Anahtar kelimeler: İhk Hükümkarar Tahkim Heyeti Heyetince Hakem Komisyonu Kesinlik Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ
:Ticaret MahkemesiSAYISI
: 2022/ 247 Değişik İş-2022245/ KararSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI
: İHK-█████████DAVA TARİHİ
: 20.08.2021HÜKÜM/KARAR
: Davalının itirazının reddine/ davacının itirazının kısmen kabulüSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI
: K-███████████Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara davacı ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine, davacının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı araçtan düşmesi neticesinde yaralandığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili talebini 112.651,00 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı eksikliğinden başvurunun reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, kusur oranlarına itiraz ettiklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, koruyucu tertibat kullanılmadığı ve müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının sürücü ile arkadaş olduğu ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yolcu olarak bulunduğu araçtan düşmesi ile malul kaldığını beyan ederek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğunu, kusur raporuna göre davacının kazada %25 oranında, davalıya sigortalı sürücünün ise %75 oranında kusurunun bulunduğunun belirlendiğini, dosyaya sunulan 15.10.2021 tarihli...Üniversitesi Tıp Fakültesi raporunun kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilerek davacının %3 oranında maluliyeti olduğunun belirtildiğini, %75 kusur oranı, %3 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplama uyarınca 112.651,00 TL tazminat miktarına ulaşıldığını, davacının kaskının takılı olmadığı bu nedenle %20 müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiği gerekçesi ile talebin kısmen kabulüne 90.121,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZA. İtiraz Yoluna BaşvuranlarUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.B. İtiraz SebepleriDavacı vekili; müterafık kusur indirimi yapılmaması, vekalet ücretinin tam oranda verilmesi gerektiği gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir.Davalı vekili; başvuru sahibinin müvekkili şirkete ve tahkim başvurusuna sunmuş olduğu aktüer raporuna esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığı, bu nedenle eksik belgelerle başvuru yapıldığı, aktüer raporunun hatalı olduğu, kusur oranının hatalı olduğu, hesaplama yapılacaksa hatır taşıması indirimi gerektiğini belirtmiştir.C. Gerekçe ve Sonuçİtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına tarafların itiraz ettiği, davalının maluliyet raporuna ve eksik evrak ile başvuru yapıldığına dair itirazı bulunduğu, kaza ile illiyet bağı kuran, kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, söz konusu rapor ile yapılan başvuru şartının yerine getirildiği, kusur bilirkişi raporunda davalıya sigortalı sürücünün %75, davacının ise %25 oranında kusuru bulunduğu, hatır taşıması indirimi yapılması talep edilmiş ise de başvuranın taşınmasının hatır için olduğuna dair somut bir verinin dosyada bulunmadığı, davacının karara itiraz ettiğini vekalet ücretinin tam oranda verilmesi gerektiğini beyan ettiği, Sigortacılık Kanunun █████'nci maddesinde talebin kısmen yada tamamen reddi halinde aleyhe hükmolunacak vekalet ücretinin AAÜT'de belirlenen vekalet ücretinin beşte biri olduğu hükmedilmişken yönetmelikte her iki taraf içinde vekalet ücretinin beşte biri olacağının belirtildiği yönetmelik hükmümün Sigortacılık Kanunun █████'nci maddesine aykırı olduğu ve kanun hükmü mevcutken daha alt sıradaki yönetmeliğin uygulamayacağından davacı lehine tam oranda vekalet ücreti verilmesi gerektiği, davacının koruyucu tertibat takıp takmadığının kaza tespit tutanağından belirtilmediğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönünde itirazının da reddi gerektiği gerekçesi ile davalının itirazının reddi, davacının itirazının vekalet ücreti bakımından kabulü ile davacı lehine 12.511,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ek olarak adli rapor ücretine karar verilmesinin hatalı olduğu ve usule uygun başvuru yapılmadığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 04.05.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları3. Değerlendirme1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; kaza tespit tutanağı ve dosya içinde kusur oranlarının belirlenmesine ilişkin mütalaa raporunda kusur dağılımının yapılmış olmasına, maluliyet raporunun kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre alınmış olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına, davalının rapor ücretinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1426'ncı maddesi gereği sorumlu olmasına, davacının 14.02.2020 tarihli dilekçe ile davalıya başvuru yapmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü, davacının arkadaşı olduğunu, ikisinin de aynı yerde çalıştıklarını, motosikletin hareket etmesi ile davacının düştüğünü ifade etmiş, davacı ise kollukta, motosiklet sürücüsü ile arkadaş olduklarını beyan etmiştir. Sonuç itibari ile davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████ nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in █████ üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.VI. KARAR1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.