Anahtar kelimeler: Feri Müdahil Red Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ankara Sayisi Esastan Adliye

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.KARAR
: Esastan redİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 27. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 2002 yılında davalı Anadolu Ajansı T.A.Ş nezdinde çalışmaya başladığını, 2016 yılı Ekim ayında işten ayrıldığını ancak Sosyal Sigortalar Kurumunun kayıtlarına 01.10.2007 tarihinde sigorta girişinin, 07.10.2016 tarihinde sigorta çıkışının yapıldığını, müvekkilinin davalı Anadolu Ajansı T.A.Ş nezdinde 01.08.2002-30.03.2007 arasında toplamda 45 ay sigortasız çalıştırıldığını, bu sürede 33 ay belirli bir ücret üzerinden sigorta primi olmaksızın aylık maaş ödendiğini, 12 ay ise hiçbir ücret ödenmediğini, Anadolu Ajansı Bölge Müdürlüğünde 01.08.2002-01.10.2002 tarihleri arasında muhabir olarak görev yaptığını, bu iki aylık dönemde kendisine herhangi bir ücret ödenmediğini, Anadolu Ajansı Kocaeli Büro Müdürlüğünde 01.10.2002-01.06.2003 tarihleri arasında yine muhabir olarak görev yaptığını ve tarafına herhangi bir ödeme yapılmadığını, Anadolu Ajansı Erzurum Bölge Müdürlüğünde 01.05.2004-30.03.2007 tarihleri arasında sigortasız bir şekilde belirli bir miktar ücret üzerinden 35 ay boyunca muhabir olarak çalıştığını, İş Bankası Erzurum Lalapaşa Şubesinden açılmış banka hesabına “Yurt Muhabiri”, “Haber Bedeli” gibi açıklamalarla ödemeler yapıldığını, ekte sunulan haberlerde müvekkili adı soyadı olan ... isminin kısaltılması olan “KUR” parafının da görüleceğini, söz konusu haber ve fotoğrafların müvekkilinin kendi adına kayıtlı olduğunu, davacının davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı tarihin, 01.08.2002 tarih olarak tespiti ile bu süre içinde yatırılmayan sigorta primlerinin davalı tarafından yatırılmasını talep ve dava etmiştir.II.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili Anadolu Ajansının kamu kurumu niteliğinde olduğunu, her türlü çalışma usulü ve işçi alımının yönetmelikle düzenlendiğini, hizmet tespitinin talep edildiği dönemde davacı ile müvekkili arasında 4857 yada 5953 sayılı Kanun kapsamında bir iş akdi kurulmadığını, iddia edilen dönemde davacının serbest gazeteci olduğunu, bu dönemde kendisinden bedel karşılığında haber alındığını, davacıya yapılan ödemelerin getirdiği haber karşılığı yapılmış hizmet alımı bedelleri olduğunu, davacıya kaşe ücreti ödendiğini, müvekkilinin haber satın aldığı serbest gazeteciler yani kaşeli muhabirlerin dilerse başka bir iş yerinde çalışabileceğini, davacının sigorta tespiti talep ettiği 2004-2008 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesinde yüksek lisans öğrencisi olduğunu, davacının öğrenci olmasının dahi müvekkili şirkette iş akdine tabi bir çalışmasının olamayacağını ortaya koyduğunu, davacının öğrenci olduğu dönemlerin teyit edilmesi ve okula devam zorunluluğunun araştırılması gerektiğini, müvekkiline satılan haber karşılığında parça başı ücret ödendiğini, kaşeli çalışanlar için işveren ile bağımlılık unsurundan bahsedilemeyeceği, davacının bahsi geçen tarihlerde arasında yapılmış herhangi bir yazılı iş sözleşmesi olmadığını, davacının müvekkili Kurumun talimatı altında çalışmadığını, davacının müvekkilinden maaş almadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının tanıkları, kamu tanıkları ve bordro tanıkları tutarlı bir şekilde davacının talep ettiği dönemlerde davalı iş yerinde çalıştığını beyan ettiğinden, davacının talep ettiği dönemler de çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile "1-Davacının:- 01.06.2020-20.06.2020 Haziran ayında günlük 177,36 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 20 gün çalışmasının bulunduğunun,-10.07.2020-31.07.2020 Temmuz ayında günlük 177,36 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 21 gün çalışmasının bulunduğunun,-01.08.2020-31.08.2020 Ağustos ayında günlük 177,36 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 22 gün çalışmasının bulunduğunun,-01.09.2020-14.11.2020 tarihleri arasında günlük 177,36 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 14 gün çalışmasının bulunduğunun,-16.03.2021-30.06.2021 tarihleri arasında günlük 215,60 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 107 gün çalışmasının bulunduğunun tespitine..." karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "..Somut olayda, mahkemece çalışmayı doğrulayan bordro ve kamu tanıklarının beyanları dikkate alınarak çalışmanın tespiti ile davacının işe ara verdiğine dair kabulüne göre 01.05.2004 tarihi öncesi talebi yönünden hak düşürücü süreden redde dair mahkeme kararı yerinde olmuştur.Kabule göre, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile değişik 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi 4 üncü fıkrasında “ Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemeye göre, dava tarihi dikkate alındığında ihbar olunan olarak gösterilen Kurum davada, kanun gereği fer’i müdahil olduğundan, karar başlığında bu şekilde gösterilmiş, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine.." karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili davacının AA bünyesinde çalıştığı dönemde, AA’nın Erzurum Bölge Müdürlüğüne bağlı Muş, Kars, Ardahan, Erzincan, Iğdır, Tunceli ve Bingöl illerinde serbest muhabirleri bulunduğunu, bu muhabirlerin düzenli mesai yapmayıp, sadece bu illerden haber ve fotoğraf üreterek, mail hesabı üzerinden AA Erzurum Bölge Müdürlüğüne iletmekle görevli olduklarını, Erzurum Bölge Müdürlüğünün haber merkezinde görevli kadrolu muhabirler ise, serbest muhabirlerin gönderdiği haberleri ve görselleri, AA’nın söz konusu dönemde kullandığı ve sadece AA Erzurum Haber Merkezi ofisinden erişilebilen “Muhabir” programına aktararak gerekli tashih işlemi yapıp sonrasında Bölge Müdürünün onayına sunduğunu, Bölge Müdürünün son kontrolü yaptıktan sonra haberlerin son halinin Ankara’ya iletildiğini, davalı bünyesinde çalışan serbest muhabirler, söz konusu sisteme uzaktan erişemedikleri için AA’nın Kurum mail hesabından haber ve görselleri Erzurum’a iletmek zorunda olduğunu, davalı tarafın iddia ettiği gibi müvekkilinin serbest muhabir olarak dışarıdan hizmet vermediğini, bizzat kadrolular gibi serbest muhabirlerin haberlerinin tashihini de yaptığını, müvekkilinin SGK bildirimin yapıldığı tarihten öncede davalı AA bünyesinde çalışmalarının olduğunun tanıklar ve yapılan haberler ile ispat edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından karar verilen dönem için hak düşürücü sürenin 30.03.2007 tarihinde başladığını, davacının 31.03.2007 yılında askere gittiğini ve 12.09.2007 tarihinde de terhis olduğunu, davacının işe giriş tarihinin 01.10.2007 tarihi olduğunu, davacının tespitini isteyebileceği hizmeti olsa dahi bunun için kanun gereği ancak kesintisiz bir çalışma varsa fesih tarihinden itibaren hak düşürücü süre başlayacağını, ancak davacı için kesintisiz bir çalışmadan söz edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının hizmet tespiti istediği süreler yönünden iş hukukuna tabi bir çalışması bulunmadığını, iddia edilen dönemde davacının serbest gazeteci olup bu dönemde kendisinden bedel karşılığında haber alındığını, davacıya yapılan ödemelerin getirdiği haber karşılığı yapıldığını, davacıya kaşe ücreti ödendiğini, davacının iddia ettiği dönemde serbest gazeteci olduğunu, davacı tarafından sigortasız çalıştırıldığını iddia ettiği dönemde iş ilişkisinin unsurlarının hiçbirinin taraflar arasında gerçekleşmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun fer'i müdahil olarak davaya dahil edilmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olabileceğini, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, davacının kendi kusurlarını ve davalı işverenin kusurlarını müvekkili Kuruma yükleyemeyeceğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kusurunun da bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.