Anahtar kelimeler: Düşmeksizin Onayıyla Devraldığı Sürdürmekte Özenle Yana Unvanı Kiralama Süreyle Kendiliğinden

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Tazminat ( Sözleşmeden Kaynaklanan )
Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen Tazminat ( Sözleşmeden Kaynaklanan ) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...Kiralama A.Ş. (eski unvanı ...)'nin onayıyla 1.7.2015 tarihinde devraldığı 11.6.2013 başlangıç tarihli “Yerel Temsilcilik Sözleşmesi” ile belirlenen tüm yükümlülüklerini temerrüde düşmeksizin özenle yerine getirmek suretiyle Bursa ili sınırları içinde davalının temsilciliğini sürdürmekte olduğunu, bu faaliyete dayanak olan “Yerel Temsilcilik Sözleşmesi”, aynı Sözleşmenin 5.1. maddesi uyarınca 11.6.2016 tarihinden bu yana bir yıllık süreyle yenilenerek devam ettiğini, sözleşmenin fesih bildirimi olmadığından en son 11.6.2023 tarihinden itibaren bir yıllık süre için kendiliğinden yenilendiğini, sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu, sözleşme kapsamında davalının 31.8.2022 tarihli faturasına konu olan ve tescil plakaları yine bu faturada belirli olan 173 adet çeşitli marka ve tip araç, yine davalının 15.8.2022 tarihinde elektronik posta yoluyla müvekkiline ilettiği “Uzlaşma ve Uzlaşma Yönetimi Protokolü” adlı belgesinin ekindeki listesiyle sabit olduğu üzere 31.12.2027 tarihine kadar kiralama faaliyeti için müvekkilinin tasarrufuna bırakıldığını, ancak davalı tarafın, ilk olarak 15.8.2022 tarihinde elektronik posta yoluyla ilettiği “Uzlaşma ve Uzlaşma Yönetimi Protokolü” adlı belgeyle müvekkili ile arasındaki bayilik ilişkisini sonlandırarak, araçlarının 1.11.2022 tarihinde kendisine iadesini istediğini; talebinin yerine getirilmemesi üzerine Ankara... Noterliği aracılığıyla gönderdiği 13.9.2022 tarihli bir ihtarla, yine sözleşmeye aykırı olarak ve hiçbir neden ileri sürmeden 1.11.2022 tarihi itibarıyla bayilik ilişkisinin feshedildiğini öne sürdüğünü, müvekkili tarafından davalıya 19.9.2022 tarihli ihtarla verilen yanıtta, haklı ve hukuka dayanmadan ve herhangi bir sebep dahi gösterilmeden sözleşmeye, hukuka ve ticari hayatın gereklerine açıkça aykırı bu talebinin kabul edilmediğinin bildirildiğini, bayilik ilişkisini sonlandırmayan davalının bayisi sıfatıyla müvekkili tasarrufunda bulunan araçları için aylık olarak kira bedellerine ait faturalarını düzenlemeye devam ettiğini, davalının 97 adet araç için, tek yanlı olarak belirlediği zamlı kira bedellerini içeren 8.5.2023 tarihli, ... sayılı faturayı düzenlediğini belirterek; davanın kabulüne, davalının bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkiline teslim ettiği...,...,...,... plakalı araçları sözleşmede belirtilen süreden önce haksız olarak alıkoyması sebebiyle müvekkilin uğradığı -fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımızı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik- (HMK madde 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak) 100.000,00-TL maddi zararın, araçların alıkonulduğu tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, araç kiralama faaliyetinde bulunduğunu mülkiyetindeki araçların bir kısmının zilyetliği, taraflar arasında bayilik ilişkisinin olduğu dönemde müvekkili şirketin logosu ve kimliği altında 3. Kişi ve/veya kurumlara kiralanması amacıyla, müvekkili şirket (...,...,..., ... olarak işletme adı değişmiştir) ile dava dışı ... arasında , “...” markasının; sözleşme süre, şart ve kapsamı çerçevesinde ve Bursa ili sınırları dahilinde kullanımınıza verilmesi konusunda 11.06.2013 tarihli “Yerel Temsilcilik Sözleşmesi” tanzim edildiğini, ancak 01.07.2015 tarihinde işbu sözleşme davacı şirkete devredildiğini, mezkur sözleşmenin, “geçerlilik/fesih” başlıklı 5.1. maddesi; “İşbu sözleşme imzalandığı tarih olan 11.06.2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olup, 11.06.2016 tarihine kadar 3 (üç) yıl boyunca geçerli ve yürürlükte kalacaktır. Tarafların sözleşmenin sona erme tarihinden 1 (bir) ay önce fesih yönünde bir bildirimi olmadığı takdirde işbu Sözleşme süresi sonunda 3.1. maddede belirtilen bedel olmaksızın 1(bir) yıllık süre için yenilecek ve devam edecektir. Takip eden yıllar için de aynı şart ve hükümler geçerlidir.” hükmüne binaen sözleşme birer yıllık dönemler için uzadığını, müvekkili şirket tarafından 15.08.2022 tarihinde davacının elektronik posta adresine "Uzlaşma ve Uzlaşma Yönetimi Protokolü" gönderildiğini, işbu uzlaşma protokolü kapsamında mevcut bayilik ilişkisinin sonlandırılarak, müvekkili şirket tarafından hazırlanan yeni bayilik ilişkisi şekil ve şartlarını taşıyan sözleşmenin imzalanması gerektiğini, tarafların mutabık olması halinde çalışmaya devam edileceğini ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan araçların 01.11.2022 tarihine kadar iade edilmesi gerektiğine yönelik hak ve yükümlülüklerin bildirildiğini, davacı yan tarafından Uzlaşma ve Uzlaşma Yönetimi Protokolü'nün kabul edilmediğini ve davacı yan zilyetliğinde bulunan araçların kira bedellerinin de ödenmediğinden müvekkili şirket tarafından, bayilik ilişkisinin 01.11.2022 tarihi itibariyle sonlandırıldığını belirterek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava
: Sözleşmeden kaynaklanan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Tarafları aynı olan, aynı hukuki uyuşmazlıktan kaynaklanan, işbu davanın davalısı tarafından davacıya karşı ikame edilen edimin yerine getirilmemesine dayalı maddi zarar talebine ilişkin davanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi...E. Sayılı dosyada yargılamanın devam ettiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.”
Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı C:3, İstanbul 2001, s. 3439).
Davaların birleştirilmesi kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Birleştirilmesine karar verilen davalar, bir dosyada (ilk açılan dava dosyasında) birleştirilir. Mahkeme, birleştirilen davaları birlikte inceleyip karara bağlar; yani davaların tahkikat safhası müşterektir. Hükümde birleştirilen her dava için ayrı ayrı karar verilmesi ve hüküm fıkrasında, her dava için verilen kararın ayrı ayrı gösterilmesi gerekir (Kuru, s. 3444-3445).
6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında birleştirme kararının ikinci davanın açıldığı mahkemece verileceği ve bu kararın, diğer mahkemeyi (ilk davanın açıldığı) bağlayacağı açıkça belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, aynı hukuki ihtilaftan kaynaklanan ( sözleşmenin geçerliliği, edimlerin karşılıklı olarak yerine getirilip getirilmediği ) davaların birlikte karar bağlanması yargılamanın daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli olup, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan davaların birlikte görülüp sonuçlandırılması gerek usul ekonomisi gerekse taraf delillerinin birlikte toplanılıp değerlendirilmesi nedeniyle hukuki dinlenilme ve savunma hakkı bakımından da önem arz etmektedir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyasının tarafları ve dava konusu itibari ile davamız ile bağlantılı bulunduğundan mahkememiz dosyasının İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
3-Yargılamanın birleşen dosya üzerinden yürütülmesine,
4-Birleştirme kararı verildiğinin derhal mahkemesine bildirilmesine,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı H.M.K.nun 166/1. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığın esası hakkında verilecek hüküm ile birlikte istinafa kabil olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!