlarının tazmini istemiştir. İlk derece mahkemesi, tarafından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığında görevli Adli Tıp Uzmanlarından alınan raporda, davacının tedavi evrakları ve son durumu değerlendirilmek suretiyle tanzim edilen raporda, davacının "psikiyatrik şikayetleri" çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda "orta şiddetli Post Travmatik Stres Bozukluğu" bulunduğundan bahisle %37 maluliyeti olduğu tespit edilmişken, söz konusu rapora göre verilen ilk derece mahkemesi kararının Dairemiz tarafından adli tıp uzmanlarınca tanzim edilen raporun yeterli olmaması, kaza ile illiyeti yeterince değerlendirilmemiş olması nedeniyle kaldırılması sonrasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda, davacının mevcut yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiği belirtilerek, maluliyet oranının %0 olduğu, bakıma muhtaç olmadığı, iyileşme süresinin ise 4 ay olduğu tespit edilmiştir. Raporlar arasındaki çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan raporda da, davacının kazaya bağlı maluliyetinin bulunmadığının tespit edilmiş olması sonrasında ilk derece mahkemesi tarafından söz konusu rapor esas alınarak davanın esası hakkında karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun, denetime elverişli, gerekçeli ve alanında uzmanların oluşturduğu heyetten alınmış olmasına göre, davacı sürekli iş göremezlik ve geçici bakıma muhtaçlığını kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsilik görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı kısmi dava ile kazaya bağlı zararlarını talep etmiş olup, █████/2018 tarihli dava dilekçesi ile 2.000,00 TL olarak talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatını, █████/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 3.354,26 TL olarak ıslah etmiş, davalı yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Taksirle yaralama eyleminden kaynaklanan tazminat davasında eldeki davanın kaza tarihinden itibaren 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi içerisinde ıslah edilmemiş olmasına, fail ve zararın öğrenilmiş olması karşısında, Savcılık soruşturmasının, hangi tarihte kesinleşmiş olduğunun görülmekte olan davadaki zamanaşımına etkisinin de bulunmamasına göre, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!