Anahtar kelimeler: Kabulüitirazın İhk Hükümkarar Tahkim Heyeti Heyetince Hakem Komisyonu Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ - ████████SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI
: 2022/İHK-5176DAVA TARİHİ
: 31.05.2021HÜKÜM/KARAR
: Davanın kısmen kabulü/İtirazın reddiSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI
: K-███████████Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı 25.12.2017 tarihli çift taraflı kazada davacının yaralandığını, sigorta şirketince kısmi ödeme yapıldığını, bu sebeple, kısmi olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiş, dava değerini 140.505,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 558,19 TL geçici bakıcı gideri olarak artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce ödeme ile sorumluluklarının son bulduğunu, dava şartının gerçekleşmediğini, hesaplamanın ZMSS yeni Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu, faizden sorumlu olmadıklarını, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %16 sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği, buna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %0 teknik faiz esasına göre belirlenen tazminatın hükme esas alındığı, davacının kazada müterafik kusurunun olmadığı, davalıya sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulüne 140.505,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 558,19 TL geçici bakıcı giderinin 11.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZA.İtiraz Yoluna BaşvuranlarUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.B. İtiraz SebepleriDavalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurucu vekili tarafından dosyaya sunulan ve hükme esas alınan sağlık raporuna itiraz ettiklerini, zararın TRH 2010 Kadın/Erkek Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, geçici bakıcı giderine ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, başvurucunun kask ve koruyucu ekipman takmaması durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuran vekili lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirterek, itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuçİtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun ve hesap raporunun hükümde benimsenmesinde hata edilmediği, müterafik kusur indiriminin uygulanmamasının yerinde olduğu, vekalet ücretinin doğru takdir edildiği, bu sebeple Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili itiraz dilekçesinde; itirazında belirttiği sebebleri tekrarla ve ek olarak kazadaki kusur oranını kabul etmediklerini belirtmiş ve kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.3. Değerlendirme1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davadan önce sigorta şirketine başvurulmuş olmasına, davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumlu olmasına, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %0 teknik faize göre yapılmasının davalı lehine olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2- Somut olayda hükme esas alınan Kahramanmaraş Sütcü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 22.04.2021 tarihli raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının kazadan kaynaklı sağ klavikula kırığı arazı için %3, anksiyete bozukluğu için %13 oranında maluliyetinin bulunduğu belirtilmiştir. Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili maluliyet raporunun hatalı olduğunu savunmaktadır.Raporun incelenmesinde maluliyetin büyük çoğunluğunu oluşturduğu belirtilen davacının anksiyete bozukluğuna ilişkin maluliyetinin, haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun net bir şekilde belirlenmediği, yine bu rahatsızlığın kişinin yaşamı boyunca devam edip etmeyeceği tespitinin de yapılmadığı görülmüştür. Bu hali ile rapor yetersiz olup eksik inceleme ile karar verilmiştir.Bu durumda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre, bizzat muayene edilmek suretiyle kazadan sonra oluştuğu maluliyete neden rahatsızlıklardan olduğu belirtilen anksiyete bozukluğu nedeniyle, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, belirtilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda içerisinde psikiyatri uzman doktorun da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre de diğer sağ klavikula kırığı arazından kaynaklı %3 oran ile birlikte toplam maluliyetinin belirlenerek (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.3- Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1-b maddesinde düzenlenen "sola dönüş" kuralını ihlal ettiği, davacı motosiklet sürücüsü ...'un 52/1-b maddesine düzenlenen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir. Davalı vekili savunmalarında kusur raporu alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini belirtmiştir.Hakem Heyetince, kazaya ilişkin kusur raporu alınmadan, kaza tespit tutanağı esas alınarak, davalıya sigortalı aracın %75 kusurlu olduğu kabul edilerek belirlenen tazminatın kabulüne karar verilmiştir.6100 sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında sürücülerin kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Bu sebeple eksik incelenme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.O halde, İtiraz Hakem Heyetince, davacının da olayda sürücü olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişiden kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.4- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████ nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in █████ üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi ve davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.VI. KARAR1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2- Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA ,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi